Kötülük heyeti

RIDVAN TULUM
Abone Ol

“Bir insan yüzüne doğuştan gelip oturmuş gülüş, üzülüş, düşünüş gibi şeylerin hiç uçmaması lazım. Uçtu muydu, sanki kişi ölmüştür.” Sait Faik, Bulamayan.

1. Bir ulağın bir ucundan diğer ucuna haber ulaştırması aylar süren bu imparatorluğun, neredeyse dünyanın üçte birinde hüküm sürmesinin nedenlerinin başında elbette nitelikli iktisadi ve politik uygulamaları vardı. Ama yüzyıllardır hüküm süren bu imparatorluğun ünü; savaşçıları, iktisadi başarısı ya da tam anlamıyla hoşgörülü ve refah içinde bir hayat sunması, vaat etmesi değildi. Greemler, tarih sahnesine çıktıklarında, neredeyse sayıları bini geçmeyen bir toplulukken her yıl aralarındaki kötüleri “oylama” usulüyle sonraki yıl başka bir yerde bir arada yaşamak zorunda kılarlarmış. “Kötüler”in bir arada yaşadığı anları asla gözetim altında tutmazlarmış; yani ne bir muhafız ne de heyetten birileri bir yıl boyunca kötüleri görmezlermiş. Sadece, onları bir arada tuttukları köyde, 10 kişiye bir inek ve 10 kişiye bir dönüm arazi ve yine orada temel şeyleri kullanımları için temin ederlermiş. Ve bu bir arada yaşayan “kötüler”, bir yılın sonunda heyetin karşısına çıkar ve aralarından “sınavı” geçenler bir daha ömrü boyunca oraya dönmemek üzere “eski hayatlarına” geri dönerlermiş. Bir sonraki oylamada adları çıkmazsa tabii…

2. Greemler, bu uygulamayı yıllar boyu sürdürdükten ve sınırlarını da genişletmeye başladıktan sonra fark etmişler ki, bu uygulamalarının onların fetih politikasına katkısı oldukça büyük olmuş. Fetih etmeye gittikleri kasabalarda, şehirlerde, birçok kişi “kendilerini kötü” olarak tanımladıkları ve “temizlenmek” istedikleri için Greemler’e karşı gelmiyormuş. Hem doğuda hem de batıda Greemler’in eli çok kolaylaşmış. Bazı şehirlerin surlarının kenarına gelmeleri, hatta elçi yollamaları yeterli oluyormuş. Hatta, bazen akın akın gruplar Greemler’in topraklarına kendileri gelmeye başlamış.

3. Artık bir imparatorluk haline gelen Greemler, koskoca bir imparatorluğun her metrekaresinde, yıl içinde gizli oylamalarla kötüleri belirleyip, onları kötüler için boşalttıkları şehirlere yerleştirmeye başlamışlar. Artık, köyler yetmez olmuş. Neredeyse imparatorluğun 20’de 1’i kötüler için ayrılmaya başlanmış.

4. İmparatorluğun dördüncü yüz yılında, tahta geçen yeni imparatorun, -tabii ki heyetin de raporu doğrultusunda- “pür kötülüğün içinden çıkan birinin asla oraya bir daha dönmeyeceğine ve artık heyetin onayladığı ‘yeni iyilerin’ bir sonraki yıllarda adlarının yazılmayacağını ve sonsuza kadar ‘iyi’ olarak anılacağına” dair kararı çok da sorgulanmamış. Çünkü, dördüncü yüzyıla kadarki arşivlerden hareketle alınan bu karar, bu meselede söz hakkı olan heyet üyelerine ve imparatorluğun bu konudaki düşünürlerine de mantıklı gelmiş. Çünkü, “kötülük şehirlerinden” çıkıp “yeni iyi” olarak ilan edilenlerin bir dahaki oylamalarda isimlerinin çıkması ve tekrar “kötülük şehirlerine” dönmelerinin oranı yüzde bir bile değilmiş.

5. Bu kimseyi rahatsız etmeyen karardan bir süre sonra, insanlar şunun farkına varmışlar ki, bir sene kadar bir şehirde yaşayıp sonsuza kadar “iyi” olarak bilinme ve tanınma şansları var. Ve bu karardan birkaç yüzyıl sonra, Greemler ülkesinde tek bir kötü bile kalmamış. Anneler ve babalar, çocuklarını “kötü” olarak oylamaya başlamışlar. Ülkenin her bir ferdi, kendi köylerinde ve şehirlerinde antlaşmalı olarak birbirlerini yazmaya başlamışlar. Belki bir, belki iki sene sonra “kötülük şehirlerinden” çıkıp sonsuza kadar “iyi” olarak yaşamışlar.

6. Burası Greemler… Hepimiz çok “iyiyiz” ama hiçbir şey yolunda gitmiyor. Ve hiçbir imparator, kadim uygulamamızı sıfırlamak ve baştan başlatmayı göze alamıyor.

7. Burası Greemler… Son büyük savaşta, ordumuzun yarısı taraf değiştirdi. Artık, Arkanalar’ın işgali altındayız.