7 kişilik Lexus RX L, performans ve lüksü buluşturuyor

FERHAT AYDIN
Abone Ol

Yeni RX L, Lexus’un Avrupa’daki ilk yedi kişilik SUV modeli olarak segmentinde yepyeni bir pencere açıyor. RX modeline eklenen bu yeni model, aileler için önemli olan fonksiyonelliği, ekstra koltuklar ile artırıyor. Kendi kendini şarj eden hibrit motor seçeneğine sahip olan 7 kişilik RX L, Haziran ayından itibaren Türkiye’de de satışa sunulacak.

Lexus’un üstün işçilik kalitesine ve Omotenashi misafirperverliğine bağlı kalan RX L, genişletilen arka bölümüyle konfor ve kalite seviyesinden ödün vermeden çok yönlü olarak tasarlandı. Bununla birlikte her Lexus modelinde olduğu gibi detaylara çok fazla önem verildi.

Elektrikli olarak kontrol edilebilen arka koltuklar, tek bir düğmeyle açılabiliyor veya katlanabiliyor. Standart olarak sunulan deri döşeme, üçüncü sıra koltuklar için yer alan yeni üç bölgeli klima sistemiyle en arkada oturan yolculara da bağımsız bir kontrol sunuyor.

Uzayan gövdesiyle RX’in çekici tasarımı ve coupe tarzı duruşundan ödün verilmedi. Aynı zamanda aracın yüksek manevra kabiliyeti de korundu.

Lexus, RX modeliyle SUV segmentine öncülük etmeye devam ediyor. 20 yıl önce lüks SUV segmentini yaratan RX, 2005 yılında da kendi kendini şarj eden RX 400h modeliyle premium SUV segmentinde ilk hibrit motor seçeneğini sunarak, bir ilke daha imza atmıştı. Şimdi ise 7 kişilik RX L modeliyle hibrit teknolojisindeki gücünü devam ettiriyor.

Lexus ürün gamında şu ana kadar 2.7 milyon adetten daha fazla satış elde eden RX, markanın kalbi konumunda bulunuyor. Yeni RX L, modern ve geniş ailelerin ihtiyaçlarını karşılamasıyla birlikte segmentteki konumunu daha da güçlendiriyor.

Tasarım değişiklerinin yanı sıra eklenen yeni koltuklarla birlikte RX L, beş koltuklu RX’in güçlü performansını, dinamik sürüşünü ve ekipman seviyesini sunuyor.

Tamamen özel çizgiler

Lexus, başarılı RX SUV modelinin yedi kişilik versiyonunda pratikliğini ve konfor seviyesini artırmak için beş kişilik modelin üzerinde çalışmak yerine, tamamen özel bir gövde tasarladı. Tamamen yeni bir arka bölüm tasarımıyla birlikte arka aks uzatıldı. RX L, standart versiyona göre 110 mm daha uzadı ve içeride herkesin rahatça seyahat edebileceği bir alan oluşturuldu. Ayrıca üçüncü sıra koltuklara geçiş yapmak kolaylaştırıldı ve geniş diz/baş mesafesi elde edildi.

Arka baş mesafesi, arka camın daha dik bir açıyla yerleştirilmesiyle artırıldı. Böylece iç tavan çizgisi arkaya doğru yükselen bir yapıya sahip oldu. Aynı zamanda tasarımcılar, RX’in dikkat çekici coupe tarzı profilini bozmadan akıcı bir tasarım elde etmeyi başardılar.

RX L’nin ilk bakışta bir Lexus olduğunu belli eden özel ön panjuru etrafında şekillenen model, 5,000 metre uzunluğa, 1,685 mm yüksekliğe ve 1,895 mm genişliğe sahip oldu.

Konfor garantili RX L

Genellikle, yedi kişilik araçların, ekstra oturma alanı sağlamak adına beş kişilik modellerine koltuk eklenerek tasarlanması, kabin içinde dar bir oturma alanına sebep olur. Araçlarını Omotenashi misafirperverliğiyle tasarlayan Lexus ise, RX L modelinde tüm koltuklarında aynı konforu sunmayı amaçladı.

