Bir ihtimal daha var o da atom mu dersin Abdulkadir Han

HABER MASASI
Abone Ol

1998'de nükleer çalışmaları nedeniyle Abdulkadir Han, Muhammed Ali Cinnah'tan sonra Pakistan'ın ikinci milli kahramanı oldu. Pakistan basını Han hakkında, "İslam atom bombasının babası" diyordu. Han, 2021 yılında 85 yaşında vefat ettiğinde sadece Pakistan hâlkını değil, bütün bir İslam coğrafyasını yetim bırakmıştı.

Pakistan... Gaznellilerden Delhi Türk Sultanlığı'na, Babürlerden bugünkü Pakistan'a kadar yüzlerce yıllık Türk-İslam yurdu. Hulefa-yi Raşidin'in at koşturduğu, İslam medeniyetinin Arap Yarımadası dışında ilk güçlü temellerinin atıldığı Müslüman Hint coğrafyasının Anadolu'ya dek uzanan yadigârı. Yüzlerce yıllık İslam yurdu Hint coğrafyasında, 1870'liyıllardan itibaren kontrolü ele geçiren İngilizler,1947'de bu coğrafyadan "görünürde" de olsa çekilerek, aslında en büyük fitne tohumunu da ekmiş oldular. Hindistan-Pakistan mücadelesi... İki devletin bitmek bilmeyen mücadelesi, işte bu yıllardan itibaren bugüne kadar süregeldi. Fitne aslında küçücük bir Keşmir bölgesiydi, ama Doğu'dan Batı'ya tüm kötülüklerin anası olan İngilizlerdi fitneyi eken...

  • Abdulkadir Han, işte İngilizlerin ektiği bu fitne tohumunda yetişmiş, sarsılmaz azmi ve imanı ile Muhammed Ali Cinnah'tan sonra, ülkesine kazandırdığı nükleer güç sayesinde Pakistan'ın ikinci milli kahramanı olmuştu. Esasen Zülfikar Ali Butto ile temelleri atılmıştı nükleer silah üretiminin. Çünkü daha 1974 yılında İngiliz fitnesinin sembolü Hindistan, nükleer faaliyetlerini başlatmıştı. Pakistan'ın ise "nükleer Hindistan" karşısında sessiz kalması düşünülemezdi. En azından Pakistan ve İslam tarihinin sönmez ışığı Abdulkadir Han böyle düşünüyordu...

1991'de küresel çaptaki Soğuk Savaş sona ermişti. Ancak etkisi özellikle İslam ülkelerinde devam ediyordu. Örneğin, "nükleer birliktelik" de denebilecek Birleşmiş Milletler'de, kurucu beş ülkenin hepsinde nükleer silahlar bulunurken, tek bir İslam ülkesi dahi nükleer silah üretemiyor ve barındıramıyordu. İşte böyle bir siyasi tabakalaşmada Ziya ül Hak ve Abdulkadir Han, hem Pakistan hem de İslam âleminin "makûs" tarihini değiştirmek için kolları sıvamış ve gayrı resmi de olsa bu nükleer birliğe Pakistan'ı sokmuşlardı.

  • Hindistan'dan 24 yıl sonra Pakistan'ın nükleer birliğe girmesiyle, sadece Pakistan'ın değil tüm İslam coğrafyasının kahramanı olmuştu Abdulkadir Han. Pakistan'daki nükleer denemeler tam da Keşmir krizinin en hararetli dönemine denk gelmişti. Böyle olunca Han'ın "cihatçı" diyerek yaftalanması ve Batı medyasında bu şekilde böyle servis edilmesi kaçınılmaz olmuştu. Öyle ki dönemin en çok satan kitapları arasında, Pakistan nükleer silahlanmasını ele alan, "Nükleer Cihatçılar" kitabı da vardı. Bu ve benzeri kitaplarda "önemli güçlerin" Pakistanlı cihatçıların nükleer faaliyetlerine göz yumdukları söyleniyordu. Ancak rahatlık değil, aksine "kuru ot yiyeceğiz, aç kalacağız ama nükleer bomba yapacağız" diyordu Abdulkadir Han.

İşte böyle bir dünyada Abdulkadir Han tüm İslam coğrafyasının başını dik tutmuştu. Han ve Pakistan hükümeti ellerinden geleni yapıyorlar ve âdeta "dünya beş'ten büyüktür" diyorlardı. Ancak CIA, nükleer faaliyetlerinden dolayı çoktan takibata tutmuştu Abdulkadir Han'ı. Dönemin Amerikan başkanı ve yüzyılımız azılı katillerinden George W. Bush'un amacı, Han'a da tıpkı Libya gibi nükleer tesislerin anahtarlarını Batı'ya teslim etmesini sağlamaktı. Amerika böylece tüm dünyada olduğu gibi Pakistan'da da bir korku imparatorluğu yaratmak istiyordu. Bu korku imparatorluğunda, Pakistan'ın devlet kalabilmesi için nükleer çalışmalarının âdeta bir zorunluluk olduğunu düşünmüştü Abdulkadir Han. Bu düşünceyle, akademik çalışmalarını yaptığı Hollanda'dan apar topar yurda dönmüş ve Kahuta Nükleer Tesislerinde faaliyetlere başlamıştı. Han burada, 20 yıllık mesafeyi 6 yılda almıştı, pür gizlilik içerisinde... Öyle bir gizlilik ki, Benazir Butto'nun bile Kahuta Nükleer Tesislerine girmesine izin verilmemişti.

  • Han, başarısını devletinin bu alandaki ilgisine, hâlkının dirayetine ve fedakârlığı ile Allah'ın inayetine bağlamıştı. Böylece o zamana kadar bir iğne bile üretemeyen Pakistan nükleer güç olmuş ve dünya siyasi tarihinde adından söz ettirmeyi başarmıştı. Fakat Batı Abdulkadir Han'ın peşini bırakmıyordu. Hollanda 1985'te Han'a gıyabında dava açmış ve 4 yıla mahkûmetmişti.1998'de nükleer çalışmaları nedeniyle Abdulkadir Han, Muhammed Ali Cinnah'tan sonra Pakistan'ın ikinci milli kahramanı oldu. Pakistan basını Han hakkında, "İslam atom bombasının babası" diyordu. Uluslararası alanda150'den fazla makalesi yayımlanan, 1996'daise Pakistan'ın en yüksek sivil madalyası olan "İmtiyaz Nişanı"na layık görülen atom bombasının babası Han, 2021 yılında 85 yaşında vefat ettiğinde sadece Pakistan hâlkını değil, bütün bir İslam coğrafyasını yetim bırakmıştı.