Boykot taşı devlerin canını yaktı

HABER MASASI
Abone Ol

Gazze'de soykırımın ilk günlerinden itibaren işgal güçlerine destek vermeye başlayan firmalar, dünya genelinde başlatılan boykotlar nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Tüketicilerinin çok büyük bir bölümü siyonist işgale karşı olan bu firmalar aslında kendi tüketicilerine karşı bir savaş verdiklerini de biliyor. Gazze'den gelen aleni soykırım görüntülerine rağmen Yahudileri beslemeye devam eden firmalardan bazıları göstermelik geri adımlar attı. Ama hepsi de dünyayı umursamadan soykırıma destek vermeyi sürdürüyor. Çünkü yapmaya devam ettikleri sürece yaptıklarının yanına kâr kalacağına inanıyorlar. Çünkü ilk pes edenin, ilk yılgınlığa düşenin, ilk sıkılanın, ilk yorulanın ve ilk boş vermeye başlayanın kaybedeceğini eski boykotlardan biliyorlar.

İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırım, pek çok acının yanı sıra büyük bir küstahlığı da tarihe yazdı. İsrail ve soykırımı destekleyenlerin BM dahil tüm uluslararası kurumlara, Uluslararası Adalet Divanının aldığı kararlar da dahil bütün uluslararası kanunlara karşı takındıkları küstahlık, ticaret kurallarını bile yerle bir edecek seviyelere ulaştı.

Siyonistlerin 80 yıldır devam eden işgaline açık veya gizli her zaman destek veren uluslararası bazı markalar, Yahudilerin soykırımla birlikte ortaya çıkan 'kıyamet savaşı' heveslerine kapılarak bizzat kendi tüketicilerine savaş açtı.

Bu markaların çoğu, İsrail malı olmamalarına, İsrail pazarı kendileri için hiçbir şey ifade etmemesine ve dünyanın geri kalan pazarlarında para kaybetme risklerine rağmen soykırıma hiç çekinmeden destek verdiler.

Reklamın gücü cepte

İşgal güçlerinin kara savaşına başladığı günlerde Gazze'de soykırım yapan Yahudilere erzak göndermeye başlayan McDonalds ve CocaCola, o günden sonra gelen tüm tepkilere rağmen geri adım atmadı. Aksine Gazze yıkıntıları arasında hamburgerlerini yiyip kolalarını içen Yahudi katillerin fotoğrafları sanki bir reklam kampanyası gibi paylaşıldı.

Bu iki büyük siyonist şirketi diğerleri izledi. Küstahlığın cezasız kalması, siyonist markaların tamamını cesaretlendirdi. Gizli ya da açık mesajlarla soykırıma destek veren bu markalar, aleyhlerine olacak her durumu ve en küçük protestoyu ellerindeki reklam ve para gücüyle sansürledi. Bunun en iyi örneği ise eski adı Twitter olan X platformunda yaşandı.

Sahipleri Yahudi ya da siyonist olduğu için diğer sosyal medya mecralarında istedikleri gibi kural koyabilen Yahudiler, Gazze'deki soykırımın açık şekilde paylaşılabildiği tek mecra olan X'e baskı yaptı. X'in sahibi Elon Musk'a açıkça 'Gazze haberlerini kısıtla' diyen markalar, olumsuz cevap alınca X'e reklam vermeyi bıraktı.

- Apple, Disney, Lionsgate, Zara, Coca Cola, IBM gibi şirketler, hatta Avrupa Birliği Komisyonu X'e reklam vermeyeceklerini açıkladı.

- ABD'de reklam dağıtım gücünü elinde bulunduran 'Media Matters for America' da Musk'ı Nazi olmakla suçladı ve reklam akışını kesti. Musk bu kuruluşu dava etti. Sonunda olay tatlıya bağlandı ve Elon Musk İsrail'e gidip Yahudilere biat ederek tüm bu reklam kıskacından kurtuldu.

Neredeyse tüm medyayı ve sosyal mecraları reklam gücüyle bastıran firmaların sesi çok çıkmaya başlayınca, sessiz çoğunluk devreye girdi. Öncülüğünü Filistinlilerin kurduğu ve işgale karşı ekonomik mücadeleyi esas alan BDS Hareketi'nin (Boykot-Yatırımların çekilmesi-Yaptırım) yaptığı boykot çağrısı kolektif bir harekete dönüştü. Ekim ayından itibaren soykırıma destek veren en büyük şirketlere karşı küresel boykotlar başlatıldı.

