Okyanusun kıyısında, dünyanın en büyük ikinci camisi: II. Hasan Camii

SEDA NUR AYDIN
Abone Ol

Fas’ın Kazablanka şehri, dünyanın en büyük camilerinden olan İkinci Hasan Camii’ne ev sahipliği yapıyor. Atlantik Okyanusu’na yönelen cami aynı zamanda 210 metrelik minaresi ile dünyanın en yüksek minareli camileri arasında. Fas’ın minarelerinde; alışık olduğumuz dairesel formunun yerine kullanılan kare planlı ve kalın tasarımlar daha yüksek minareler inşa edilmesine olanak sağlıyor.

Kazablanka’nın her yerinden rahatlıkla görünen minarenin en üstünde 30 ton ağırlığında bir alem bulunuyor.

Atlantik Okyanusu üzerine inşa edilen İkinci Hasan Cami. Camiyi, 10 metre yüksekliğe kadar çıkabilen okyanus dalgalarının aşındırıcı etkisinden korumak için iki büyük dalgakıran da inşa edildi.

İkinci Hasan Camii'nin en ayırt edici özelliği; caminin bir kısmının Atlantik Okyanusu üzerine kurulan bir platform üzerindeki inşa edilmesi. Yapıyı sıra dışı kılan özelliklerinden bir diğeri ise zeminin bir bölümünün camdan yapılması. Okyanusun üzerinde ibadet edilen bu bölüm; Kraliyet kullanımı dışında ziyarete kapalı.

Atlantik Okyanusu üzerine inşa edilen İkinci Hasan Cami. Minarede kullanılmak üzere, kuvvetli rüzgar ve sismisitenin şiddetini engelleyecek ekstra mukavemetli beton geliştirildi.

Temmuz 1986'da inşaatı başlayan camiyi Fas'ta yaşayan Fransız mimar Michel Pinseau tasarladı. Fas’ta eski yapıların yenilenmesi ve yeni yerleşim yerlerinin imara açılmasını sağlamak amacıyla UNESCO tarafından geçmiş zamanlarda görevlendirilmiş olan ve bu sayede Fas’ın kültürel özelliklerini iyice özümseyen Michel Pinseau; bu caminin mimarı olarak seçildi. Caminin inşaatı ise inşaat mühendisliği grubu Bouygues’a ait.

Atlantik Okyanusu üzerine inşa edilen İkinci Hasan Cami depreme dayanıklı şekilde tasarlandı.

Fas kralı, Kral II. Hasan'ın 60. doğum günü için 1989 yılında tamamlanması planlanan caminin yapımı 1993 yılına kadar sürdü. 1990'ların başında inşaatın son teslim tarihi geçtiğinde, büyük projeyi tamamlamak için gündüz 1.400, gece 1.000 kişi çalıştı.

Cami, 200 metre uzunluğunda ve 100 metre genişliğinde dikdörtgen bir plana göre tasarlandı ve inşa edildi. Mekke'ye bakan ibadet sıralarının olabildiğince geniş olması için kıble duvarı alışılmadık bir şekilde neflere dik şekilde tasarlandı. Caminin ana ibadet alanın orta nefi 40 metre, kenarlardaki iki nef ise 27 metre yüksekliğinde.

İkinci Hasan Cami gece görüntüsü. 210 metre yüksekliğindeki minare.

Hassan II Cami, İspanya'daki Elhamra ve Mezquita'yı akla getiren güçlü Mağribi etkiler sergiliyor. Yapının içinde ve cephelerinde hakim olan nal kemerler / at nalı kemerlerin yanı sıra karmaşık desenlerle özenle oyulmuş olan duvarlar ve sütunlar da bu etkiyi güçlendiriyor.

Zıt renkli geometrik desenli seramik kaplamalar, sekiz köşeli yıldızların yerleştirildiği kalem işi ahşap tavanlar, avlunun çevresine yerleştirilmiş çeşmeler ve sekiz köşeli fıskiyeler de Kuzey Afrika’nın mağribilerinin kültürel izlerini taşıyor.

Kubbesiz oluşu ve köşeli minaresi ile Mağrip tipi camidir. Çatıda dökme alüminyum kiremit kaplama bulunuyor.

