Türk Dünyası Erdoğan’la sevindi

SAMİR BABAOĞLU
Abone Ol

Neredeyse tüm muhalif blokun Erdoğan’ı iktidardan düşürmek için kenetlenmesi ve Kılıçdaroğlu profilinin Türk Dünyası’nda olumsuz algı oluşturması, seçim öncesinde Türk Cumhuriyetlerinde çok yazılıp çizildi. Erdoğan’ın %52,16 ile seçimden güçlenerek çıkması, Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında bölgeye daha fazla ilgi ve alâka göstereceğinin, askerî, ekonomik ve siyâsî açıdan Türk dünyasında daha aktif olacağının bir işareti olarak görülüyor.

Erdoğan, geçtiğimiz asrın başından günümüze İslâm dünyasında iktidara gelmiş yöneticiler arasında, Müslüman halkın yaşantısına, ruh dünyasına ve hissiyatına en yakın devlet başkanı. İçtenliğiyle, hesapsızlığıyla, öfkesiyle, sevinciyle, hüznüyle… Bu derecede sevilmesinde, benimsenmesinde, kızılsa da yolun sonunda affedilmesinde, her ne yaparsa bir şekilde kalplere giden bir yol bulabilmesinde işte bu sır var. Böylesine güçlü bir ‘aura’, 100-150 yılda bir tarih sahnesine çıkar. Her milletten Müslüman, onu “kendilerini seyrettikleri bir ayna” gibi algılıyor ki, bu da meselenin bam telini oluşturuyor.

Bu ifadeleri Taha Kılınç, cumhurbaşkanlığı birinci tur seçiminden önceki gün Yeni Şafak’taki köşesinde dile getirmişti.

Bu gözlemleri birçoğumuz Müslüman ülkeleri ziyaret ederken bizzat müşahede ediyoruz. Türkiye’den çıkmayan ama her daim Erdoğan’ı destekleyenler bile “Erdoğan fenomeni”nin Müslüman ve Türk Dünyası için neler ifade ettiğini tam olarak anlayamazlar.

Azerbaycan’ın kalbi iki hafta boyunca Türkiye ile attı

Bir müddettir Azerbaycan’da çalıştığımız için seçimin birinci ve ikinci turu öncesi Azerbaycan halkının seçimlere nasıl kilitlendiğini çok açık bir şekilde görüyoruz. Sanki seçim Türkiye’de değil de Azerbaycan’da yapılıyormuş gibi hissediyorsunuz. İnsanlar zâten televizyon ve sosyal medyadan tüm gelişmeleri takip ediyor ama Türkiye’den gelmiş birinin ağzından duymak onu ayrıca rahatlatıyor. Erdoğan muhalifi birisiyle karşılaştığında da şaşkınlığını gizleyemiyor, “Sen nasıl görmezsin bunca yapılanı” deyip sitem ediyor.

Erdoğan, İkinci Karabağ Savaşı sonrası tabiri caizse küllerinden yeniden doğan Azerbaycan halkı için tüm diğer ülkelere kıyasla çok daha fazlasını ifade ediyor. Erdoğan’ın Türkiye Cumhurbaşkanı sıfatıyla ve güçlü kişiliği ile “kurtlar sofrası’ndaki Azerbaycan’a sahip çıkması, İran’a, Rusya’ya ve Ermenistan’ı destekleyen Batılı ülkelere karşı daima desteklemesi, şüphesiz sıradan Azerbaycanlı birisi için çok daha farklı bir mânâ taşıyor.

Azerbaycanlılar Erdoğan’la ilgili böyle düşüncelere sahipken, Azerbaycan’da iş yapan Türkiyeli iş adamlarının görüşleri birinci turda sandığa biraz daha farklı yansıdı. Bakü, Gence ve Nahçıvan’daki Türk konsolosluklarında kullanılan oyların %41,9’unu Kemal Kılıçdaroğlu aldı. İkinci tur seçimlerinde ise Erdoğan oyların %53.6’sını alırken, Kılıçdaroğlu %46.4’nü aldı.

Kılıçdaroğlu’nun Azerbaycan’sız ‘İpek Yolu’ projesi tepki çekti

Kılıçdaroğlu’nun seçim vaadi olarak “Ne Batı ne Doğu bu Türk’ün Yolu” diyerek paylaştığı Çin’e uzanan yol projesi Azerbaycan’da ciddi tepkilere neden oldu. Kılıçdaroğlu’nun gösterdiği haritada Azerbaycan’ı yok sayarak İran’dan geçen ve Çin’e uzanan bir yol projesine Cumhurbaşkanı Aliyev ciddi tepki gösterdi. Türkiye’yi Orta Asya’ya bağlayacak olan Zengezur koridorunu görmezden gelen Kılıçdaroğlu’nun bu vaadi, diğer Türk Cumhuriyetleri tarafından da şaşkınlıkla karşılanmıştı.

CHP liderinin açmak istediği ve Azerbaycan’ın olmadığı yolun 'dünyanın yükselen gücü olan Türk Devletleri Teşkilatı’nı tasfiye etme hamlesi' olabileceği, bazı uzmanlar tarafından dile getirilmişti. Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bir “Türk gücü”nün önümüzdeki 5 yıl içerisinde daha da dikkat çekeceği görülüyor.