Ölü taklidi yapmak

Soykırımın ve boykotun başlangıcından bu yana geçen 5 aylık süreçte boykot edilen markaların nasıl ve ne kadar zarara uğradığına dair sağlıklı bir bilgi yok. Şirketler genel olarak zararları hakkında açıklama yapmıyor. Hisseleri kamuya açık olanların 2023'ün son çeyreğindeki durumları biliniyor ama güncel veriler açıklanmıyor.

ABD merkezli Strive Varlık Yönetimi kurucu ortaklardan Anson Frericks, şirketlerin 'ölü taklidi yaparak' sessizliğini korumasının bu dönemlerde en iyi strateji olduğunu söylüyor. Ona göre birkaç aylık boykotların şirketlere fazla zararı olmaz. Asıl sorun boykot eylemleri kesintisiz 2-3 çeyrek (6-9 ay) sürerse başlıyor. Frericks, bu durumda şirketlerin nakit akışında ciddi sorunlar yaşanacağını söylüyor. Bugüne kadarki en başarılı boykotların ise "tüketicilere bir etki yarattığını hissettiren boykotlar" olduğunu itiraf ediyor. Yani yaptığının etkisini gören tüketici, boykota daha istekli ve cesaretle katılıyor.

  • Başarılı bir boykot neye bağlıdır?
  • 2016'da Marc Dixon, Andrew W. Martin ve Michael Nau üçlüsünün kaleme aldığı ve şirketlerin boykotlara karşı takındığı tutumları inceleyen çalışma, 1990'lı ve 2000'li yıllarda gerçekleştirilen 31 boykot ve protesto kampanyasını analiz etti. Bunlar arasında başarılı olan boykotların, birkaç ortak özelliği olduğunu keşfettiler:
  • - Şirket liderleri, hükümetler ya da yerel yönetimler tarafından yapılacak düzenlemelerden ve bunların dayatılmasından korktuklarında, boykotlara tepkileri daha hassas oluyor. Yani Gazze soykırımında olduğu gibi 'ticaret daha önemli' diyerek boykotlara karşı tarafsız tutum alan devletler aslında boykot markalarının en büyük korkusu.
  • - Medya müdahalesi, bir şirketin itibarına zarar verme potansiyeli nedeniyle başarılı bir boykotun en büyük silahlarından biri. Burada medya ile hedeflenen, şirketlerin piyasa değerlerini düşürmek ya da devlet ile olan ilişkilerini bozmak.
  • - Araştırma, büyüklüğü ve itibarı ne olursa olsun tüm şirketlerin en savunmasız olduğu konunun devlet ve medya müdahalesi olduğunu gösterdi. Bir şirketin itibarı (marka değeri ve reklam gücü) yüksek olduğunda devlet ve medyaya karşı da daha etkili oluyor. Devlet ve medya aradan çekildiğinde yüksek itibara sahip şirketler boykotçuları muhatap olarak bile almıyor. Devlet ve medya boykot lehine sahneye indiğinde ise şirketler tüketicinin tüm taleplerini değerlendirmek için daha gönüllü oluyor.
  • - Araştırmacıların analizi, boykot hedeflerinin oldukça görünür olduğu (karmaşık olmayan bir boykot listesi) kampanyaların hedefi daha kolay bulduğunu gösteriyor.
  • - Boykot edilen ürünlerin yerine ne kadar kolay şekilde ikame ürün bulunabiliyorsa; tüketicinin yerel üreticiye ulaşabildiği ve onlarla bir bağlılık oluşturduğu durumlarda küresel şirketler boykot hareketlerne kesinlikle daha fazla taviz veriyor.
  • - Bir boykot sırasında şirketlerin asıl korkusu, kısa dönemde para kaybetmek değil, itibarlarının zedelenmesi.

