Suçlu ayağa kalk, ıspanak sen otur

BAĞDAGÜL ÖZ GERÇEK HAYAT 10 DAKİKADA OKUNUR

Temel Reis’in eşsiz gıdası 'ıspanağı' uzun uzun anlatmaya gerek yok. Çünkü muhtemelen yemeyeniniz yoktur. Hafif ve lezzetli bir bitki. Çocukları ikna için hakkında çizgi filmler bile yapılmış bir gıda o. O yüzden biz hepimiz onun lezzetini biliriz.

Türkiye ıspanakla yatıp, ıspanakla kalkıyor. Sebebi, ıspanak yedikten sonra dört şehirde zehirlendiği iddia edilen 200 dolayında kişi ile ilgili haberler. Ispanak haberleri, pestisitli nar yediği için ölen çocuğun da gündem olmasını engelledi. Ispanak zehirlenmelerinin sözde faili hızlı bulundu. İddiaya göre, ıspanaklara karışan dulavratotu zehirlenmenin fâiliydi. Bu durumda şu suâlleri sormak gerekiyor. Nar, ıspanak ve dulavratotu insanı zehirler mi? Zehirlemişse sebebi nedir? Medya neden her meseleye balıklama atlar ve buna rağmen biz bu tür meselelerin iç yüzünü neden öğrenemeyiz?

Türkiye sebze-meyve ihraç eden bir ülke. Özellikle de Avrupa ve Rusya’ya… Zaman zaman sebze ve meyvelerin alıcı ülke gümrüklerinden geri döndürüldüğüne dair haberler okuruz. Toplum arasındaki ortak kanaat, iâde edilen ‘zehirli’ ürünlerin halka yedirildiği yönünde. İlgili bakanlık ise hiçbir zaman tatmin edici bir açıklama yapmıyor. Ispanak meselesinde de durum aynı. İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün yaptığı sıradan bir açıklamadan başka resmi bir bilgilendirme yapılmadı. Herkes merak ediyor, zehirlenmeler konusunda halkın bilmesi istenmeyen bir durum mu var?

Bu hususta konuşan bazı üreticiler ve tarlada çalışan tarım işçileri var. Onlar ise ürünlerini savunuyor. Kafası karışan halk ise ne olup bittiğini anlamak istiyor, ama bir netice elde edemeyeceğinin de farkında. Pazarcılar ıspanak fiyatlarının 3 liradan 1,5 liraya kadar düştüğünü lakin alıcı bulamadığını söylüyor. Peki, ‘ıspanak zehirlenmelerinde’ gerçek sebep ne? Meselenin ardında ne yatıyor? Haftalardır çeşitli bitkileri bize tanıtan, az ve öz bilgiler veren Bağdagül Öz’den Ispanak meselesini kaleme almasını isteyecektik ki, o da bize ‘ıspanak konusunu yazsam olur mu’ diye mesaj atmış.

O halde buyurun ıspanak sofrasına, yok dosyasına…

ISPANAK TEMEL REİSİN GIDASI

Temel Reis’in eşsiz gıdası ıspanağı uzun uzun anlatmaya gerek yok. Çünkü muhtemelen yemeyeniniz yoktur. Hafif ve lezzetli bir bitki. Çocukları ikna için hakkında çizgi filmler bile yapılmış bir gıda o. O yüzden biz hepimiz onun lezzetini biliriz.

Ispanak, pancargiller ailesinin bir üyesi. Aslında o bir kıraç bitkisi. Eski nebatatçılar ‘Acem bitkisi’ diye tarif ettiğine göre, muhtemelen İran veya çevresinde keşfedilmiş bir yiyecek olmalı. Köken olarak Arapça veya Farsça bir kelime olduğu tahmin ediliyor. Farsçada ‘asfanaç’, Arapçada ‘isfinah’ olarak söylenen kelime, Türkçeye ıspanak, Kürtçeye ‘îspenax’, Almancaya ‘spinat’, İngilizceye ise ‘spinach’ olarak geçmiş.

ISPANAK GÜNAH KEÇİSİ Mİ?

Ispanak tartışmasının ardında ne var? Kimine göre siyasi bir hesap yapıldı. Kimine göre ise çıkan pestisitler gizlenerek tıbbî bir bitki olan dulavratotu günah keçisi ilan edildi. Bitkilerin içine farklı bitkiler karışabilir. Geçtiğimiz sayılarda maydanozu işlerken tıpatıp maydanoza benzeyen zehirli bitkilerden baldırana dikkat çekmiştik. Baldıran insanı öldürür! Maydanoz ise yaşatır! Fizikî olarak ayırt edilemeyen iki bitkinin arasındaki fark, kokuları. Baldıran çok kötü kokar. Böylece ayırt etmek mümkün olur. Ayrıca baldıran bahçede olmaz, ormanlarda bulunur.

