Akla karşı tezler: Leibniz'in projesi

HABER MASASI
Abone Ol

Aşağıya, "sonsuz küçük" teorisinin geliştiricisi, Descartes ve Spinoza ile beraber rasyonalizmin 17. yüzyıldaki en ateşli savunucularından Alman filozofu Leibniz'in, Fransa'nın en uzun süre tahta kalan Kralı XIV. Louis'ye, Osmanlı'nın Mısır'ın fethi üzerine sunduğu projeyi alıyoruz.

"Türk İmparatorluğunun Paylaşılması Hakkında Yüz Proje", 1887-1925 yılları arasında Romanya hariciyesinde üst düzey görevlerde bulunmuş, 1896-1900 yılları arasında İstanbul'da Romanya elçisi olarak görev yapmış Trandafir G. Djuvara tarafından 1914'da yazılmış kitaptır. Kitap, 1281-1913 yılları arasında Haçlı Seferlerinden Balkan Savaşlarına kadar; birçok Batılı filozofun, kralın, bürokratın ve rahibin Osmanlı Devleti'ni yüz farklı paylaşma ve parçalama projesinden oluşuyor. Aşağıya, "sonsuz küçük" teorisinin geliştiricisi, Descartes ve Spinoza ile beraber rasyonalizmin 17. yüzyıldaki en ateşli savunucularından Alman filozofu Leibniz'in, Fransa'nın en uzun süre tahta kalan Kralı XIV. Louis'ye, Osmanlı'nın Mısır'ın fethi üzerine sunduğu projeyi alıyoruz. Projede; Papalık, İtalya Prensliği, Sicilya ve İspanya gibi devletlerin bir araya gelerek Osmanlı Devleti'ni bir an önce parçalamaları gerektiğini uzun uzadıya anlatıyor Leibniz.

Ünlü Alman filozof Leibniz, dört yıl süreyle üzerinde düşündüğü ve kaleme aldığı, aşağıdaki önemli paylaşım projesinin yazarıdır. Projesini Latince yazmıştır ve Fransa Kralı XIV. Louis'e sunmuştur. Bu proje "Memoire de Leibniz a Louis XIV, sur la conquete de l'Egypte, publie acev une preface et des notes par M. De Hoffmans, suivi d'un Projet d'expedition dans l'Inde par terre concerte entre le Premier Consul et l'Empereur Paul I er au commencement de ce siecle [Mösyö de Hoffman'ın önsözü ve notları ile Mısır'ın fethi hakkında XIV. Louis'e sunulan muhtıra. Devamında, Birinci Konsül ile İmparator Paul'ün bu yüzyılın başında, kara yolu ile Hindistan'a birlikte yapacakları sefer projesi]" başlığını taşımaktadır. Çalışmanın başında dışişleri bakanının bir mektubu yer almakta, bu da Fransa kralının Leibniz'in çalışmasıyla ilgilendiğini kanıtlamaktadır: 12 Şubat 1672 günü sadece mektuplarınızı değil, ama onlara eklediğiniz muhtırayı da Saint Germain'de kral hazretlerine sunma şerefine nail oldum, kendileri umumiyetle çok olumlu görüş bildirmişlerdir (Arnauld de Pomponne).

Leibniz'e göre, Osmanlı İmparatorluğunun dağılması için koşullar çok uygunudur: Sadece Mısır değil, tüm Doğu ayaklanmak için korkmadan dayanacağı bir kurtarıcı gücün gelmesini beklemektedir. Mısır işgal edilince Türk imparatorluğunun kaderi bağlanacaktır; her yanı yıkılacaktır (s. 5). Büyük filozof, bu seferin başlaması konusunda acele ediyor: "Gelecek ilkbahardan itibaren, Macaristan ya da Lehistan ya da her ikisi birlikte Türk ülkesini işgal edebilir, böylece imparatorluğun yıkılması gecikmeyecektir." Leibniz Fransa tarafından yapılacak ittifaklara eğilmekte ve bu sorunu pek kolaylıkla çözmektedir:

Fransa Hollanda'yla savaşa kalkarsa, ancak parasını ödeyerek kendine müttefik bulabilir. Türklere karşı savaşta ise majestelerine çok yardım gerekecektir. Papa, İtalyan prensleri, Sicilya, İspanya'nın Akdeniz'e hükümran olduğu yerler destek vereceklerdir; imparator ile Lehistan'ın bu savaşa katılacakları hemen hemen kesinlikle söylenebilir. Öte yandan Mısır ve Lehler sizin yanınızda olacaklardır (s. 8). Ünlü filozof kendisini Türklerle savaşmaya ikna etmek için XIV. Louis'in önüne en baş döndürücü ufukları açmaktadır: Mısır savaşından beklenen başarı kazanılırsa, bu başarının, savaşın galibine denizlerde egemenliği, Doğu'yla ticaret yollarına hakimiyeti, Hristiyanların başkomutanlığını, Türk imparatorluğunun yıkımını (bu başarının tek sahibi Fransa olacaktır), Hristiyanlık dünyasıyla ilgili işlerin idaresini, Doğu imparatoru unvanını, bunun şerefini ve evrenin hakemi olmanın getireceği paha biçilmez şanı sağlayacağı muhakkaktır (s. 30)

Bütün bu abartmalar Güneş Kral'ı [Fransa Kralı XIV. Louis] kuşkusuz etkilemiştir. Leibniz'in bu lirik coşkunluğuna rağmen, Tarihçi A. Sorel, ünlü filozofun, Fransa'nın dikkatini, tehdit altında bulunan kendi ülkesinden uzaklaştırma yolunda bir gizli amacı olabileceği kuşkusunu taşımaktadır: "Sadık bir Alman olarak Leibniz Fransa'yı Ren Nehri'nden uzaklaştırmak, XIV. Louis'ye Türk'le savaşma fikrini aşılayarak onu imrendirmek istiyordu; Mısır, Fransızların ödülü olacaktı." Bununla birlikte, Sully'nin ve IV. Henri'nin fikirlerinin hâlâ havada uçuştuğunu ve pek çok Fransız'ın, kutsal bir hâle ışığı imgesine sahip olan Haçlı Seferleri'nin bir zamanki zaferinin etkisinde kalmaya devam ettiklerini unutmamalıyız. I. François'nın başlattığı Türk yanlısı politikaya karşı zaman zaman itirazlar yükseliyordu. Örneğin Jacques de la Fons, 1609 yılında "le Dauphin (veliaht)" adlı şiirini yazdığı zaman şöyle söylüyordu:

En sofu yeğenlerimiz inanmayacaktır Bir zamanlar Türkler ile Fransızların müttefik olduğuna Kral IV. Henri'nin ölümünden sonra, Marie de Medici'nin naipliği Osmanlılara yönelik harekât projelerini gündeme getirmişti. Daha önceki bölümlerde gördüğümüz gibi de Breves, Kral XIII. Louis'ye babasının projelerini hatırlatmıştı. Nihayet, sarayın resmi şairi olan Boileau, Kral XIV. Louis'ye, "Seni iki yıl içinde Hellespont'ta (Çanakkale) bekliyorum," diyordu. Leibniz'in sesi Fransa Krallığı'nda yankısız kalmıyordu. Hatta denebilir ki, kamuoyu o dönemde olabildiği kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu'na saldırılması ve paylaşılması gibi projeleri müzakere etmeye hazırdı. Ama Leibniz Hristiyanların galibiyeti durumunda ne olacağını ve Türk imparatorluğunun nasıl paylaşılacağını söylemekten kaçınıyordu; sadece Mısır'ı Fransa'ya veriyordu, o kadar. Geri kalan bölümlerin, ortak eyleme sundukları katkıların ödülü olarak Avusturya'nın, Macaristan'ın, Lehistan'ın ve komşu devletlerin payına düşeceğini mi düşünüyordu? Bu çok olasıdır. Ancak Leibniz, herkesin iştahını korumak amacıyla, bilinçli olarak bu önemli konuda görüş açıklamıyordu.

Fransa kralı, büyük Alman düşünürün önerisini nasıl karşılamıştı? A. Vandal, "Leibniz'in XIV. Louis'yi Mısır'ı fethetmeye ikna etmek istediğini, kralın ise Saint Louis döneminden beri kutsal savaşların moda olmaktan çıktığı yanıtını gönderdiğini" yazıyor. Bununla beraber, Fransa kralının 13 yıl sonra Türk imparatorluğunun paylaşılması konusunda kendi projesini yaptığını ve o projede Fransa'ya düşen payın gene Mısır olduğunu ileride göreceğiz.