Viyadük altına tasarlanmış yeşil alan: One Green Mile

AYŞE RÜMEYSA AKBÜLBÜL
Abone Ol

Hollanda merkezli MVRDV ve yerel mimarlık ofisi StudioPOD işbirliğinde tasarlanan One Green Mile projesi Hindistan’ın Mumbai kentinde yer alıyor. Senapati Bapat Marg üst geçidinin altında konumlanan boş alan, yeniden işlevlendirilerek parka dönüştürülüyor. Betonarme yapılar arasında yeşil ve mavi tonlarının baskın geldiği One Green Mile projesi birçok zıtlığı bir arada barındırıyor.

Park, her yaştan insanın kullanabilmesi için tasarlanıyor.

Mimarlar bu projeyle beraber, Mumbai gibi yoğun kentleşmenin görüldüğü bölgelerdeki atıl kalmış alanlara dikkat çekmeyi hedefliyor. Bu ve benzeri birçok arazinin yeşil alana dönüştürülme potansiyeli üzerinde durarak betonarme kentleregörsel bir kimlik kazandırmak istiyor. Ayrıca bu yaklaşımın tekrarlanabilir olmasıyla sürdürülebilir kentlere atıfta bulunuyor.

One Green Mile projesi çevresel kirliliği önlemek için tasarlanıyor.

Mumbai’nin en işlek bölgelerinden birinde yer alan park, 11 kilometre boyunca devam eden Senapati Bapat Marg üst geçidinin altında konumlanıyor. Sokak silüetini geliştirmek ve kamusal alan ihtiyacındaki boşluğu doldurmak üzere; üst geçidin altındaki 1.800 metrelik alan bu proje için uygun görülüyor. Gölgeli oturma alanları, açık hava spor salonu, performans alanı, okuma alanı gibi birçok işlev programa dahil ediliyor. MVRDV ve StudioPOD iş birliğinde gerçekleşen One Green Mile projesi ise bu alanın yalnızca 200metrelik bir kısmını kapsıyor.

Proje içinde özellikle çocuklar için çeşitli oyun alanları tanımlanıyor.

StudioPOD programa öncelikle trafik ve sokak analizleriyle başlıyor. Yapılan analizlerin ardından MVRDV, kent ölçeğinde bütünsel bir deneyim sunmayı amaçlayarak One Green Mile’ı tasarlıyor. Yarı açık parkın oluşumuna öncülük eden organik formlar mavi şeritlerle destekleniyor. Ek olarak tüm işlevler; kaydıraklar, tırmanma merdiveni, sandalyeler ve masalarmaviye boyanarak belirginleştiriliyor.

Sadece üç boyutlu unsularla değil duvar resimleriyle de tasarım zenginleştiriliyor.

Parkın içindeki programlar tasarıma dahil edilen bitkilendirmeyle birbirine bağlanıyor. Yapılan peyzaj tasarımıyla biyoçeşitliliğe teşvik amaçlanıyor. Ek olarak bitkilendirmeyle mekanın soğutulması ve üst geçitte oluşan gürültünün engellenmesi sağlanıyor.

Tasarımda kullanılan yeterli aydınlatmayla insanların parka erişimi kolaylaşıyor.

200 metre uzunluğundaki parkın aydınlatma tasarımı, gece-gündüz günün her saati kullanıma imkan tanıyor. Bu durum, bölgede özellikle geceleri oluşabilecek güvenlikaçığının giderilmesine de yardımcı oluyor.

Parkın girişindeki kemer, yol sınırı ve organik yükseltiler yeşil bitkilerle donatılıyor.

Projede ayrıca, döngüsel bir ekonomi anlayışına da dikkat çekilmek isteniyor. Geçidinaltındakialan kullanılarak yolun değeri artırılıyor; terk edilmiş bir mekan yenidenişlevlendirilerek kamusal alana dönüştürülüyor. Yalnızca ekonomi değil sürdürülebilirlikkavramı da bu döngüye dahil ediliyor. Muson yağmurlarından elde edilen sular depolanıp filtrelenerek parkın sulama sisteminde kullanılıyor.