DULAVRATOTU ZEHİRLER Mİ?

Dulavratotu ise baldıran gibi zehirli bir bitki değil. Aksine şifasıyla şöhret yapmış bir bitki. Ispanağa karışmış birkaç dal dulavratotu kimseyi zehirlemez. Peki, bunca gürültü niye? Allah, kimseyi medyanın diline düşürmesin. Bu medya acelesinden balı bile zehir yapıp çıkar. Allah, insanlığı bürokrasi ve akademinin kötü niyetlilerinin eline de düşürmesin. Zira onlar bitkilerden nefret eder. Ellerinden gelse tümünün kökünü kesecekler.

BİTKİLER ZEHİR DEPOSU GİBİ

Yabanî otları engellemek için herbisid denilen zehirli kimyevi maddeleri atarlar. Bunun zehri korunduğu iddia edilen bitkilere de geçer. Böcek ve haşerelere karşı insaktisid, yumuşakçalara karşı mollusid, yaprak dökücülere karşı defoliantlar, mantarlara karşı fungusid, kuşlara karşı ahicide, bakterilere karşı bakterisid, kemirgenlere karşı rodensid, solucanlara karşı nematisid, kene ve benzerlerine karşı da akarisid adını verdikleri toksik/zehirleri bitkilere ve toprağa atarlar. Bunların sayısı o kadar çok ki, birini piyasadan çekseler onunu birden sürüyorlar. Devlet, ziraat mühendisleri vs. bunları teşvik ediyor. Her ne kadar her defasında aksini iddia etseler de ‘ne kadar çok atarsan o kadar iyi olur’ yalanıyla çiftçiyi kandırıyorlar.

İşte bu yüzden sınır kapılarından geri dönüyor Türkiye’nin zirai ürünlerinin bazıları. 1950’lilere kıyasla kullanılan pestisit miktarı 10 misli artmasına rağmen, böcekler yüzünden kaybedilen ürün 1950’ye göre bugün iki kat artmış. Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisinde yer alan 2009 verilerine göre, dünyada yıllık pestisit kullanımı ortalama 3 milyon ton iken, Türkiye’de bu rakam yaklaşık 37 bin tondur. Yani Türkiye’de hektar başına kullanılan pestisit miktarı, yaklaşık olarak 700 gram. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayınladığı verilere göre, Türkiye’de 2017 yılında kullanılan toplam pestisit yani tarım zehri miktarı, 2016 yılına göre yüzde 8,08 artarak 54 bin 098 tona yükselmiş. Sadece 8 senedeki artış yüzde 63. Ziraat Mühendisleri Odası’nın tahminlerine göre, 2018 yılında kullanılan tarım zehri miktarı ise yüzde 9 oranında artarak yaklaşık olarak 59 bin ton civarına yükselmiş.

AB üyesi ülkeler arasında en yüksek pestisit kullanan ülke Hollanda. Türkiye’deki kullanım ise Hollanda’dan katbekat fazla… Tarım zehri üretenler için Türkiye cennet bir pazar. Ne yazık ki, bunu azaltmaya değil artırmaya dönük bir faaliyet var. Şükür değişti ama bir zamanlar Tarım Bakanlığı özellikle üzüm için AB’ye üzüm ihraç edecekler şu şu pestisitleri, Rusya’ya ihraç edecekler şu şu pestisitleri, ABD’ye ihraç edecekler şu şu pestisitleri kullanmasın diye tablo yayınlamıştı. Bu yasak pestisitlerin hepsi iç pazar için serbestti. İşte ıspanaktaki gerçek sıkıntı buydu. İnsanları zehirleyen şey ıspanak veya sözde günahkâr dulavratotu değil, pestisit idi. Lobiler güçlü olduğu için kimse gerçek suçluya ayağa kalk diyemedi. Lakin biz diyoruz! Pestisit sen, seni üretenler, seni teşvik edenler ve kullanımına izin verenler ayağa kalkıp, insanlığa hesap verin! Ya da utanıp vazgeçin! Yetti artık!