İlk darbe son çeyrekte

McDonald's:

Soykırımın ilk günlerinden itibaren Gazze'ye giren işgal kuvvetlerine ücretsiz yemek dağıtan McDonald's, dünyadaki tüm şubelerinin yüzde 5'inin bulunduğu Orta Doğu'da belirgin şekilde zarar uğradığını itiraf etse de etki daha büyük oldu. Şirketin Orta Doğu, Hindistan ve Çin'deki satış büyüme hedefi 2023 son çeyrekte yüzde 5,5 olarak belirlenmişti ancak yüzde 0,7'yi geçemedi. 2022 yılı son çeyreğinde satışları yüzde 8,8 artan şirket, 2023'ün aynı döneminde 3,4 artış sağlayabildi.

Şirket, pek çok ülkedeki merkezi aracılığıyla da geri adım attı. Suudi Arabistan, Umman, Kuveyt, BAE, Ürdün, Bahreyn ve Türkiye'deki merkezler, işgal askerlerine ücretsiz yemek vermediklerini iddia etti. Ve toplu olarak Gazze'ye 3 milyon dolar değerinde yardım vaadinde bulundular.

McDonald's CEO'su Yahudi Chris Kempczinski, geçen ay yaptığı açıklamada, "savaşın (Gazze soykırımını kast ediyor) Orta Doğu ülkeleri ile Malezya ve Endonezya gibi diğer Müslüman çoğunluklu ülkelerdeki satışları üzerinde "cesaret kırıcı" bir etki yarattığını" söyledi. Saldırılar devam ettiği sürece de durumun değişmesini beklemediğini de belirterek "Olanlar bir insanlık trajedisi ve bunun bizim gibi markalara yük olduğunu düşünüyorum" demek zorunda kaldı.

Buna rağmen McDonald's hisseleri ABD borsalarında 7 Ekim'den sonra artış gösterdi. 12 Ekim'de 246 dolara kadar düşen hisseler, bu tarihten sonra istikrarlı bir şekilde arttı ve 23 Ocak'ta 300 dolarla tarihi zirvesini gördü.

Burger King:

Burger King'in sahibi olan Restaurant Brands International CEO'su Joshua Kobza, satışların "Orta Doğu'daki bir düzineden fazla ülkedeki çatışmanın etkisiyle" darbe aldığını itiraf etti: “Çatışmanın bu çeyrekte karşılaştırılabilir satışlarda 1,5 puanlık bir düşüşe ve trafik üzerinde üç puanlık bir etkiye yol açtığını tahmin ediyoruz. Bu rüzgârın ne kadar süreceği konusunda spekülasyon yapmayacağız. Etkilenen ülkelerde tüm odak noktamız ekip üyelerimizin ve ortaklarımızın güvenliğidir."

StarBucks:

Starbucks'ın yıllık satış büyümesinin Ekim'deki %11,1'den Aralık 2023'te %3,3'e düştü.

Gazze soykırımına ilk ve en şiddetli desteği veren şirketin CEO'su Laxman Narasimhan, boykot nedeniyle Starbucks'ın Orta Doğu'da "trafik ve satışlar üzerinde önemli bir etki" gördüğünü söyledi. Boykotun ABD'de de etkili olduğunu itiraf eden CEO, satışların ülke genelinde yavaşladığını, özellikle öğleden sonra kahvesi alan sadı kitlede ciddi düşüş olduğunu söyledi.

Şirket, soykırıma destek vermeden önce 2024 mali yılı için %12 gelir artışı beklediğini açıklamıştı. Bu oranı %7 bandına kadar çekmek zorunda kaldı. Ayrıca dünyadaki mağazalarda %7 olan satış beklentisini de %4 bandına kadar düşürdü.

Garip bir şekilde Starbucks'ın da hisseleri soykırıma destek verdikçe arttı. Hatta Kasım ayının ilk yarısında hisseleri 91 dolardan 107 dolara kadar çıktı. Neredeyse 119 dolarlık tarihi zirvesine ulaşacaktı. Fakat hisseler birkaç gün içinde yeniden 95 dolarlar seviyesine indi.

ABD merkezli veri analiz şirketi Earnest Insights, kredi kartı verilerini analiz etti ve Starbucks'ın yıllık satış büyümesinin Ekim'deki %11,1'den Aralık 2023'te %3,3'e düştüğünü belirledi. Bu, Starbucks'ın paylaşmak istemeyeceği kadar büyük bir rakam.

