Destek olmadan sanat olmaz

SAMET TINAS

Şayet Batı’daki krallar, zenginler; bizdeki hükümdarlar, paşalar destek vermeseydi bugün “klasik sanat” diye bahsettiğimiz bir şey olmayacaktı. Bilhassa Medici ailesi gibi bizim tarihimizde Muhsinzade ailesi olmasaydı; ne Leonardo ve Chopinler ne de Itrî ve Dede Efendiler olmazdı. Hat sanatı konusunda başta Mesut Albayrak olmak üzere Albayrak ailesinin desteği de bu minvalde olduğundan kendilerine şükran borçluyuz.

Batılı lisanda “patronaj” diye geçen himaye müessesesi devlet büyüklerinin ve de serveti olan sanat sevdalılarının sanatçıyı himayeleri altına alıp maddî ve manevî destekle eser ortaya koymalarına denir. Çünkü ilim âlimi, sanat sanatçıyı desteklemekle olur. Sanata destek diye mücerred bir mefhuma hizmet edilmez.

“ALBAYRAK GRUBUNA TEŞEKKÜRLER”

Hat sergisinde emeği geçmiş ve projenin yürütülmesinde oldukça çaba sarf etmiş olan Hattat Abdurrahman Depeler’e sergiyle birlikte ne hedeflediklerini ve serginin mahiyetini sorduk.

Albayrak Holding bünyesinde açılan ve sizin de iştirak ettiğiniz hat sergisi için öncelikle çok teşekkür ederiz. Bu sergimizdeki hat formları alışılagelen formlardan farklı görünüyor. Bu tercihinizin sebebi nedir acaba?

12 hattatın yer aldığı takvime konu olan eserler, Albayrak Grubu’nun Zeytinburnu’ndaki merkezinde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu...

Albayrak grubuyla 6 senedir bu takvim çalışmasını yapıyoruz. Başlangıçta 12 aya 12 eser şeklinde düşünülen proje, her yıl katılan arkadaşların da değerli fikirleriyle gelişen bir projeye dönüştü. Bu yıl hocalarımızın da katılmasıyla üzerinde epey zamandır düşündüğümüz klasik anlayışa uzak olmayan sıra dışı terkipler çalıştık.

Sergideki bütün yazılar Âyetlerden oluşuyor. Bilinçli bir tercih miydi bu?

Önceki yıllarda Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) bize öğrettiği dualar ve Kuran-ı Kerim’de dua mahiyetinde olan âyetleri ihtiva eden projeler yapmıştık. Bu sene “Âlemlerin Rabbi” ibareli âyetleri çalıştık.

Abdurrahman Depeler, ''Hat sanatı aynı zamanda günümüz çağdaş zevkine de hitap edebilme kabiliyetine sahip bir sanatımızdır'' dedi...
Sergide bulunan sizin çalışmanızda farklı yazı çeşitleri bir arada kullanılmış. Bunun daha evvel örnekleri var mıydı?

Buna Hutût-ı Mütenevvia (Çeşitli Hatlar) levhası deniliyor. Benim burada tecrübe ettiğim var olan bu geleneğe bir kaç renkle beraber celî (büyük) yazıları da eklemek ve bunu klasik karalama tarzıyla uygulamak oldu. Aynı ibarenin yazı çeşidi değiştirilerek yazılmasıyla bu yazı çeşitlerinin tesirini bir bütün içinde görmek istedim.

Albayrak Grubu tarafından her yıl hat eserlerinden yola çıkarak hazırlanan “2020 Hat Takvimi”nin sergisi sanatseverlerle buluştu.
Sergiden gayeniz nedir?

İslam sanatlarındaki klasik anlayışın tabii seyri içinde yeniliklere açık olduğu erbabınca bilinen bir şey. Aslında bunun için çalıştığımızı söyleyebilirim.

Kültürel iktidar kimilerine göre hâlâ dine soğuk kesimlerin elinde. Klasik sanatların böyle büyük holdingler tarafından desteklenmesinin bu ibreyi değiştireceğini düşünüyor musunuz?

Elbette müsbet mânâda tesiri olacaktır. İnşallah bu çalışmalar hayırlara vesile olur. Bu organizasyona destek veren Albayrak Grubu’na, üzerimizde çok büyük emekleri olan hocalarımıza ve şimdiye kadar projeye katılmış 26 hattat ve 20 müzehhib arkadaşımıza çok teşekkür ederim.