İlahi komedya

GÜRAY SÜNGÜ
Abone Ol

Bir zamanlar yani çok eskiden dünyanın yuvarlak olduğu keşfedilmeden epeyce önce doğal olarak dünya tepsi gibi düzdü. Boşluk diye bir yerde havada asılı dururdu. Boşluk adeta başka bir dünya idi ve çok büyüktü. Ama konumuz boşluk adlı dünya ya da daha genel bir ifadeyle boşluk adlı gezegen değil.

Dünya düzdü ve tepsi gibiydi evet ve dünyanın altında cehennem vardı, üstünde cennet vardı. Üç katmandı bunlar ve ortada tepsi dediğimiz dünya vardı. Diğerleri yani cennet ve cehennem dünyanın dışında ve biri altta biri üstte dünyalıları beklemekteydi. Dünyalıların ise dünyanın altındaki cehennem ya da üstündeki cennet, hangisine gitmek istiyorlarsa yapacakları şey belliydi. İyilik ödüllendirilirdi, dolayısıyla cennet güzel olduğundan ödüldü, yani cennete gitmek için iyi olmak gerekirdi. Kötü olmak ceza gerektirirdi, ceza kötü olmalıydı, ceza cehennem ise cehennem kötüydü. Evet, o zamanlar da insanlar şimdiki gibi akıl yürütebiliyorlardı.

Günün birinde insanlar iyi bir insan olunduğunda kendilerine ödül olarak cennetin verilmesinden hareket ederek akıl yürüttü. Ardından ödülün yukarıda olmasından mütevellit yukarıya çıkılırsa cennete ulaşılabileceğini düşündü. Çünkü iyilik zahmetliydi ve tepsi üzerinde pek de bir karşılığı yoktu. Bu sebeple akıl yürütmeye devam ettiler ve nasıl yukarıya çıkılır, oraya nasıl ulaşılır düşünmeye başladılar. Cevap çok basitti. Birbirlerinin omuzlarına, sırtlarına çıkarlarsa yükselirlerdi, bu gerçeği keşfettiler hemen. Akabinde ise işe koyuldular. Öte yandan bu şekilde yükselmek işi bir nebze çözmüştü ama bir yandan da ürkmeye ve kaygı duymaya başladılar. Ya yukarıdaki cennette yer kalmazsa. Bu sebeple isteyen herkesin cennete gitmesine engel olmaları gerektiğini anladılar. Başladılar bunun için de bir çare aramaya. Bedence pek de sağlam olmayanların sırtlarına çıkmak pek mümkün değildi, bu sebeple onları gözlerine kestirdiler ve tepsi şeklindeki dünyanın yüzeyinde bulunan deliklere onları yuvarlayıvermeye başladılar. Bu vesileyle şöyle bir görüntü oluştu; cennete gitmek isteyenler karşılarına çıkan güçlü kuvvetlilerin sırtlarına çıkıp yukarıya doğru uzanıyorlardı, bunu yaparken de rastladıkları zayıfları nasıl olsa sırtlarına binemeyeceklerinden deliklere itiyorlardı. Ama tam işler civcivlenmişken kıyamet koptu. Mecazi anlamda değil, gerçek anlamıyla kıyamet. (Milyonlarca yıl sonra yine dünya denen ama yuvarlakça olan gezegende yaşayacak insan diye bir tür, bu kıyamete Bing Bang adını verecekti.) Kıyametin kopmasıyla tepsi ters düz oldu. Aman tanrım (buna oh my god da derler) o da ne, tepsi ters düz olunca tepsinin tavanı taban, tabanı tavan oldu, dolayısıyla yukarıdaki cennet aşağıda kaldı, aşağıdaki cehennem yukarı çıktı. Böylelikle deliklerden yuvarlanan zayıflar ve mazlumlar cennete, cennete gitmek için birilerinin sırtlarına çıkanlar ise cehenneme gitti. Bitti, bu kadar. Kıyamet sonuçta, ne zaman kopacak bilemezsin.