Starbucks, ABD'deki tüm fastfood zincirleri arasında McDonald's'ın ardından ikinci en yüksek yıllık satış rakamına ulaşan şirket konumunda. Yani kahve, yiyecekle yarışıyor. Ama fırsatlar ülkesi ABD'de girişimcilik daha mantıklı ve akıllıca yapıldığı için her ürünün güçlü bir ikamesi bulunuyor. Yapılan araştırmalar, Starbucks'ın müşterilerini pazarda ciddi bir ivme kazanan rakip Dutch Bros'a yöneldiğini gösteriyor. Technomic, bu yeni markanın, şu anda ABD'deki en popüler üçüncü kahve zinciri olduğunu söylüyor. 2023'te 150 yeni lokasyon açtı ve önümüzdeki birkaç yıl içinde daha fazla büyümeye hazır. Bu durum da ikame ürün yapanları mutlu, boykot uygulanan şirketi üzgün ve boykotçuları gururlu kılıyor.

  • 2009 boykotu İsrail'i sarsmıştı
  • Mavi Marmara gemisi ve beraberindeki filonun da yola çıkış nedeni olan 2009 saldırıları, İsrail'in soykırımdan önceki son büyük katliamıydı. O günlerde de İsrail'e karşı geniş bir boykot kararı alındı. Saldırılar sonrası İsrail Sanayiciler Birliği'nin açıklamaları, işgalcilerin bu boykotta büyük darbe aldığını gösterdi. Saldırılar sonrası her beş İsrailli ihracatçıdan birinin boykot nedeniyle yurt dışına satış yapmadığı açıklandı. Birliğin dış ticaret komitesi başkanı Yair Rotloi, "Yerel ihracatçıların yüzde 21'i, başta İngiltere ve İskandinav ülkeleri olmak üzere İsrail karşıtı boykot nedeniyle İsrail mallarını satarken sorunlarla karşılaştıklarını bildiriyor" dedi.
  • İsrail İhracat Enstitüsü Şubat 2009'da İsrailli ihracatçıların %10'unun boykot nedeniyle sipariş iptalleri aldığını bildirdi. Boykot, ekonomik iklimle birleştiğinde İsrailli ihracatçıların %66'sını fiyatları düşürmeye zorladı. Kendilerini boykottan koruması için hükümete müdahalesi çağrısında bulundular. Aynı dönemde İsrail ekonomi gazetesi Marker, İsrailli iş adamlarının "boykotçuların dikkatini çekmemek için isimsiz ve sessiz kalmaya çalışarak" saklandıklarını yazdı.
  • Dominos Pizza:
  • İsrail işgal güçlerine bedava yemek veren Dominos da boykottan 'beklediğinden daha fazla' etkilendi. Şirket, Asya'daki temsilciliklerinde satışlarının 2023'ün ikinci yarısında yüzde 8,9 oranında düştüğünü, bunun temel nedeninin de Malezya'daki tüketicilerin boykotu olduğunu açıkladı. Domino's genel müdürü Don Meij "Asya'daki tüketiciler, Orta Doğu'da olup bitenlerden etkilendiğini açıkça gösterdi" dedi.
  • Fakat Dominos'un ABD borsalarındaki hisseleri bu ciddi düşü görmezden geldi. Soykırımın başında 350 dolar seviyesinde olan hisseler, o günden bu yana istikrarlı bir şekilde artarak 420 doların üstüne kadar yükseldi.
  • CocaCola:
  • İsrail'i destekleme konusunda bilinen tüm şirketlerden ayrı bir sayfa açılması gereken CocaCola, 1966'dan beri boykot listelerinin de başında yer alıyor. Gazze soykırımıyla birlikte CocaCola'ya karşı dünya genelinde yeni bir boykot dalgası başladı. Fakat şirket, 2023'ün son çeyreğindeki bu boykotun kendilerini etkilemediği iddiasında. Asya ve Orta Doğu'da büyük kayıplar yaşayan CocaCola'nın sadece Türkiye'de Ekim-Kasım-Aralık satışları önceki döneme göre yüzde 22 düştü.
  • CocaCola CEO’su James Quincey, Orta Doğu’daki çatışmaların dördüncü çeyrekte satış hacmi büyümesine %1 zarar verdiğini tahmin ediyor. Ellerinde yeterli veri olmasına rağmen konuşmasında sadece 'tahminlerden' bahsediyor. Ama aynı dönemde ABD genelinde satışların %1 düşmesinin nedenleri hakkında bir tahminde bulunamıyor. Teselliyi ise aynı dönemde Pepsi satışlarında %6 düşmesinde arıyor.
  • CocaCola'nın patronunun bu yılın ilk üç ayı için de bir tahmini var. Quincey, şirketin gelirinde 'döviz kurlarından' kaynaklı %4′lük bir düşüş beklediğini söylüyor. Ayrıca dövizin hisse başına kazanç artışını yavaşlatmasını ve hisselerde %8′lik bir darbe olabileceğini tahmin ediyor. Yani Coca Cola'nın krallığında kötü şeyler oluyor ama hiçbirinin boykotla ilişkisinin olmadığı tahmin ediliyor.
  • Coca Cola'nın hisseleri, soykırımın başladığı günlerde 52 dolar seviyesinde işlem görüyordu. Soykırımın devam ettiği süre boyunca hisseleri düzenli bir şekilde değerlenen Coca Cola, şubat ayı sonunda 62 dolarlık hisse değeriyle 65 dolarlık tarihi zirvesini zorladı.

