Mason kimdir ve nereye hizmet eder?

KEMAL ÖZER
Abone Ol

Masonlar ve mason cemiyetlerinin kökenleri hakkında çok çeşitli rivayetler var. Kimileri onları ilk ‘esnaf teşkilatı’ olarak tarif ederken kimileri de ‘İnşaatçıların meydana getirdiği birlik’ olarak tanımlar. Bu tariflerin hiçbir ehemmiyeti yok. Onların kökenlerinden ziyade kim oldukları, kime hizmet ettikleri ve ne gibi tehlike arz ettikleri tüm tariflerden daha önemlidir.

Türk Dil Kurumu Sözlükleri, Mehmet Doğan’ın Büyük Türkçe Sözlüğü, Şemseddin Sami’nin Kamus-u Türkî’si ve Kubbealtı Lügati gibi lügatlere girip farmason maddelerine baktığımızda mason kelimesinin ‘dinsiz, imansız, inancı bozuk kimse, kâfir, mülhit, münkir, laubali, ahlaken zaaf içinde olma’ şeklinde izah edildiği görülür.

Ömer Seyfeddin “Verdiğim süt sana haram olsun. Ah, demek sen de farmasonmuşsun da bizim haberimiz yokmuş” diyerek meseleye pek güzel bir izahat getirirken, Tolstoy masonları şu şekilde tarif eder: “Süleyman’ın mâbedini koruma bahanesiyle, yurdun mâbedini yıkan kişi.”

Tolstoy haklıdır, çünkü Beynelmilel Masonlar Kongresi’nde şu karar alınmıştır: Dindarlara ve mâbetlere galebe çalmak kâfi değildir. Asıl maksadımız dinleri yok etmektir. Dinin yerini farmasonluk, mâbetlerin yerini de mason locaları alacaktır. (Beynelmilel Masonlar Kongresi zabıtları s.860)

Masonların ‘Tanrı’ya inanmayanlar masonluğa alınmaz. Her din mensubu, kendi inancını muhafaza ederek mason olabilir ve mason kalabilir’ propagandaları, bu gizli ve tehlikeli, özellikle de İslam düşmanı ve de Siyonizm’in kuklası teşkilatları şirin gösterme numarasından başka bir şey değildir. Masonun dini, masonluktur. ‘Kâinatın ulu mimarı’ dedikleri şey ise ‘satan’dan başkası değildir.

Mâlum bu ülke yarım asır Demirel’in mason olup olmamasını tartıştı. Aslında Necip Fazıl Kısakürek, tartışmayı başladığı gün kıvrak zekâsıyla şöyle bitirmişti: “Demirel, ‘Ben mason değilim’ diyor ve bir belge gösteriyor. ‘Sizin Mason olmadığınıza dair Mason Kulübü’nden belge almanız, iffetli bir kadının randevu evinden, orayla münasebeti olmadığına dair vesika almasından farksızdır ve masonlukla münasebetiniz olmadığına değil, aksine tam ve kurmayca bir alakanız bulunduğuna delildir!’

Demirel’in “Ben Müslüman bir ailedenim! Dolayısıyla İslam terbiyesiyle yetiştim” demesine ise “Sizin, ‘Benim ailem Kur’an’a el sürmeden sabah kahvaltısına oturmaz’ şeklindeki lafınız, hakikatte İslam’ı asla bilmediğiniz ve dinimizde Hıristiyanvâri kitaba el sürmek diye bir âdet olmadığından habersiz bulunduğunuza delildir” demişti.

Masonluğun bütün sembolleri; Siyonizm sembolizmasıdır. 31 Mart, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz darbeleri açık seçik Siyonist mason darbeleridir.

Bu sayımızda size mason olmadıkları için Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’yu idam eden, 33. dereceli masonlardan Celal Bayar’ı ise idam etmeyen 27 Mayıs 1960 darbecilerince hazırlatılan masonlarla ilgili belgeleri neşrediyoruz.

Masonlarla ilgili rapor hazırlanırken mason askerlerin adına yer verilmez. Masonların yeniden aleni teşkilatlanmalarını sağlayan İsmet İnönü’nün masonlar arasında listelenmemesi talimatının yer aldığı belgeyi göreceksiniz.

O dönemki masonların listelerinin de yer aldığı resmi belgelerin tümü, meşhur Sabetayist masonlardan Kasım Gülek’in terekesine aittir. Her biri orijinal, ıslak imzalı, devlet mühürlü belgelerdir. Millî Birlik Komitesi’nin talebi üzerine Emniyet Umum Müdürlüğü ve Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti (MAH) tarafından hazırlanmıştır.

Okudukça şaşıracağınız belgeler farklı iki mason gurubun savaşının bir neticesi olan iç çamaşırların ifşası olarak da görülebilir.

İnşaallah gelecek sayılarımızda da masonlar tarafından kurulan Türkiye ve dünyanın en tehlikeli örgütüne dair belgeleri neşredeceğiz.

Hayırlı okumalar!