Tunahan Elmas:Türkiye’nin yerli otomobille 60 yıllık imtihanı: 'Devrim'
linkName
TUNAHAN ELMAS
GZT YAZARI
Lisans eğitimine Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesinde devam etmekte olan Tunahan Elmas, Gzt.com yetkili editörü olarak görev yapmaktadır. Daha önce Trt Haber ve Habertürk’te yayınlanan Şimdi ve Burada programında siyasi tarih üzerine belgeseller hazırlayan Elmas, Yenişafak.com’da gündem editörü olarak çalışmıştır. Siyasi tarih ve gündem üzerine yazılar yazan Elmas, kariyerine medya alanında devam etmektedir. devamı

Türkiye’nin yerli otomobille 60 yıllık imtihanı: 'Devrim'

tunahanelmas
TUNAHAN ELMAS
GZT YAZARI

29 Ekim 1961 günü Cumhuriyet Bayramı kutlamaları için her zamankinden farklı bir heyecan vardı. Aylar öncesinden başlayan bu heyecanın sebebi Türkiye’nin ilk yerli üretim otomobilinin tüm ülkeye tanıtılacak olmasıydı. Meclis önüne getirilen yerli otomobilin adı ‘Devrim’di. Türk mühendislerin elinden çıkan bu otomobil ülke için bir devrim anlamına geliyordu. 27 Mayıs’ın lideri Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel bu araçla Meclis Bahçesinden, Anıtkabir’e gidecek ve bu sırada tüm basın ona eşlik edecekti. Cemal Gürsel, büyük bir gururla otomobile bindiğinde 27 Mayıs’ın ülke için ne kadar hayırlı bir iş olduğu da düşünülmeye başlandı. Gürsel’in bindiği Devrim1 nolu aracın kontağı çalıştırıldı ve araç harekete geçti. Ancak 100 metre sonra durdu. Olayı takip eden gazeteciler ne olduğunu meraklı gözlerle anlamaya çalışırken, Gürsel yanındaki mühendise ‘niye durduk’ diye sormuştu. Mühendis ‘benzin bitti paşam’ dediğinde, Gürsel tarihe geçecek o sözünü söyleyecekti; ‘Batılı kafayla düşünüp otomobil yaptınız, doğulu kafayla düşünüp benzin koymayı unuttunuz…’

            Devrim otomobilinin kısa hikayesi işte böyle bitti, ancak başlarken umutlar çok daha büyük, çok daha heyecan vericiydi. İlk yerli otomobile başlama fikri aslında siyasi konjonktürün bir getirisi oldu. 27 Mayıs darbesinden kısa süre sonra, darbeyi bir devrime dönüştürecek girişimlerden biri de Türkiye’nin teknoloji alanında bir atılım yapmasıydı. Teknoloji alanında yapılacak bu atılımın ilk ayağıysa otomobilde olacaktı. Karar verildi ve bu kararı açıklamak 15 Mayıs 1961 günü Otomobil Endüstrisi Kongresinin açılış konuşmasında dönemin Devlet Başkanı Cemal Gürsel’e bırakıldı. Cemal Gürsel kongrede yaptığı konuşmada ‘Türkiye’de otomobil yapılamaz diyorlar, bu tamamen kara bir düşüncenin mahsulüdür’ diyerek yerli otomobil üretimi için ilk ışığı yaktı.

            Cemal Gürsel’in kongrede yaptığı açıklamadan tam bir hafta sonra 22 Mayıs 1961 günü Başbakanlıktan, Ulaştırma Bakanlığına ‘çok gizli’ ibareli bir yazı ulaştı. Yazıda Cemal Gürsel, yerli otomobil üretimine geçilmesi talimatını veriyordu. Gürsel’in ilk yerli otomobilin tanıtımı için verdiği tarihse 5 ay sonrasıydı. Yani 29 Ekim 1961. İlk otomobil için bir an önce seferberlik ilan edilecek ve devlet bu iş için her türlü desteği verecekti. Bu iş 27 Mayıs yönetimi için çok özel anlam ifade ediyordu. Ve Ulaştırma Bakanlığı kısa sürede işe koyuldu.

            Ulaştırma Bakanlığının kurduğu 23 kişilik Türk mühendis kadrosunun başında bulunduğu ekip, atolye olarak günümüzde Tülomşaş olarak anılan Eskişehir Cer Atolyesini seçmişti. Bu atolyede daha önce tren lokomotifleri için parçalar üretilmekteydi.

Hürriyet gazetesinde Devrim'le ilgili çıkan haberlere bir örnek
Hürriyet gazetesinde Devrim'le ilgili çıkan haberlere bir örnek

            Eskişehir’de işe koyulan ekip her şeyiyle %100 yerli bir otomobilin üretime geçmesi için gece gündüz çalışmaya başladı. Otomobilin adı da kısa sürede basına yansıdı. Türkiye için devrim niteliğindeki bu otomobilin adı niteliği gibi ‘devrim’ olacaktı. Devrim otomobili üretimi için Eskişehir’de çalışmalar sürerken ülkedeki tüm basında her gün manşetlerde haberler çıkıyor, Devrim’in hangi aşamada olduğu haberlere konu ediliyordu. Üretim faaliyetleri devam ederken basında ve üniversitelerde Türkiye’nin henüz böyle bir işi yapacak teknolojiye sahip olup olmadığı da sık sık tartışılıyordu. Devrim otomobili ülkenin artık en önemli konusuydu. Öyle ki aynı dönemde devam eden Yassıada yargılamalarıyla ilgili haberler ikinci, üçüncü sayfalara konu edilirken Devrim’le ilgili haberler gazetelerin manşetlerini süslüyordu.

