Yarışmayı “Emek” kazandı

HABER MASASI GERÇEK HAYAT 1 DAKİKADA OKUNUR

Vakıf Katılım’ın sponsorluğunda ESDER’in düzenlediği “Yaşayan Vakıf Eserleri” fotoğraf yarışmasında birincilik ödülü, yarışmaya “Emek” isimli çalışmasıyla katılan Gümüşhaneli fotoğrafçı Mustafa Zengin’e verildi. Yarışmanın sponsoru Vakıf Katılım Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran, “Ecdadımızı tanıtmak, ihya etmek için yola çıktık” dedi.

Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) tarafından Vakıf Katılım’ın sponsorluğunda düzenlenen fotoğraf yarışmasında ödüller sahibini buldu. Ortaköy’deki Mimar Sinan eseri Hüsrev Kethüda hamamında yapılan ödül töreninde Gümüşhaneli fotoğraf sanatçısı Mustafa Zengin’in “Emek” ismini verdiği fotoğrafı birinciliğe lâyık görüldü. Yarışmada ikincilik ödülünü Adem Karan, üçüncülük ödülünü ise Sami Uçan aldı.

“Yaşayan Vakıf Eserleri” fotoğraf yarışmasının ödül töreninde konuşma yapan Vakıf Katılım’ın Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran, bu projenin kendileri için çok önemli olduğunu dile getirdi. Oran; “Biz Vakıf Katılım’ı kurduğumuz zaman ilkelerimiz vardı ve bunlardan birisi de vakıf eserlerini ihya etmek diyeceğiz ve onaracağız. Tadilatını yapacağız. Ecdadın bu eserlerine hem sahip çıkacağız hem gelecek nesillere aktaracağız” dedi.

Yarışmada birinci olan Mustafa Zengin, 10 yıldan uzun süredir profesyonel fotoğrafçılık yapıyor.

Zengin, National Geographic dergisinin düzenlediği 2015 yılı uluslararası fotoğraf yarışmasında ‘Külekçi’ fotoğrafıyla ‘insan’ kategorisinde birinci olmuş ve pek çok ulusal-uluslararası yarışmadan ödülle dönmüş başarılı bir fotoğrafçı.

Birincilik ödülü alan fotoğrafın ise film gibi bir öyküsü var. Sanatçı Mustafa Zengin, fotoğrafın ve kahramanı olan amcanın hikayesini Gerçek Hayat’a anlattı:

Sanatçı Mustafa Zengin ödülünü alırken...

BİZİ BİRBİRİMİZE ALLAH GÖNDERDİ

“Amcayı bana Allah gönderdi. Beni de ona Allah yolladı diyebilirim. O bana model oldu, onun da o onda bazı sıkıntıları vardı. Taşköprünün olduğu yaylayı geçiş güzergahı olarak kullanıyor. Trabzon Çarşıbaşı’ndan gelip, Bayburt’un Soğanlıyaylasına gidiyor. Baharda bu bölgeden geçiyor ama köprünün olduğu yaylanın sakinleri tarafından buradan geçmesi istenmiyor. Hatta o geçiş sırasında kendisine zarar verirler mi diye tedirgin oluyor. Hatta tam ben yaylaya geldiğimde iri yarı bir köylüyle sorun yaşıyordu. Ben araya girdim. Ayırdım, köylüyü de uzaklaştırdım. Amca yaylayı geçip uzaklaşana kadar da onu yalnız bırakmadım.

AMCANIN HAYATINI BELGESEL YAPMAK İSTİYORUM

Amcanın hayatı çok dramatik. Bu fotoğrafı çektikten sonra Trabzon’a dönüşünde koyunlarını satmak istiyor ama dolandırıcıya denk geliyor ve bütün parasını kaptırıyor. Hayvancılığı da bırakmak zorunda kalıyor. Zaten Taşköprü’deki yaylanın sakinleri de koyun otlatma meselesinden amcayı orada istemiyorlar.

Amcayla halen görüşüyoruz. Ama son aradığımda telefonuna ulaşılamıyordu. Ben de meraklanmaya başladım. Başına kötü bir şey mi geldi diye. Yaşadığı beldeye gidip görüşmek istiyorum. Zaten amcanın hayatını da belgesel yapmak istiyorum.”