ENGELLİ DOĞUM, KISIRLIK VE KANSERİN FÂİLİ

Pestisitler verim artışı yalanı için üretilmiş zehirli maddeler. Onları attığımızda hiçbir hastalık olmayacak, verim artacaktı. Worldwatch Enstitüsü’nün verilerine göre, pestisit ve türevleri verim artışına değil, maliyet artışına neden oldular. Bu yüzden derhal terk edilmeliler. Çünkü onlar sadece böcekleri değil, insanları da zehirliyor. Doğum kusurlarına, organ yetmezliklerine, kansere, kısırlığa, diyabete yol açıyor. Toprak ve su kaynaklarını da kirletiyor.

Böcek ve mantarlar da mutasyona neden oluyor. Onu kullanmak kısır bir döngü!

TEHDİT ÇOK BÜYÜK

Gıda üreticilerinin oluşturduğu bir derneğin sitesinden bir iktibas yaparak, zararlarını üreticinin ağzından aktaralım: “Pestisit kalıntıları gıda güvenliği tehlikeleri arasında üst sıralarda yer alıyor. Bunlar mikrobiyolojik tehlikelerin ortaya çıkardığı sorunlardan farklı olarak uzun vadede vücutta birikim yapan kronik ve sinsi etkiler göstermektedir. Pestisit kaynaklı hastalıklar gıdaların tüketiminden yıllar sonra ortaya çıkabilir. Pestisit gibi vücutta birikim yapmanın sonucunda etkisini gösteren sağlık sorunlarının net bir nedenini bulmak genelde çok zordur.” Bir hastanenin sitesinde ise şunlar yazıyor: “Günümüzde yaygın olarak sprey şeklinde kullanılan pestisitler, adsorpsiyon sonucu sebze ve meyvelerin yüzeylerine yapışır. Bazı zamanlarda çiğ olarak tüketilen bu gıdalarda yeterli arındırma sağlanamaz. Böyle durumlarda sindirim sistemi aracılığı ile maruziyet meydana gelir. Pestisitler, bazı durumlarda böcek ilaçları gibi maddelerin yanlışlıkla solunmasıyla ya da temas sonucu deri yoluyla emilmesiyle kan dolaşımımıza katılır, hayati organ ve sistemlerimize ulaşırlar. Bu durum sonrası kısa dönem ya da uzun dönemde birtakım etkiler görülebilmektedir. Pestisitlere maruz kalma sonucunda görülen kısa dönem etkileri deyince aklımıza ilk gelecek olanlar akut zehirlenmeler ve alerjik reaksiyonlardır. Özellikle tarım işleriyle uğraşanlar büyük risk altındadır. Dikkatsiz ve özensiz yapılan ilaçlamalar sonucu pek çok pestisit zehirlenmesi vakası meydana gelmektedir. Akut pestisit zehirlenmelerinin başlıca belirtileri:

- Kusma

- İshal

- Terleme

- Solunum güçlüğü

- Çarpıntı

- İstemsiz kasılmalar olarak sayılabilir.

Akut pestisit zehirlenmelerinin teşhisinde bu belirtilerin yanı sıra laboratuvar testlerinden (kan testleri vb.) yararlanılır. Eğer maruz kalınan madde belirlenebilirse gerekli antidot (panzehir) kullanılarak tedavi gerçekleştirilir. Aynı şekilde pestisite bağlı alerjik reaksiyonlarda da hayatî tehlike meydana gelebilir. Alerjik reaksiyonun belirtileri olarak ciltte ani oluşan lezyonlar ve solunum güçlükleri sayılabilir. Uzun dönem etkilerinin başında ise özellikle kronik olarak maruz kalan kişilerde oluşan genetik hasarlar ve buna bağlı oluşan kanserler gelir. Bunun yanında karaciğer, böbrekler ve kas sistemlerinde bozulmalar meydana gelmektedir. Bu etkilere ek olarak, anne karnında bu maddelere maruz kalan fetüste anomaliler gözlenmektedir. Kimi zaman hamilelik düşükle sonuçlanabilmektedir.”

ISPANAK YEMEKLERİ

Her ortamda yetişebilen bu bitki dünyanın hemen her yerinde çiğ veya pişmiş yenilir. Domatesli, soğanlı kavurması, yumurtalısı, yoğurtlusu ve böreği yapılır. Suyu çıkarılıp içilir.

ISPANAĞIN İHTİVA ETTİĞİ BESİNLER

Suçlu ilan edilen ıspanak, mineraller, klorofil ve protein bakımından oldukça zengindir. Âdeta bir fosfor deposudur. Fosforun yanı sıra demir, magnezyum, iyot ve bedenimizin dengede kalması için kesinlikle gerekli birçok oligo (nadir ama hayatî) elementler bulunur.

