Çin'e devir teslimin yıl dönümünde Hong Kong sokakları hareketlendi

ÇAĞRI SAÇARALP
Abone Ol

Hong Kong’un yönetiminin İngiltere’den Çin’e devredilişinin 22. yılında Hong Kong’da yüz binlerce kişi protesto gösterileri için sokaklara akın etti.

Hong Kong'un devir teslimini yıl dönümü törenlerine protesto gösterilerinin damga vurması bir süre önce Hong Kong yönetiminin suçlu ve şüphelilerin Çin’e iadesini kolaylaştıracak bir yasayı Meclis'e getirmesiyle ilişkilendiriliyor.

Hong Kong lideri Carrie Lam, günlerdir süren milyonlarca insanın katıldığı protesto gösterileri nedeniyle 'suçluların Çin'e iadesini kolaylaştıracak' yasa tasarısının süresiz olarak askıya alındığını açıklamıştı.

İngiltere ile Çin arasında 1984 yılında Londra’da imzalanan ‘Ortak Deklarasyon’la, Ada’nın Çin'e devri 1 Temmuz 1997 tarihinde gerçekleşirken, Hong Kong ‘Özel Yönetim Bölgesi’ ilân edildi.

Hong Kong’un yönetiminin İngiltere’den Çin’e devredilişinin 22. yılında Hong Kong sokakları yeniden hareketlendi. Yüz binlerce kişi yönetimlerinin Çin'e devredilişlerini protesto ediyor.

Hong Kong polisi sokaklardaki çok sayıda protestocuya biber gazı ve coplarla müdahale ederken Hükümet Sözcüsü çıkan olaylarda şu ana kadar 25 polis ve göstericinin yaralandığını açıkladı.

Bazı yolları trafiğe kapatan göstericilerin bugün akşam saatlerine yönelik olarak da yine büyük bir yürüyüş hazırlığında oldukları belirtiliyor. Göstericilerin bazı noktalarda Çin bayraklarını indirerek onun yerine Hong Kong bayrağının siyah versiyonunu astıkları ifade ediliyor.

Protestolara katılımın fazla olmasının nedeni tartışmalı yasa tasarısı

Devir teslimin yıl dönümü törenleri her yıl ufak çaplı protestolara sahne oluyordu; ancak bu sene bir süre önce Hong Kong yönetiminin suçlu ve şüphelilerin Çin’e iadesini kolaylaştıracak bir yasayı meclise getirmesi ülkede tansiyonu yükseltmiş ve gösterilere neden olmuştu.

Hong Kong yönetimi tören alanını değiştirdi

Hong Konglu siyasetçi ve yöneticiler, Çin Devleti temsilcileri ve özel konukların katıldığı ve yüksek güvenlik önlemleri altında gerçekleşen tören, tören alanı yerine kongre merkezine alındı. Hükümet, bu kararın protestolar değil hava durumu nedeniyle verildiğini ileri sürdü.

Hong Kong Özel İdari Bölge Baş Yöneticisi Carrie Lam, törende yaptığı konuşmada, uzun süredir devam eden gösterilerin kendisine gençleri ve vatandaşları dinlemesi gerektiğini gösterdiğini kaydetti.

Hükümetin aslında iyi niyete sahip olduğunu belirten Lam, "Bu durumdan ders çıkaracağım ve şunu temin ederim ki hükümetin gelecekteki çalışmaları halkla daha yakın olacak, onların beklentilerine, düşüncelerine ve amaçlarına daha duyarlı olacak." diye konuştu.

Öte yandan, tören salonunda Lam'ı protesto eden ve onun istifasını isteyen Meclis Üyesi Helena Wong, polis tarafından dışarı çıkarıldı.

Protestocular Hong Kong'daki Yasama Konseyi'nin cam duvarlarını yıkmaya çalışıyor.

Fotoğraf: Vincent Yu / AP

Protestocular, hükümetin yasa tasarısını iptal etmesi, göstericilerle polis arasında gerçekleşen çatışmaları isyan olarak tanımlamaktan vazgeçmesi, göstericilere güç kullanan polisleri cezalandırması ve protestoculara yönelik tüm suçlamaları düşürmesi taleplerinin yerine getirilmesi için gösterilerine bugün de parlamento binası önünde devam edeceklerini belirtti.