Beş koltuklu RX’in coupe tarzı profilini koruyan RX L’de, baş mesafesini artırmak için arka camın açısı dikleştirildi. Bununla birlikte ikinci sıra koltuklar yükseltilerek en arkadaki yolcuların ayakları için daha geniş alan sağlandı.

Üçüncü koltuğa ulaşmak, orta sıra koltukların üzerinde yer alan kolla gerçekleştiriliyor. Dış taraftaki ikinci sıra koltuk ileriye kayarak geçiş sağlanıyor. Araca iniş ve binişlerde, elbiselerin hasar görmesine/yırtılmasına sebep olacak hiçbir mekanizma bulunmuyor.

İkinci sıra koltuk, 40:20:40 olarak bölümlere ayrılmış ve RX L’nin uzun tasarımı sayesinde 150 mm aralıkta ileriye veya geriye kaydırılabiliyor. Lexus, üçüncü sıra koltuklarda da kaliteden asla ödün vermedi. Standart olarak deri döşeme koltuklara sahip RX L’de, en arka sırada bile özel klima kontrolleri ve bardaklıklar sunuluyor. RX L ısıtma ve soğutma için üç bölgeli klima sunuyor. Ayrıca en arkada iki USB girişi yer alıyor.

Konfor özelliğinin yanı sıra üçünü sıra koltukları kullanmak da son derece kolay. Sadece bir düğmeye basarak elektrikli olarak onları bagajın içine saklamak veya kullanmak için yerinden kaldırmak mümkün. Pratikliği artırmak adına RX L’de elektrikli bagaj kapağı ve sensör bulunuyor. Bu sayede kullanıcı, dokunmasına gerek kalmadan Lexus logosuna elini veya dirseğini uzattığında bagaj otomatik olarak açılıyor.

Lüks ve fonksiyonellik bir arada

Lexus RX L, kabininde lüksü ve fonksiyonelliği bir arada sunuyor. Geniş iç hacme sahip kabinde, sürücü ve yolcu için yüksek konfor seviyesi sağlanıyor. Öndeki koltuklar iyi bir baş mesafesi için alçakta konumlandırılırken, direksiyon açısıyla sürücünün sportif bir sürüş pozisyonu elde etmesi sağlanıyor. İkinci sıra koltuklarda uzayan aks aralığıyla geniş bir diz mesafesi sunulurken, istendiğinde koltuklar katlanarak daha fazla bagaj alanı elde ediliyor. İkinci ve üçüncü sıra koltuklar katlandığında, bagaj hacmi 1656 litreye çıkıyor.

Birçok saklama gözünün yer aldığı orta konsolda sunulan 12.3 inç’lik ekran (8 inç alternatifi de sunuluyor) sıra dışı bir görsellik ve kullanım kolaylığı sağlıyor. Hem sürücü hem önde oturan yolcular, menüler arasında kolaylıkla dolaşırken, aracın multimedya özelliklerini de hızlı bir biçimde kullanabiliyorlar. Ön cama yansıtmalı renkli gösterge ekranı ise hız, navigasyon gibi önemli bilgileri, sürücüye gözünü yoldan ayırmadan okuma imkanı tanıyor.

RX’in ses ve multimedya özellikleri de fark yaratacak nitelikte. Opsiyonel olarak sunulan 15 hoparlörlü Mark Levinson Premium Surround Sistemi ile konser salonu kalitesinde, en üst seviyede müzik deneyimi sunuluyor.

Kendi kendini şarj eden hibrit sistemi

RX 450hL’de kendi kendini şarj eden hibrit sistemi, 3.5 litrelik V6 benzinli motoru, elektrikli motorla birleştiriyor. 313 HP güç üreten sistem, hem performanslı hem de verimli bir sürüş sunuyor. 7 kişilik RX’in ortalama yakıt tüketimi 5.9 lt/100 km ve CO2 emisyonu 136 g/km.

RX 450hL, Lexus’un sofistike E-Four dört çeker sistemini kullanıyor. Arka aksa yerleştirilen elektrik motoru, virajlarda gerçekleştirilen hızlanmalarda daha çabuk ve geliştirilmiş hızlanma tepkileri getiriyor. Ön ve arka tekerlekler arasında yapılan tork dağılımıyla mümkün olan en iyi çekiş performansının elde edilmesini sağlıyor.