100 GR ISPANAKTA

Kalori 76

Karbonhidrat 5.7

Lif 2,4 gr

Yağ 4,6 gr

Nebati protein 2,5 gr

Kolesterol 0.0

Potasyum 525 mg

Kalsiyum 100 mg

Demir 3,2 mg

A Vitamini 576 Iu

B Vitaminleri 218 Iu

C Vitamini 41,5 Iu

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ıspanağın besleyiciliği ile ilgili şunları yazmış: “Koenzim Q-10 popülaritesi sürekli artan, yıldızı hızla parlayan bir besin desteği. Bu besin desteğinin özellikle antioksidan gücü çok yüksek. C ve D vitaminleri gibi diğer antioksidanlarla uyum içinde çalışan Koenzim Q-10’un kalp kasını güçlendirdiği, damar yapısını desteklediği, diş etlerini tedavi ettiği ve güneş ışınlarının neden olduğu cilt yaşlanmasını önlediği ileri sürülüyor.

Ispanak, Koenzim Q-10 açısından zengin bir besin kaynağı. Ayrıca et ve deniz ürünleri tükettiğinizde de bu güçlü antioksidandan faydalanmış oluyorsunuz. Hazır sözü açılmışken, ıspanağın içinde bol miktarda bulunan diğer besinlere de bir göz atalım: Lutein (göze iyi geliyor), zeoksantin (cilde ve göze iyi geliyor), beta karoten (kanserden koruyor), alfa lipoik asit (bu değerli antioksidanın en bol bulunduğu besinlerin başında ıspanak yer alıyor), B, C, E vitaminleri, kalsiyum, demir, magnezyum ve çinko.”

EN ÇOK ŞEHİRLİLER YEMELİ

Çocuklar, yetişme ve gelişme çağındaki gençler, hastalık sonrası nekahet dönemlerinde bulunan kimseler, kansızlık çekenler, tüm kronik hastalıklara maruz kalanlar, deri hastalıklarından yakınanlar mutlaka ıspanak yemeli. İçindeki fosfor nedeniyle daha çok beynini kullananların daha fazla yemesi tavsiye ediliyor. İhtiva ettiği demir madeni alyuvarların oksijenlenmesi işlemini kolaylaştırdığı için hava kirliliğinin olduğu şehirlerde yaşayanlar onu daha çok yemeli. Bu sayede hem kafaları daha iyi çalışır, hem de özellikle kan hastalıklarına karşı korunabilirler.

ISPANAĞIN ZARARLARI

Ispanak yedikten sonra bazı çocukların ağzında kırmızılıklar meydana gelebilir. Bu çocuklara ıspanak yedirilmemelidir. Ayrıca böbrek rahatsızlığı olanlar da asla ıspanak yememelidir. Bazı kimseler pişmiş ıspanağın suyunu yemeğe eklerler, bu da doğru değildir, lütfen eklemeyiniz. Ispanağın tuz bakımından zenginliği ve özellikle oksalat fazlalığı nedeniyle gut hastaları, eklem yangısı olanlar, romatizması olanlar ile böbrek taşı düşürenler kesinlikle yememelidir.

KANSIZLARA BİR TARİF

Kansızlık çekiyorsanız karaciğer ızgarası ve tereyağıyla haşlanmış ıspanağı birlikte yiyiniz. İlaç gibi geldiğini göreceksiniz.

MİZACINIZ NEYDİ?

Şayet asabi bir mizaca sahipseniz ve bu haliniz sizi bitkin düşürüyorsa sakinleşmek için ıspanağa devam edin.

ISPANAĞIN FAYDALARI

- Bağırsaklar üzerinde mühim bir etkisi vardır dolayısıyla sindirimi kolaylaştırır.

- Midenin, karaciğerin, pankreasın, iç salgı bezlerini uyararak düzenler.

- Ten rengini güzelleştirir.

- Midede gaz toplanmasını ve mide şişkinliğini hızlıca giderir.

- Kuvvet kazanmak, kanlanmak, al dudaklı olmak isteyenler bol bol ıspanak yemeli.

- Diyabet, kanser, depresyon, kalp ve damar hastalıklarına karşı önemli bir direnç sağlar.

- Kemik gelişimi açısından da faydalıdır.

- Enerji verir, kasları güçlendirir.

- Kan yapımını artırdığı gibi pıhtılaşmayı da önler.

