Bülent Cihantimur ifade verdi: Oğlum Türk hukuku önünde hesap vermeli

SENA YILDIZ
Abone Ol

İstanbul Eyüpsultan'da ehliyetsiz araç kullanarak bir kişinin ölümüne sebep olan yaşamını yitirdiği kazaya karışmasının ardından annesi tarafından yurtdışına kaçırılan 17 yaşındaki T.C.'nin babası şüpheli sıfatıyla ifade verdi.

İstanbul Eyüpsultan’daki orman yolunda 1 Mart Cuma gecesi yaşanan kaza ve sonrasında ehliyetsiz sürücü T.C.’nin, annesi yazar Eylem Tok tarafından önce Mısır’a ardından da ABD’ye kaçırılması Türkiye’nin gündemindeki yerini koruyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında 17 yaşındaki sürücü T.C.'nin babası Op. Dr. Bülent Cihantimur'un 'şüpheli' sıfatıyla 'suçluyu kayırma' suçundan ifadesi alınmak üzere savcılığa çağrıldığı öğrenildi.

Soruşturma kapmasında hakkında yurtdışı yasağı konulan Bülent Cihantimur kazayla ilgili Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na giderek ifade verdi. Cihantimur ifade verdikten sonra adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Bülent Cihantimur'dan yazılı açıklama

Yazılı açıklamasında 24 yıllık hekim olduğunu belirten Bülent Cihantimur, kaza gününü şöyle anlattı:

''Eylem Tok, 13 yıl önce boşandığım eski eşim olup; oğlumun annesidir. Birden fazla sağlık kuruluşunun üst düzey yöneticisi olmakla birlikte bu kuruluşlarda aynı zamanda uzman plastik cerrah olarak da çalışmaktayım. 24 yıllık hekimim. Kazanın gerçekleştiği gün, uzun süren bir ameliyat sonrası evime gidip uyudum. Eski eşim Eylem Tok’tan gelen telefon ile kazadan haberdar oldum. Kazadan yaklaşık 1,5 saat sonra Eylem Tok beni aramış. Bana telefon geldiğinde saat gece yarısıydı. Evim Mecidiyeköy’de, kliniğe çok yakın. Hemen bir taksiyle eski eşim Eylem ve oğlumun beraber yaşadıkları eve gittim. Oğlum üst kattaydı, şoktaydı ve konuşabilecek durumda değildi. Eylem de o sırada ev içinde dolaşarak telefon görüşmeleri yapıyordu. Oğlumun durumunu iyi görmediğim için onu öncelikle muayeneye götürüp acil müdahale gerektiren bir durumu olup olmadığını anlamak istedim.

"Kazada ölü ve yaralı hakkında bilgim olmadı"

Bu sırada kazada yaralı ya da ölü olduğu tarafımca da bilinmemekteydi. Eylemin telefonunu kapattım ve öncelikle şokta olan oğlumun acil müdahale gerektiren bir sağlık sorunu olup olmadığını anlayalım, sonra da ehliyeti olmadığı için avukatlara bilgi verip yapılması gerekenleri yapalım dedim. Oğlumu alıp orada bulunan elektrikli aracı kendim kullanarak, kliniğe gitmek için yola çıktım. Oğlumu alıp orada bulunan elektrikli aracı kendim kullanarak, kliniğe gitmek için yola çıktım. Bu sırada şirketimiz çalışanlarından Ayşe Ceren S.'yi bahçede gördüm.

''Eylem telefonlarımı açmadı''

Eylem Tok da Ayşe’nin aracına bindi ve arkamızdan gelmeye başladılar. Yolda oğlum ile konuşmaya çalışsam da kazanın etkisiyle dış dünyaya kapalı vaziyetteydi. Bu sırada kullandığım elektrikli araç önce uyarı verdi sonra da şarjı bitti. Bizi izleyen Eylem’in içinde olduğu araç yanımızda durdu. Oğlumu o araca geçirdik ve Eylem’e ‘siz kliniğe geçin çocuk hala şokta ben de şoförümüz Adem’i aradım onunla geleceğim hemen arkanızdan’ dedim. Adem yanıma geldi beni aldı ve kliniğe gittik. Kliniğe gittiğimizde kimse yoktu. Eylem’in oğlumu yurtdışına götürme planından, kazadaki yaralılardan kazanın büyüklüğünden ve ölüm olayının yaşandığından bu sırada haberim oldu. Eylem’i defalarca kez aramama rağmen telefonlarını açmadı ve en son telefonunu kapattı.

''Oğlum, Türkiye'de yargılanmayı kabul eder"

Oğlum, 16 yaşında; alkol, madde kullanmayan, kötü alışkanları olmayan bir çocuktur. Oğlum o gece yaşadığı şokun etkisinden çıktığında Türkiye’de yargılanmayı ve yaptığı bu hatanın hukuki bedelini ödemeyi kabul edecek bir çocuktur.

''Kazazede aile için elimden gelen ne varsa ömrümün sonuna kadar yapacağım"

Kaza sonrasında vefat eden Oğuz Murat Aci’nin ailesi ile temasa geçtim. Olanlar için çok üzgünüm. Kayıpların geri getirilemeyeceğini biliyorum. Bununla birlikte kazazede aile için elimden gelen ne varsa ömrümün sonuna kadar yapacağım. Oğlumun da Türkiye’ye gelmesi ve Türk hukuku önünde hesap vermesi gerektiğini düşünüyorum. Oğlumun Türkiye’ye gelmesi ve adalet önünde hesap vermesi için elimden geleni yapacağım. Tüm olanlardan dolayı çok üzgünüm. Bugün ben de çağrılmadığım halde kendi isteğim ile konuyla ilgili olarak ifade vereceğim. İfade vermeden önce kamuoyunu da konuyla ilgili olarak bilgilendirmek istedim.''

Yazar Eylem Tok ve oğlu için tutuklama kararı: Önce Mısır sonra ABD'ye kaçtılar
Jurnal.ist