Zarar 128 milyon dolar

Çi̇zgi̇: Angel Boligan.

KFC, Pizza Hut, Hardee's, Krispy Kreme ve TGI Friday's gibi Amerikan zincir restoranlarının Orta Doğu'daki temsilcisi olan Americana Restaurants şirketi, boykot nedeniyle tarihi bir darbe aldıklarını itiraf etti. Satışlarının 2023 boyunca hız kesmeden arttığını belirten Suudi merkezli şirket, ancak Ekim ayında %9,4; Kasım ayında %29,3; Aralık ayında ise %26,6'lık düşüş yaşadıklarını söyledi. Şirket zararının, boykotun başlangıcından bu yana toplam 128 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.

Suudi grup, faaliyet gösterdiği ülkeleri devam eden boykotların gücüne göre sınıflandırdı. En fazla etki Mısır, Umman ve Ürdün'de hissedildi. Bu ülkeleri Lübnan, Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Fas takip etti. Suudi Arabistan, BAE, Irak ve Kazakistan ise boykotu en zayıf uygulayan ülkeler oldu.

Uzun boykot listeleri kafa karıştırıyor

Soykırımı destekleyen firmalara karşı geniş çaplı boykot uygulama fikri ve ilk boykot listesi BDS tarafından yayınlandı. İsrail'in işgal topraklarında ürettiği malları da kapsayan boykot listesi çok geniş olduğu için eleştirildi. Öte yandan listede 'Gazze soykırımından menfaat sağlayan firmalar' olarak sıralandığı için CocaCola gibi bazı önemli markalar listeye alınmadı.

Boykot konusunda en uygulanabilir listeyi ise İngiltere merkezli İslâmî İnsan Hakları Komisyonu hazırladı. Gazze soykırımına açıkça destek veren şirketleri, verdikleri destekle beraber yayınlayarak boykot çağrısında bulundu. Listede 18 uluslararası şirket bulunuyor:

Soykırımcılara olimpiyat boykotu

Soykırımcılara olimpiyat boykotu.

İsrail'i boykot, sadece işgalcilerin ürünlerini ya da onlara destek verenlerin mallarını boykot etmekle sınırlı değil. 2004 yılından bu yana İsrail'in akademik ve kültürel alandaki propagandalarına karşı boykot çalışması yapan "Filistin İçin İsrail'e Akademik ve Kültürel Boykot" grubu (PACBI), İsrail'in önümüzdeki yaz Paris'te yapılacak olan Olimpiyat oyunlarına alınmaması için kampanya başlattı.

300'den fazla Filistinli spor takımı, Gazze'deki soykırım nedeniyle İsrail'in Olimpiyatlardan men edilmesi çağrısında bulundu. PACBI bu konuda bir de imza kampanyası başlattı. Uluslararası Olimpiyat Komitesinin toplantıları öncesinde, 15-17 Mart tarihinde küresel eylemler düzenlenecek ve İsrail'in, Gazze'de Filistin Olimpik Futbol antrenörü Hani Al Masdar'ı şehit ettiği, Filistin Olimpiyat Komitesi ofislerini yıktığı ve Gazzeli sporcuların tesislerini toplama kampı ve işkence merkezlerine dönüştürdüğü hatırlatılacak.