Devrim Araçlarının ilk hali
Devrim Araçlarının ilk hali

            23 kişilik mühendis kadrosu ilk başta otomobilin genel hatlarını belirledi. 4-5 kişilik olarak tasarlanacak otomobilin alçıbandan bir kalıbı oluşturuldu. Bu kalıp üzerinde saçlar tek tek çekildi ve karoseri hazırlandı. Ve daha sonra otomobilin dış kısmı tamamlandı. Otomobilin 4 silindirli olacak motorun gövde ve başlığı Sivas Demiryolu Fabrikasında dökülüp, Ankara Demiryolu Fabrikasında tamamlandı. Piston, kollar, ön takımlar vs Eskişehir’de imal edildi. 28 Ekim akşamı gelip çattığında artık 3 araç tamamen hazırlanmıştı. 129 gün gibi kısa bir sürede imal edilen Devrim arabaları Eskişehir’den Ankara’ya trenle yola çıktı. Herkes, ertesi gün yaşanılacak hüsrandan habersiz bir şekilde Devrim’i başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyordu.


28 Ekim’i 29 Ekim’e bağlayan gece yola çıkan araçların benzin depoları tamamen boşaltıldı. Trende herhangi bir yangın durumunda araçlarda bulunan benzinin yaratabileceği etkiden korkan mühendisler böyle bir önlem almıştı. Plana göre araçlar Sıhhıye’deki Ankara Tren Garına getirildiğinde, araçları Meclis’e götürecek kadar benzin konacak, Meclis yolu üzerindeki benzin istasyonundan takviye yapılacaktı. Daha sonra Meclis’e getirilen araçlar Devlet Başkanı Gürsel’i alarak Anıtkabir’e götürecekti. Ama işler planlandığı gibi gitmedi.


29 Ekim sabahı Ankara Garından alınan araçlar polis eskortu ve basın eşliğinde Meclis’e götürülmek için yola koyuldu. Ancak eskorttaki kimsenin yolda araçlara benzin takviyesi yapılacağından haberi yoktu. Benzin almadan yola koyulan araçlar Meclis’e geldiğinde durum farkedildi. Durumu farkedenlerin Meclis’e benzin getirme girişimiyse Gürsel’in Meclis’e gelmesiyle hüsrana uğrayacaktı. Heyecanla hiç kimseyle konuşmadan araca yönelen Cemal Gürsel, Devrim1 nolu araçla yola koyuldu. Ancak aracın içindeki benzin Devrim’i sadece 100 metre götürebildi. Araca benzin koyulmadığı Gürsel’e söylendiğinde, 27 Mayıs’ın lideri tarihe geçen o sözü söyledi ‘batılı kafayla düşünüp otomobil yaptınız, doğulu kafayla düşünüp benzin koymayı unuttunuz’.

Gürsel, benzin takviyesi yapılan diğer araca binip Anıtkabir’e gitti. Benzin olmadığı için ortada kalan araçsa benzin takviyesinden sonra hipodromdaki tören alanına getirilecekti. Ancak herkesin gözü önünde yaşanan bu olay sonucunda devrim arabasının sadece 100 metre gidebilmesi tüm basında manşetleri süsleyecekti. Aracın 100 metre gidip bozulduğu iddiası, araca benzin konulmasının unutulmasından çok daha kullanışlıydı. 29 Ekim’de büyük bir zafer ilan etmeyi planlayan 27 Mayıs yönetimi için, büyük bir hüsran yaşanmıştı. Devrim arabaları basında alay konusu olmuş, yerli otomobilin hiçbir şekilde üretilemeyeceğini iddia edenler basında ‘biz haklı çıktık’ demeçleri vermeye başlamıştı.


Basında araçların yüksek maliyetinden ve başarısızlığından dem vurulurken, bu haberlerin sonunda Devrim araçlarının imalatı durduruldu ve kısa sürede Türkiye’nin yoğun gündeminde unutulup gitti.  Devrim araçlarının üretiminin durdurulmasındaki en önemli sebep olarak araçların maliyeti gösterilmişti. Başlangıçta 30 bin liradan satışa sunulması planlanan araçların maliyeti 900 bin lira civarını bulunca bu işin zaten zor durumda olan Türkiye ekonomisi için büyük yük olacağı belli olmuştu. 

Devrim’in 129 günlük kısave trajikomik hikayesi böyle son bulurken, yüzde yüz yerli imkanlarla üretilen bu araç bugün hala ilk imal edildiği Eskişehir Tülomşaş bahçesinde sergileniyor. Bir dönem büyük şöhrete kavuşan Devrim, Tülomşaş bahçesinde unutulmaya yüz tutmuş bir şekilde ziyaretçilerini beklerken, Devrim’in hikayesi Türkiye için bugün hala çok şey anlatmaya devam ediyor. 

Tülomşaş bahçesinde sergilenen Devrim arabası
Tülomşaş bahçesinde sergilenen Devrim arabası

TUNAHAN ELMAS GZT YAZARI

Lisans eğitimine Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesinde devam etmekte olan Tunahan Elmas, Gzt.com yetkili editörü olarak görev yapmaktadır. Daha önce Trt Haber ve Habertürk’te yayınlanan Şimdi ve Burada programında siyasi tarih üzerine belgeseller hazırlayan Elmas, Yenişafak.com’da gündem editörü olarak çalışmıştır. Siyasi tarih ve gündem üzerine yazılar yazan Elmas, kariyerine medya alanında devam etmektedir. devamı

Tüm Yazıları
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz