Bu ailenin "bileği" bükülemiyor

Şampiyon aile.
Şampiyon aile.

Yurt içi ve dışındaki şampiyonalarda madalyaları bulunan Üstünkaya ailesi fertlerinin bilek güreşindeki başarıları alkış topluyor.

Eskişehir'de yaşayan, yurt içi ve dışındaki çeşitli bilek güreşi şampiyonalarında madalyaları bulunan Üstünkaya ailesi fertlerinden anne Nurhan Üstünkaya, oğlu Taha ve kızı Zeynep Sude, kısa zamanda elde ettikleri başarılarla dikkatleri üzerilerine çekiyor.

Baba Kaya Üstünkaya, oğlu Taha'yı (22) 2009 yılında kilo vermesi için Eskişehir Gençlik Hizmetleri ve Spor Kulübü Bilek Güreşi Antrenörü Şener Arslan ile tanıştırdı. O günden sonra bilek güreşiyle tanışan Üstünkaya ailesi, oğulları Taha'nın yurt içi ve dışında katıldığı şampiyonalara gidip gelmeye başladı.

Taha'nın başarılarından ve azminden etkilenen anne Nurhan Üstünkaya (43) da eşinin desteğiyle üç yıl önce bilek güreşine başladı. Nurhan Üstünkaya, üç yılda katıldığı Türkiye, Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında madalyalar kazandı. Annesi ve ağabeyinin madalyalarını ve başarılarını gören Zeynep Sude Üstünkaya (14) da iki yıl önce bilek güreşiyle tanıştı. Birlikte antrenmanları giden Üstünkaya ailesi, evde de ağırlıklı olarak bilek güreşi konuşuyor.

"Evde konu tamamen spor"

Anne Nurhan Üstünkaya, yaptığı açıklamada, ev hanımıyken eşinin teşvikiyle 3 yıl önce bilek güreşine başladığını bildirdi.

Bilek güreşine başlamasında baş kahramanının oğlu Taha olduğunu anlatan Nurhan Üstünkaya, şöyle konuştu:

"Onun turnuvalarına gidip izliyordum. Benim yaşıma yakın kadınlar yarışmalara katılıyordu. Eşim de 'Sen onları yenersin.' diyerek beni motive ediyordu. Eşim daha sonra 'Nurhan, bu spora başla.' dedi. Ben de 3 yıl önce bilek güreşiyle tanıştım. İlk kez katıldığım Türkiye Şampiyonası'nda üçüncü oldum. Üç ay sonra Avrupa Şampiyonası'nda sağ ve sol kolda ikinci oldum. Dünya Şampiyonası'nda ikinciliği elde ettim. Bir sonraki şampiyonalarda Avrupa ve Türkiye şampiyonluklarını kazandım. Dünya şampiyonu olmak için hazırlıklarımı sürdürüyorum."

Anne Üstünkaya, evde de spor konusunun her zaman ilklerden olduğunu anlatarak, "Evde sadece bilek güreşi konuşuyoruz. Antrenmanları nasıl yaptığımızı konuşuyoruz. Eşim her antrenmana gitmem için beni teşvik ediyor. Bir antrenmanı kaçırsam yandım. Yemeklerimizi protein ağırlıklı hazırlıyoruz. Sürekli kilolarımız kontrol ediyoruz. Evde konu tamamen spor." ifadelerini kullandı.

"Bilek güreşine olan borcumu sporcu yetiştirerek ödüyorum"

Taha Üstünkaya ise kilo problemi yaşadığı 2009 yılında bilek güreşiyle tanıştığını belirterek, hazırlıkların ardından ilk kez katıldığı turnuvada Eskişehir ikincisi olduğunu kaydetti.

Katıldığı Türkiye Şampiyonası'nda da üçüncülüğü kazandığına değinen Taha, şunları söyledi:

"Daha sonra Türkiye şampiyonu oldum. İlk Avrupa şampiyonama Litvanya'da katılıp altıncısı oldum. Milli takım formasını birçok kez giydim. Daha sonra üç yıl önce Burdur'daki Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü'nü kazandım. Üniversiteyi kazanmamda en büyük şans bilek güreşi ve antrenörüm Şener Arslan'dır. Burdur'da bilek güreşi bilinmiyordu. Bu sporu yaygınlaştırmaya başladım. Orada da sporcular yetiştiriyorum. Burdur Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ile bilek güreşini kentte tanıtmaya ve yaygınlaştırmaya çalışıyorum. Bilek güreşine olan boynumun borcunu şimdi sporcu yetiştirerek ödüyorum."

"Annemin ve ağabeyimin madalyalarıyla motive oluyorum"

Zeynep Sude Üstünkaya da ağabeyini izlemek için gittiği bir Türkiye Şampiyonası'nda bilek güreşiyle tanışıp, iki yıl önce bu spora başladığını dile getirdi.

Güç sporlarının kendisini uygun olduğunu kaydeden Zeynep Sude, "Bu yüzden bilek güreşini tercih ettim. Geçen yıl ilk kez katıldığım Türkiye Şampiyonası'nda derece yapamadım. Daha sonra Eskişehir'de ikinciliği elde ettim. Bir sonraki Türkiye Şampiyonası'nda dördüncü oldum. Gelecek yıl daha iyi dereceler elde edeceğim. Türkiye şampiyonu olup, Avrupa'da derece elde etmek istiyorum. Evdeki madalyaları gördükçe daha da hırslanıyorum. Annemin ve ağabeyimin madalyalarıyla kendimi motive ediyorum." diye konuştu.

Baba Kaya Üstünkaya ise oğlunun kilo vermesi isteğiyle bilek güreşi sporuyla tanıştıklarını anımsatarak, antrenör Şener Arslan'ın da kendileriyle yakından ilgilendiğini belirtti.

Bilek güreşinde bir aile havasının bulunduğunu vurgulayan Kaya Üstünkaya, "Şampiyonalara gittikçe daha çok motive olup, eşimi de bilek güreşine başlattık. Bilek güreşini ailece seviyoruz. Bayrağımızı yurt dışında dalgalandırmak bizi çok onore ediyor. Tüylerimiz diken diken oluyor. Aile üyelerinin madalya alması bizi gururlandırıyor. Avrupa ve Türkiye dereceleri olan çocukların babası ve bir eşin kocası olmak beni gururlandırıyor." değerlendirmesinde bulundu.