- Alzheimer hastalığına karşı savaşır.

- Hafızayı güçlendirir.

- Zayıflığın giderilmesinde, kabızlık ve peklik sıkıntısında faydalıdır.

- Şeker hastaları ise mutlaka yemelidir.

BİLMENİZ GEREKEN 10 ŞEY

1- Ispanak her bağ ve bahçede yetişir. Hayvan gübresi verilirse verimi artar.

2- Ispanağın yaprağı çarşı pazarda gördüğümüz kadar iri değildir. Onu iri kılan şey çok miktarda sentetik gübre, büyüme hormonu verilmiş olma ihtimalidir. İri yapraklı ıspanaklar yverine, küçük ve taze ıspanakları alın.

3- Çarşı pazardaki ıspanakların hemen hepsi F1 yani hibrit tohumdan üretiliyor. Bunlar yerine geleneksel / atalık / tabii tohumdan üretilenleri tercih edin.

4- Özellikle sıcak zamanlarda yeşillikleri diri ve taze göstermek için pis kaplardaki kirli sulara batırılıp çıkarılır veya üzerlerine bu sular serpilir. Bu ekoli vs mikropların çoğalıp yayılmasına neden olur. Islak yeşillikleri asla almayın.

5- Eskimiş, pörsümüş yeşillikleri almayın. Taze olanlarını tercih edin.

6- Bekletilmiş tüm yeşilliklerin besin değeri hızla düşer.

7- Ispanağı dolapların sebzelik bölümünde muhafaza edin. Daha uzun dayanmaları için alt kısımlarının bir kısmı su içinde kalacak şekilde bir temiz kaba dizin. İçine bir miktar temiz su ekleyin. Bu ıspanak ve diğer yeşilliklerin ömrünü uzatacaktır. Suyunu günlük değiştirin.

8- Aldığınız ıspanakları yemeden evvel altı delik bir kapta iyice yıkayın. Sonra ev yapımı sirkeli suda birkaç saat bekletin. Sonra delikli kaba alıp iyice tekrar yıkayın.

9- Pişirilmiş ıspanağı mutlaka soğumadan bitirin. Dolaba koyup ısıtıp yemeye kalkmayın. Isıtıldığında faydadan çok zarar verici hâle gelebilir.

10- Ispanağı yoğurtla birlikte yiyin, böylece besin değerini artırın.

ISPANAK YEMEĞİ NASIL YAPILIR?

Her yemeğin bir pişirme usulü vardır. Ispanağı çok pişirirseniz vitamin ve minerallerini kaybedersiniz. Ispanağı kendi suyu ile birlikte zeytinyağı eklenmiş tencerede kısık ateşte 5-6 dakika kavurun ya da buharda pişirin. Önce iyice yıkayın, bekletmeden doğrayın, doğradıktan sonra bekletirseniz besin değeri düşer. Çok küçük doğramayın, mümkün oldukça iri olmalı. Mümkünse bıçakla değil elle parçalayın. Yağ olarak yalnızca zeytinyağı veya tereyağı kullanın. Ispanağa asla sos eklemeyin.

ISPANAK EKİN

Bir bahçeniz varsa orada mutlaka elma ağacı olmalı. Ispanak, maydanoz, marul, tere, soğan, sarımsak da. Semiz otunu ekmeseniz de o size mutlaka gelir. Her şey her mevsim ekilmez. Bölgenize göre mart, nisan veya ağustos, eylül, ekim aylarında ekin. Aynı yere 3-4 defadan fazla ekmeyin, yerini değiştirmeyi ihmal etmeyin. Asla tarım ilacı/zehri kullanmayın! Hayvan gübresi dışında hazır gübre kullanmayın. Hayvan gübresini suda bekletip suyunu dökerseniz veriminiz artar. Tohumunuzu hazır tohumculardan asla almayın. F1/Hibrit tohumları hiçbir şartta ekmeyin. Ektiğiniz bir kısmını tohuma bırakıp, elde ettiğiniz tohumların en güçlü bireylerini yeniden ekin! Tazecik kopardığınız bu üründen daha kıymetlisi olamaz. Tarım zehirleri böcekleri değil, sizi zehirler. Kısırlaştırır, kanser yapar ve hatta öldürür. Bu ürünleri satanların sizi düşündüğü gibi yanlış bir hisse kapılmayın. Onlar sadece kazancını düşünür. Böceklerden korkmayın, tabiatı kendi dengesine bırakın, müdahale ederseniz zarar gören siz olursunuz!