Caminin sıra dışı özelliklerinden biri de özel durumlarda açılan otomatik kayar tavana sahip olması. Açılan bu tavan, caminin içinde gökyüzünü ve okyanusu birleştiriyor. Bu sayede gündüz; güneş ışığı ile aydınlanan cami, geceleri; yıldızların altında ibadet etmeye de olanak sağlıyor. 60 metre yükseklikte bulunan tavan; 3.400 metrekarelik bir alanı örtüyor ve 1100 ton ağırlığı ile beş dakikada açılıyor.

İkinci Hasan Camii'nin içi.

İç mekanda 25.000 ve çevresinde 80.000 olmak üzere toplamda 105.000 kişinin ibadet edebileceği büyüklükte tasarlanmış olan cami; büyük masraflarla ve sanatsal emekle inşa edildi. Projenin toplamda 800 milyon $ 'a mal olduğu tahmin ediliyor.

Caminin dış yüzeylerinde titanyum, bronz ve granit yüzeyler sergileniyor.

İkinci Hasan Camii'nin beyaz granit sütunları ve cam avizeleri; Venedik yakınlarındaki Murano'dan, kalan malzemeleri ise Fas'tan temin edildi. Bu yerel malzemeler ile tüm yapıyı süsleyen karmaşık süslemelerin işlenmesi için ise 6.000'den fazla Faslı zanaatkâr istihdam edildi.

Taş oymacılığının en güzel örneklerinden birisi olarak gösterilen caminin taş işlemeleri; 13 yılda tamamlandı.

Zellige çinileri ile süslene sütunlar.

Caminin çatısı, geleneksel seramik karolardan daha güçlü, güvenilir ve yaklaşık yüzde 35 daha hafif olan dökme alüminyum kiremitlerle kaplandı. Minaresi ise yükseldikçe turkuaz maviye dönüşen yeşil çinilerle kaplı. Caminin ana ibadet mekanının her iki yanında da kadınlara ayrılmış koyu ahşap oymalı asma katlar bulunuyor.

Cephe yüzleri farklı malzemelerle oyulmuş süslemelere sahip.

Murano'dan ithal edilen cam avizeler ve tavanı süsleyen mukarnaslar.

Kubbesi olmayan camide; iç kısımda, kalem işli tavan bölümlerinin arasından bakıldığında kubbe bir tavan olarak görünüyor.

At nalı kemerler caminin iç mekanına hakim.

Cami inşaatının bitişinin üzerinden on yıl geçmesi ile beton duvarda yapısal bozulmalar gözlemlendi. Bu durumun, caminin temel projelerinin neredeyse yarısının içerisinde bulunduğu Atlantik Okyanusu'nun tuzlu sularına maruz kalmasından kaynaklandığı açıklandı. Caminin gözenekli betonuna nüfuz eden tuzlu su, inşaat demiri donatılarının paslanmasına, çeliğin genişlemesine ve betonun çatlamasına neden olmuştu.

Restorasyon çalışmaları Nisan 2005'te başlatıldı ve 3 yıl sürdü. Yapıyı dirençli hale getirmek amacıyla yüksek kaliteli betonla birlikte paslanmaz çelik kullanılmış olan restorasyon çalışması ile caminin ömrünün 100 yıl uzaması bekleniyor.

Ana ibadet salonunun kubbesi ve cam avize.

İbadet alanı kuzey duvarındaki cam kapılardan gelen ışıkla aydınlatılıyor.

Caminin inşasının ardından 2. Hasan Camii Müzesi kapılarını halka açtı. Caminin çevresinde bu müze ile birlikte medrese, hamamlar, Fas tarihi müzesi, konferans salonları ve İslam dünyasının en kapsamlısı olduğu söylenen büyük bir kütüphane yer alıyor.

Cami ve çevresi; bir ibadet alanı olarak kullanılmasının yanı sıra aile piknikleri ve etkinlikler için de buluşma noktası haline geliyor.

Caminin iç mekanı. Zıt renkli geometrik desenli seramik kaplamalar.

Minarenin bulvarın görsel uyumunu artırdığı düşünülüyor.

Cami avlusundaki sekiz köşeli fıskiye.

Caminin alt katında ise Türk tarzı hamam ve çeşmeler bulunuyor.