Gerçeği aramak

TÜRKER SALTABAŞ
Abone Ol

“Hür tefekkürün kalesi” der Cemil Meriç dergiler için. “Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür” diye devam eder. 28 Şubat baskısının tüm şiddeti ile sürdüğü o yıllarda yerli tefekkürün gür bir sesi olarak, hayatı ıskalamadan mutlak gerçeğin arayışında olan ve her Cuma okumadan geçemediğim bir dergiydi Gerçek Hayat.

2004 yılında İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ın teşviki ile önce ortak sonra imtiyaz sahibi olarak katıldım Gerçek Hayat Ailesine…

Bursa’da üniversite öğrencisi olarak bulunduğum yıllarda Bursa Marmara gazetesinin içinde 15 günde bir çıkardığımız “Bursa’da Sanat/Edebiyat” dergisinde hissettiğim şevk ve heyecanı yeniden yaşamak anlatılmaz bir duyguydu benim için. Emaneti devraldığımız zaman içinde Ali Gümüş’ün Genel Yayın yönetmenliğinde İslam Dünyası ve Türkiye’nin meselelerine çözüm arayan, Büyük Doğu’dan Diriliş’e, Edebiyat’tan Mavera’ya dergilerle yetişen bir nesil olarak bizlere bırakılan bilinci bir sonraki nesile aktarmaya çalıştık.

Gerçek Hayat’ın daha nice yıllar yayın hayatını sürdüreceğine İslam ümmetinin en önemli parçası olan bu aziz milletin sesi olarak hizmete devam edeceğine inanıyorum.

ÜMMETİN DERDİYLE DERTLENMEK

Bu ülkede basın-yayın alanında hiçbir vesayet odağının, hiçbir hegonomik gücün emrine girmeden ayakta kalmak, sürekliliği sağlamak gerçekten zor. Hele haftalık bir dergi için çok daha zor bir çabadır maalesef. Biz bayrağı taşıyabildiğimiz kadar taşıdık ve bizden daha iyi işler çıkarabilecek gönüllülere teslim ettik. Zira bizler dergiciliği para kazanılan bir meslek olarak değil, yerli düşünceyi özgür bir biçimde dillendiren, ümmetin derdiyle dertlenen kalemlerin yetişmesine vesile olan, mazlum ve mağdur bir dünyanın feryadına ses vermek gibi ulvi amaçların bir aracı olarak gördük.

Bu bereketli toprakların türküsünü terennüm eden gençleri her daim var oldu ve var olacak İnşallah…

Gerçek Hayat’ın daha nice yıllar yayın hayatını sürdüreceğine İslam ümmetinin en önemli parçası olan bu aziz milletin sesi olarak hizmete devam edeceğine inanıyorum. 1000’inci sayısını yayına hazırlayan başta Kemal Özer olmak üzere emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Allah kalemlerinizi kavi, yolunuzu açık eylesin.