Blockchain'in dünü, bugünü ve yarını

HABER MASASI
Abone Ol

Blockchain; ethernet, http gibi açık protokollerin bir yeni katmanı olmaya hazırlanıyor. Başka bir deyişle internetin geleceği olmaya… Sadece interneti değil tüm para ve finans sistemimizi değiştireceğine inananlar da mevcut.

Blockchain ile ilgili önceki yazımızda, kriptografi yazılımının sistemine dair ufak bazı konular işlemiştik. Bu sistem asimetrik şifreleme (asymmetric encryption) olarak adlandırılıyor. Aslında bu sistemden ilk olarak 1976’da, Stanford Üniversitesinde iki akademisyen bahsetmişti. Bundan birkaç sene sonra ise MIT’de bu sistem üzerine yazılmış RSA algoritması çıkarıldı. Dolayısıyla başlangıçta bir para sistemi değil de bir algoritma olarak ortaya çıktı. Blockchain’i bir algoritma olarak algılayabilmemiz için benzer bir sistemin örneğini vermek isterim: Sıfır bilgi ispatı (zero knowledge proof systems). Bu sistemde bir taraf diğeriyle bir bilgi paylaşıyor ancak paylaştığı bilginin kendisi ifşa edilmiyor, sadece doğrulama yapılabiliyor. Örneğin siz banka şifresi oluşturduğunuzda, banka şifrenizin kendisini bilemiyor ancak şifreyi girdiğinizde doğrulayabiliyor. Aslına bakarsanız bu Bitcoin’de bahsettiğimiz hash fonksiyonuyla aynı. Bu algoritmanın para sistemi dışında kullanımı için güzel örnekler de var. Örneğin, nükleer silahlanma tehlikesi için her ülkenin askeri teçhizatını kontrol edebilecek bir sistem öneriliyor. Bu sistemde kontrol edilen teçhizatın ne olduğu öğrenilemiyor ancak nükleer silah olup olmadığı anlaşılabiliyor.

Blockchain’le farklı yerlerde de karşılaşabiliyoruz. Örneğin blockchain’i internet tarihiyle özdeşleştirenler var. Bu kimselere göre blockchain; Ethernet, HTTP gibi açık protokollerin bir yeni katmanı olmaya hazırlanıyor. Başka bir deyişle internetin geleceği olmaya… Sadece interneti değil tüm para ve finans sistemimizi değiştireceğine inananlar da mevcut. Dünya üzerinde kendini banka sistemlerine entegre etmemiş yetişkinlerin oranı %31. Blockchain’in bu büyük kitleyi ekonomiye dahil etmek için cazip imkanlar sunacağı da iddia ediliyor. Ancak bugünkü kripto para yatırımları bile azımsanamayacak derecede. Sadece Amerika’da kripto paralara yapılan yatırım miktarı yaklaşık olarak 1.6 milyar $. Elbette değişim risksiz olamaz. Kripto paraların yükselişiyle beraber birçok kripto para ve kripto para borsası kuruluyor. Ancak bunların önemli bir kısmı ciddi bir altyapıya sahip değil ve en önemlisi de güvenlik önlemleri zayıf olabiliyor. Dolayısıyla kripto paralarla ilgili böyle bir “geçiş döneminde” temkinli davranmak şart.

Peki, blockchain finans sisteminin yeni akımı olabilir mi?

Blockchain’i internet tarihiyle özdeşleştirenler var.

