Kassam'ın 53 şarkısı

HABER MASASI
Abone Ol

Babasının medresesinde müderrislik yaptı. Bazı camilerde de vaizlik yaptı. İtalyanların Libya'ya saldırmasına, karşı (1911) tepki olarak muhâlif gösteriler düzenledi. Halkı silahlı mücadeleye teşvik etti. Silahlı mücadele kültürünü oluşturmaya ve yerleştirmeye gayret etti. Bunlarla yetinmeyip bir de marş yazdı. Sözün kuvvetini biliyordu.

1

Suriye'de Lazkiye'nin güneydoğusunda bir liman şehri olan Cebele'de doğdu. Babası bir medresede müderris ve şeriat mahkemesinde üye idi. Aynı zamanda Kadirî tarikatının o bölgedeki mürşidi olarak da bilinirdi. İlerde yaşayacağı hayata uyum sağlayabilecek bir birikimle büyüdü. İnsan öğrendiği bilgilerin, ilimlerin de kaderini, kendi kaderine ekler. O da ekledi.

  • 2
  • On dört yaşında iken kardeşi Fahreddin ile birlikte Kahire'ye Ezher'e gitti ve 1909'a kadar süren eğitimi sırasında Muhammed Abduh ve Muhammed b. Abdülmâlik el-Alemî gibi hocalardan faydalandı; M. Reşîd Rızâ, İzzeddin Alemüddin et-Tenûhî, Züheyr eş-Şâvîş ve Ali et-Tantâvî gibi şahsiyetlerle dostluk kurdu. İlmi tecrübeleri, fıtratında akan şecaati olgunlaştırdı. Şahsi bir üzgünlük yerine, kolektif bir acıyı tercih etti.

3

Babasının medresesinde müderrislik yaptı. Bazı camilerde de vaizlik yaptı. İtalyanların Libya'ya saldırmasına, karşı (1911) tepki olarak muhâlif gösteriler düzenledi. Halkı silahlı mücadeleye teşvik etti. Silahlı mücadele kültürünü oluşturmaya ve yerleştirmeye gayret etti. Osmanlı askeri yapısı adına para ve insan kaynağı oluşturmak için var gücüyle mücadele etti. Bunlarla yetinmeyip bir de marş yazdı. Sözün kuvvetini biliyordu.

  • 4
  • Müslümanların, bir bütün olarak algılayabileceği en büyük idari organizasyon olan Osmanlı, ayrı ayrı coğrafyalarda farklı ihtimallerin adıydı. Herkes elinden geldiğince, bu büyük devleti ayakta tutmaya çalıştı. İtalyanlarla yaşanılan Trablusgarp sorunu için etrafından topladığı 250 kişiyle Trablusgarp'a gitmek amacıyla, bir ay boyunca İskenderiye limanında bekledi. Balkan Savaşı'nın çıkmasıyla İtalyanlarla anlaşma yapıldı. Bunun üzerine savaşa katılamadan geri döndüler. Bir savaşa katılamamanın, başka bir savaşı büyüttüğü günler...

5

Bu geri dönüş ve yaşanılan sıkıntılar, ona, düşmana karşı daha organize ve teçhizatlı olunması gerektiğini düşündürdü. Savaşa daha resmi bir boyutta müdahil olmak için asker olarak Osmanlı ordusuna yazıldı ve eğitim aldı. Garnizon imamlığı görevini ifa etti. Geçmişinde öğrendiği bilgiler, aldığı örfi ve şerri terbiye, onu nasıl Osmanlı ordusuna götürdüyse, Osmanlı ordusuna aldığı eğitim de kaderine bir kader ekledi.

  • 6
  • Osmanlı dağılmaya başlamıştı. Anadolu'nun kendi göbek bağını kesme mücadelesi bir yandan süratle devam ediyordu. Merkezsiz kalan her şey gibi kendisi merkez olmaya ve mesuliyeti almaya gayret etti. Fransızlar Suriye'ye yerleştiğinde Ömer el-Baytâr ile birlikte direniş hareketine başladı. Fransızlar tarafından idam talebiyle aranmaya başlanınca Filistin'e geçerek Hayfa' ya yerleşti.

7

Hayfa'da ders vermeye başlayan ve bir yandan da İstiklâl Camii'nde imam-hatiplik yapan Kassâm, 1926'da Cem‘iyyetü'ş- şübbâni'l-müslimîn'e girdi ve bir süre sonra da başkanlığına seçildi. Civar belde ve köyleri bir komutan gibi gezip halkı bilinçlendirdi. İngilizlerin ve Siyonistlerin ticari faaliyet süsü verdiği, toprak ve mülk edinme konusuna dair halkı uyardı. Ona destek veren halk örgütlenmesinin ismi Meşayih idi. Vefatından sonra ise insanlar bu oluşuma Kassâmiyyûn adını verdi. Günümüzde de devam eden Kassam Tugaylarının ilk hâli...

  • 8
  • Balfour Deklarasyonu'nun yıldönümünde, mücadelesinin fiziki ayağını başlattı. Elindeki imkanları en iyi şekilde kullanmaya çalıştı. Dünyadaki en zor şeylerden birisi, bir doğruyu korumaktır biraz da. 2 Ekim 1935 senesinde, o güne kadar çok sıkı bir şekilde yürütülen faaliyet, bir muhbir tarafından anlaşıldı. On dört arkadaşıyla beraber, sayıları beş yüzü bulan İngiliz askerlerine teslim olmayı reddedip savaştı. Uzun süren bir çatışmadan sonra şehit düştü. Ve arkasında kalan topluluğa da bir şahitlik yazmış oldu. Bu şahitlik hâlâ devam ediyor. Ya bir ölümle ya bir füzeyle.