Bir pazarlama tekniği olarak boykot

Pek çok başlıkta Yahudiler lehine yanlış bilgiler veren ve bir dönem Mustafa Kemal başlığı nedeniyle Türkiye'de yasaklanan Wikipedia'nın 'Boykot' sayfası oldukça ilginç bir bilgi içeriyor. Sayfanın ilk paragrafında 'Boykot' kelimesinin tanımını yapan Wikipedia, paragrafın sonunda şu iddiada bulunuyor:

‘Çoğu zaman bir işletmeyi boykot etme tehdidi boş bir tehdittir ve satışlar üzerinde önemli bir etkisi yoktur.’

Çi̇zgi̇: Mohsen Had.

Bu iddiasını desteklemek için de 2021 yılında ABD'de yayınlanan bir haberi referans veriyor. Habere göre 1990 yılında macera sporları için kıyafetler üreten Patagonya markası kürtaj ve doğum kontrolünü desteklediğini açıkladığında Hıristiyan tüketicilerin boykotuyla karşı karşıya kaldı. Tepki boykotla da sınırlı kalmadı. Tüketiciler firmanın çağrı merkezine telefon ederek verdikleri bu desteği geri çekmelerini istedi ve telefonları kilitledi.

Patagonya şirketi, geri adım atmak yerine daha da ileri gitti. Santrali arayarak tepki gösteren her müşteriye "Görüşlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederiz. Aldığımız bu gibi her çağrı için kampanyaya 5 dolar daha bağışladığımızı bilmenizi istiyoruz" cevabı verdi. Çağrılar kısa sürede kesildi, tepkiler dindi ve satışlar arttı.

Bütün dünyada boykot fırtınası eserken Wikipedia'nın 1990'larda yaşanmış bir olaydan yola çıkıp 'boykot işe yaramaz' demesi elbette onun taraflı bakışından kaynaklanıyor. Ama bu bakış, bir gerçeği de ortaya koyuyor: Boykot, bazan şirketler tarafından reklam malzemesi olarak da kullanılıyor.

Patagonya markası, radikal Hıristiyanların sadık tüketicileri olmadığını bildiği için boykotla dalga geçme cesaretine sahipti. Zaten o olaydan sonra bu taktiği defalarca kullandı. 2016 seçimlerinde Trump'a karşı açıkça cephe aldı ve kıyafetlerinin etiketlerine Trump ve taraftarları için 'pislik' yazdı. Bu aslında bir tür sazan avıydı. Müşterisi olmayan başka bir grubu tahrik ederek onların karşısındaki daha güçlü bir grubu etkileme ve ağına düşürme taktiği.

İşe de yaradı. Şirket Trump karşıtı politika sayesinde Cumhuriyetçiler tarafından boykot edildi ama satışlarını da 4 kat artırdı.

Sen de yapabilirsin Nike

Aynı taktiği Nike da uyguladı. 2018 yılında, zencilerin haklarına dikkat çekmek için millî marş sırasında ayağa kalkmayan Amerikan futbolcusunu reklam yüzü olarak seçti. Ve doğal olarak da cumhuriyetçi Amerikalıların tepkisi çekti. ABD genelinde Nike ürünlerini yakma eylemleri düzenlendi.

Fakat bütün süreci önceden hesapladığı anlaşılan Nike, geri adım atmadı, aksine boykot çağrılarına rağmen kampanyasının arkasında durdu.

Sonuç olarak şirketin geliri bu kampanya sayesinde %10 arttı ve o çeyrekte 9,4 milyar dolara yükseldi.

Nike sözcüsü Corley Kenna'nın sözleri ise tüketicisine savaş açan küstah firmaların mantığını ortaya koyuyordu: "Birkaç müşteriyi kaybetmeye değer. Bu şekilde davrandığımızda her zaman daha fazlasını kazanırız. Ayrıca, boykot edeceğini söyleyen her tweet otomatik olarak satış kaybı anlamına gelmiyor. Herkes müşteri olduğunu söylüyor ama gerçek şu ki, bu müşterilerin hepsine sahip olsaydık çok daha büyük olurduk."