Buna cevap vermek için geçmişe bakmak gerekir. Aslında kripto paralarla, elektronik bankacılığın hikayelerinde ortak nokta çok fazla. 1980’lerin başında Amerikan kriptografi uzmanı David Chaum ilk dijital parayı, ‘Digicash’i icat ediyor. Bu icat o zamanlar sesini duyuruyor ve Microsoft, Deutsche Bankası gibi birçok kurumun dikkatini çekiyor. 1980’lerin sonlarında ise Hollanda’da elektronik parayla ilgili ihtiyaç gündem oluyor. Hollanda’daki petrol istasyonları geceleri kamyon gibi araçlara hizmet vermek için açık kalıyorlardı ancak bu yüzden gece soygunlarına maruz kalabiliyorlardı. Bu sebeple bankalara, nakit harici bir ödeme yöntemi geliştirilmesi için baskı yapılıyordu. 1990’larda ise Paypal gibi kurumlar dünya çapında bu ihtiyacı karşılamaya başladılar. Bir dönem ise ilginç olarak e-gold diye bir şey çıkıyor. E-gold almak için ilgili kuruma fiziksel altınınızı gönderiyorsunuz ve altınınız dijitale çevriliyor. Bu da bugünkü elektronik bankacılık hizmetlerinin sadece küçük bir parçası.

Blockchain, günümüzdeki finans sisteminin bazı açıklarını kapatabileceğini iddia ediyor. Bunun öncelikli sebeplerinden biri, mevcut merkezî finans sisteminin çok masraflı olduğunun düşünülmesi. Merkezi finans sisteminde taraflar arasındaki işlemi onaylayacak kurumların olması gerekiyor. Bu kurumların merkezleri ve şubeleri için kullanılan fiziki altyapı ve bu kurumlarda çalışacak kişilerin istihdamı ciddi bir maliyeti beraberinde getiriyor. Örnek vermek gerekirse Amerika’daki finans sektörü Amerika GSYİH’sının %7’sini kapsıyor.

Blockchain ise tüm bu masrafları kaldırıp yerine sadece blockchain madencilerine verilecek masrafla sınırlı bir finans sistemi vaat ediyor. Masrafların haricinde güvenlik meselesi de finans sistemi için önemli bir konu. Bu konuda ise yapılan işlemlerin izlenebilirliği (traceability) sayesinde şeffaf bir sistem ortaya çıkıyor. Dolayısıyla gerektiğinde gerekli işlemlerin takip edilmesi için ciddi bir imkan sunuluyor. Bununla beraber her kullanıcının mahremiyeti de önemseniyor ve sıfır bilgi ispatı gibi sistemlerle kişisel bilgilerin ifşa edilmesi önleniyor.

Peki, bu ‘yeni’ finans sistemi hiç mi tehlike taşımıyor?

Elbette taşıyor. İlk olarak madencilik yapılan bilgisayarların çoğunun bir şirkete ait olma tehlikesi var ve bunu takip edebilmek biraz zor. Eğer madencilik sistemindeki bilgisayarlar dağıtık olmazsa, yani herhangi bir madenci hesap gücünün çoğunu elde edebilirse, hesap defterleriyle oynanma imkanı da doğar. İkincisi, blockchain madencilerinin enerji tüketimi ciddi bir safhada. Hatta şu an bile Microsoft, Google, Apple ve Facebook’un toplam enerji tüketiminden daha fazla. Bununla beraber iklim değişikliğinin 2 derece daha artmasına sebep olacağına yönelik araştırmalar da var. Sonuç olarak doğaya mal edilen zararın da göz önünde bulundurulması gerekiyor.

Kanaatimce blokzincirin tamamen kabul edilmesi yahut reddedilmesi mümkün olmayabilir. Ancak gerekli yerlerde bu sistemden faydalanılacağı ve dolayısıyla bugünkü birçok sistemdeki alışkanların bozulacağı da aşikar.

Kaynakça

1. Gary Gensler. 15.S12 Blockchain and Money. Fall 2018. Massachusetts Institute of Technology: MIT OpenCourseWare, https:// ocw.mit.edu. License: Creative Commons BYNC- SA.

2. Renee Cho, 2021: https://news.climate. columbia.edu/2021/09/20/bitcoins-impactson- climate-and-the-environment/

3. Ken Griffith, 2014: https://bitcoinmagazine. com/business/quick-history-cryptocurrenciesbbtc- bitcoin-1397682630

İkra Erkam Göksu-İktisat Bölümü Öğrencisi