Depodan müzeye bir dönüşüm hikayesi: MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi

ULAÇ ULGAN
Abone Ol

Dolmabahçe Sarayı'nın Veliaht Dairesi’nden 2011 tarihinde yapılan restorasyon sebebi ile taşınan İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Tophane'deki Mimar Sedad Hakkı Eldem tarafından 1960 tarihinde tasarlanan "Antrepo 5" adlı depoya yerleştiriliyor. 2022 yılına gelindiğinde ise Mimar Emre Arolat tarafından bu depo, çağdaş bir müze yapısı olarak Antrepo 5’ten izler taşıyarak yeniden hayat buluyor ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi adıyla ziyaretçileri ile buluşuyor.

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-2 (Thomas Mayer)

2007 tarihinde Dolmabahçe Veliaht Dairesi'nde yapılan restorasyon sebebiyle İstanbul Resim ve Heykel Müzesi geçici olarak kapatılıyor. Müzenin eserleri 2011'de İstanbul'un Tophane semtinde konumlanan Antrepo 5 adlı depoya taşınıyor. Sedad Hakkı Eldem tarafından 1960 tarihinde tasarlan bu depo, 2022 tarihinde Mimar Emre Arolat tarafından, modern müzecilik standartlarına uygun olarak yeniden düzenlenerek müzeye dönüştürülüyor. Yapıya, yeni sergi ve depolama alanları, idari ofisler, atölyeler, kütüphane ve okuma odaları ekleniyor. Müzenin açılışı ise 2022 yılının Aralık ayında, "Serginin Sergisi II" etkinliğiyle gerçekleşiyor. 2009 yılında, şehir merkezinde önemli bir konumda yer alan, Karaköy Limanı'ndaki 5 numaralı antrepo, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'ne dönüştürülmek üzere Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne tahsis ediliyor. Böylece, neredeyse hiç sosyal geçirgenliği olmayan bu alan kamusal kullanıma açılıyor. İnşaat alanı 17.700 m² olan müze, Emre Arolat Mimarlık tarafından tasarlanıyor ve 2022 tarihinde kapılarını misafirlerine açıyor. Müze, Geç Osmanlı'dan Modern Türk Resim sanatının örneklerine kadar önemli eserleri içeren binlerce yapıta ev sahipliği yapıyor. Emre Arolat, İstanbul Art News’da gerçekleştirdiği bir röportajında, mezun olduğu MSGSÜ’ye ait bir kurumun, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin, yeni mekânının tasarımını gerçekleştirirken büyük heyecan duyduğunu “Belki ilginç bir tesadüf olarak görülebilir, Tophane’deki antrepolar bölgesi benim Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ndeki diploma projemin konusuydu. Daha önce de sözünü ettiğim gibi, bölgenin ve antrepo yapılarının kendine has dokusunun kentin fiziksel hafızasında oluşturduğu yeri çok önemsiyordum” şeklinde ifade ediyor.

Yapının tasarımı Emre Arolat tarafından, “İstanbul Resim ve Heykel Müzesi bir yandan sergilenen eserler için hayli steril ve katışıksız bir mekân silsilesi oluştururken, diğer yandan bu mekanlar arasındaki alanlarıyla kullanıcıya kentin bu bölgesini deneyimleme imkânı sunuyor. Bina, gündüzleri hayli parıltısız, hatta üzerinde taşıdığı endüstriyel ruh nedeniyle de olabildiğince anonimleşen bir dile sahipken gece devreye giren aydınlatmadaki kırmızının bütün çekiciliği sayesinde yapıyı hayli festival bir şekle sokuyor. İçinde yer alan çok değerli eserlere karşın zemin katın geçirgenliği, yapıyı olabildiğince kamusallaşan bir tür iç sokağa dönüştürüyor. (…) Eserlerin korunması için sürecin en başında, zemin katta ve yapının tam merkezinde inşa edilen ana depo dünya standartlarına bakıldığında hayli üst seviyede teknik donanıma sahip.” şeklinde açıklanıyor.

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-3 (Thomas Mayer)

Emre Arolat Mimarlık, tasarım sürecinin başlangıç araştırma aşamasında, bölgenin fiziksel ve sosyolojik özelliklerinin tarihini inceliyor. Bu çerçevede, 1950'lerin sonundan bu yana ayakta duran antrepo ve ofis bloklarının görsel hafızada oluşturduğu özel yer, bölgenin yüzyıllardır kentin diğer bölgelerinden ayrışan sanayi ve liman bölgesi kimliğinin önüne geçerek ön plana çıkıyor. Araştırmalar sonucunda ölçek ve yapı özellikleri çok belirgin olan bu yapıların korunmasının önemi vurgulanıyor. Özellikle antrepo yapılarının düzlemle aynı hizada tekrarlanan betonarme yatay geometrisi dikkate değer bir özellik oluyor ve tasarımda ana hedeflerden biri bu formu devam ettirmek oluyor.

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-3 (Thomas Mayer)

Duvarları ve zemini kaldırırken, betonarme taşıyıcı sistemi büyük ölçüde koruyarak, yeni müzenin galerilerinin içine yerleştirileceği üç boyutlu bir ızgara yapı tasarlanmasına karar veriliyor. Yapıyı örtecek ve dış etkenlerden koruyacak şeffaf cephe için geleneksel bir çerçeve-cam çözümü yerine, yapının endüstriyel geçmişinden alıntı yapan özgün bir sistem tasarlanıyor. Bazıları birbirine bağlanabilecek ve diğerleri izole edilebilecek şekilde düzenlenen galeriler, yeni geçitler ve köprüler aracılığıyla birbiriyle ilişkilendiriliyor. Emre Arolat’ın yapıyı müzeye dönüştürürken, yapının ana strüktürünü koruduğu ve yapıya ait konteynerlerin sergi salonu olarak düzenlendiği dikkat çekiyor. Müzede ziyaretçilerin dış mekân ile olan ilişkisini sürdüren bir tasarımı esas alınıyor.

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-5 (Thomas Mayer)

İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin ana girişi, diğer girişlerinin aksine araç yolu ile ilişki içinde tasarlanıyor. Giriş kapıları daha çok yapının zemin katında bulunan sosyal mekânlara geçiş veriyor. Üst katlarda yapının strüktüründe asılı duran kapalı kapsül şeklinde tasarlanan sergi mekânları ve tuvaletler yer alıyor. Kapsüller rampa, merdiven ve asansörler ile doğrudan ilişkili köprüler ile bağlanıyor. Üç kat boyunca tekrarlanan bu mekân kurgusu en üst katta değişerek sosyal mekânlara sahip bir kurguya dönüşüyor. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi restorasyon projesinde, zemin kat düzenlemeleriyle sağlanan erişebilirlik ve yapısal gereksinimler ölçüsünde kullanımsal olarak bina ölçeğinde sağlanıyor. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi restorasyon projesinde, tarihin izlerinin korunarak geleceğe aktarılması, kullanıcılara sunuluyor.

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-6

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-7

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-8

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: Uluç Algan

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: Uluç Algan

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-9

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-10

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-11

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-12 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-13 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek)

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, resepsiyon. Fotoğraf: URL-14 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek)

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, sirkülasyon. Fotoğraf: URL-15 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek)

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, giriş. Fotoğraf: URL-16 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek)

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, iç mekân. Fotoğraf: URL-17 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek)

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, koridor. Fotoğraf: URL-18 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek)

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, kütüphane. Fotoğraf: URL-19 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek)

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, sergi alanları. Fotoğraf: URL-20 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek)

MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Fotoğraf: URL-21 (©Thomas Mayer, Cemal Emden, Engin Gerçek)