Erdoğan’ın galibiyetinin netleşmesinden hemen sonra Bakü sokakları, Türkiye ve Azerbaycan bayraklarıyla dışarıya çıkan binlerce insanın sevinciyle dolup taştı. Bakü’deki Türk Büyükelçiliği önüne gelen çocuğundan yaşlısına binlerce insan sevincini elçilik önünde bekleyen polislerle birlikte kutladı. En son böyle bir sevince, Türkiye’nin 2002 Dünya Kupası’nda Senegal’e galip gelip, yarı finale çıktığı zaman şahit olmuştuk.

Kazakistan için güvenli liman

Azerbaycan’daki seçim atmosferi Türk dünyasının diğer bölgelerinde de neredeyse benzer şekilde yaşandı. Kazakistan’ın çeşitli şehirlerinde binlerce Kazak Türkü ve Türkiyeli Türkler aileleriyle birlikte Kazakistan ve Türkiye bayraklarıyla birlikte zafer coşkusunu sokaklara taşıdılar.

Kazakistan için Erdoğan’ın ezici bir üstünlükle tekrar Cumhurbaşkanlığına seçilmesi, Tokayev yönetiminin Rusya, Çin, Batı sıkışmışlığı arasında Türkiye’yi güvenilecek bir liman olarak değerlendireceği anlamına geliyor. Zîra seçim öncesinde Kazak basınına demeçler veren bazı yerel siyasi uzmanlar da bu konuyu gündeme getirdiler.

Kazakistanlı siyaset bilimci Daniyar Aşimbayev seçim öncesi verdiği bir demeçte, Türkiye'ye yeni bir Cumhurbaşkanı geldiğinde bu durumun Kazakistan’ın lojistik ve askeri-politik projelerini etkileyeceğini ifade ederek, Türkiye'deki seçim sonucunun Ortadoğu'yu, Avrupa ülkelerini ve Post Sovyet mekânını da önemli tesirleri olacağını belirtmişti.

Bu arada Kazakistan’da oy veren Türk vatandaşları enteresan bir gelişmeye imza attı. Diğer Türk Cumhuriyetlerinin aksine Erdoğan Kılıçdaroğlu’nun gerisinde kalarak %47,81 oy aldı. Tuhaf bir netice ortaya çıktı.

Güçlü Erdoğan Özbekistan için bir fırsat

Çin ve Rusya arasında dengeli bir politika yürütmeye çalışan Özbekistan için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar seçilmesi şüphesiz ülkenin dış politikası açısından oldukça önemliydi. Erdoğan’ın zafer sonrası ilk konuşmasında kendisini ilk arayan liderler arasında Mirziyoyev’i anması, Özbekistan- Türkiye ilişkilerine ne kadar önem verdiğinin göstergesiydi. Özbekistan, Türkiye ilişkileri özellikle Şevket Mirziyoyev’in 2016’da iktidara gelmesinden sonra oldukça hızlı gelişmeye başladı.

Mirziyoyev’in, İslam Kerimov döneminde Özbekistan yönetiminin Türkiye’ye ve Türk işadamlarına karşı uyguladığı kısıtlamaları göreve gelir gelmez hemen kaldırması ve Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında aktif rol alması, kendisini Orta Asya’nın önemli figürlerinden birisi haline getirdi. 14 Mayıs’taki seçimlerden hemen sonra Erdoğan’ın ikinci tura kalmasına rağmen Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın Erdoğan’ı arayıp Türk halkının istikrardan yana oy kullandığını belirtmesi oldukça önemliydi. 28 Mayıs’taki ikinci tur seçimlerinde Özbekistan’da Erdoğan’a %57 oy çıktığını ayrıca zikredelim.

Kırgızistan’da Erdoğan’a rekor oy

Birinci ve ikinci tur seçimlerinde Türk Cumhuriyetleri arasında Erdoğan’ın en fazla oy aldığı ülke Kırgızistan oldu. Genelde “FETÖ’cülerin en etkili olduğu ülke” olarak gündeme gelen Kırgızistan’da Erdoğan birinci turda %65,36 oy alırken, ikinci turda bu oran %71,34’e yükseldi. Sık sık devrim ve iktidar değişiklikleri ile gündeme gelen Kırgızistan’ın önümüzdeki günlerde Türkiye ile ilişkilerini daha da geliştirmesi konusunda hiçbir engel görünmüyor.

Neredeyse tüm muhalif blokun Erdoğan’ı iktidardan düşürmek için kenetlenmesi ve Kılıçdaroğlu profilinin Türk Dünyası’nda olumsuz algı oluşturması, seçim öncesinde Türk Cumhuriyetler’inde çok yazılıp çizildi. Erdoğan’ın %52 ile seçimden güçlenerek çıkması, Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında bölgeye daha fazla ilgi ve alâka göstereceğinin, askerî, ekonomik ve siyasî açıdan Türk dünyasında daha aktif olacağının bir işareti olarak görülüyor.