Bir protestocu Hong Kong için yasını sembolize etmek için siyah bir bayrak tutuyor

Fotoğraf:Kin Cheung /AP


Ne olmuştu?

Geçen ay yüz binlerce gösterici 'suçluların Çin'e iadesini kolaylaştıracak' yasa tasarısını protesto etmek için sokaklara akın etmiş, Hong Kong’un ana caddelerini trafiğe kapatarak, hükümet bölgesine giriş çıkışlara engel olmuştu. Protestolar sırasında 79 gösterici yaralanmış, 11 kişi de gözaltına alınmıştı.

Protestoların ardından Hong Kong özerk yönetimi Yasama Konseyi, tasarının ertelenmesini gündemine almıştı. Yerel medyaya yansıyan haberlere göre; son günlerde danışmanları Hong Kong'un lideri Carrie Lam'a tasarıyı askıya alma yönünde tavsiyede bulunmuştu.

Hong Kong'un lideri Carrie Lam basın toplantısında konuştu

Hong Kong'un lideri Carrie Lam basın toplantısı düzenleyerek yasa taslağının süresiz olarak askıya alındığını duyurdu.

Yasanın toplumda ciddi ölçüde ayrışma yarattığını aktaran Lam, hükümet içinden “durup düşünmesi” yönünde çağrılar aldığını belirtti.

“Açıklama ve iletişim bakımından eksiklikler bulunduğunu itiraf etmek zorundayım” diyen Lam, “Hong Kong’un çıkarlarını akılda tutmak zorundayız” dedi.

Protesto gösterilerine kaç kişi katıldı?

Gösterileri düzenleyenler, yürüyüşe bir milyona yakın kişinin katıldığını, polis ise sayının en fazla 240 bin olabileceğini söyledi.

Göstericiler söz konusu düzenlemenin Hong Kong'da muhalif isimlerin hedef alınması ile sonuçlanacağından endişe duyuyordu.

Yasa değişikliği neleri değiştirecekti?

Tasarıda Çin, Tayvan ve Macau'daki yetkililerin cinayet ve tecavüz gibi suçlarla yargılanan şüpheliler için iade başvurusu yapmasına izin verilmesi, son kararı ise her davayı özel olarak inceleyecek mahkemelerin vermesi öngörülüyordu.

Zaman zaman gerginliklerin yaşandığı protestolarda polis biber gazı kullandı.

Tasarıda siyasi ya da dini suçlardan yargılanan kişilerin iade edilmeyeceği belirtiliyor.

Polisler, göstericilere tazyikli suyla müdahale ediyor.

  • Hong Kong hükümeti sadece hapis cezası en az 7 yıl olan mahkumların iade edilmesi gibi bazı tavizlerle Hong Kongluların tepkilerini azaltmaya çalışsa da, özerk bölgede büyük çoğunluk insanların Çin'in yargı sistemi altında keyfi gözaltılar, adil olmayan yargılama süreçleri ve işkenceye maruz kalacağından endişeli olduğunu ifade etti.

Bir protestocu yolda boyanmış Long Live Hong Kong (Çok yaşa) kelimelerinin olduğu caddede yürüyor.

Fotoğraf:Kin Cheung/ AP

Hong Kong Parlamentosunda kavga çıkmıştı

Hong Kong Parlamentosunda, geçtiğimiz aylarda değişikliğe karşı çıkan milletvekilleriyle değişiklik yanlıları arasındaki kavgada çok sayıda milletvekili yaralanmıştı.

Muhalifler, iade yasasında yapılacak bu değişikliğin, Hong Kong'un özgürlüklerini ortadan kaldırılacağını savunuyor.

Hong Kong parlamentosunda, şüphelilerin yargılanmak üzere Çin'e gönderilmesine izin verecek biçimde yasal değişiklik yapılması görüşmeleri sırasında kavga çıktı.

Muhalifler, yasanın çıkması halinde bunun, Çin'in Hong Kong'daki siyasi muhalifleri hedef almasıyla sonuçlanacağından endişe ediyor.

Çin devlet medyası tasarıya nasıl bakıyor?

Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı China Daily gazetesinde bazı Hong Kongluların "muhalefet kanadı ve onların yabancı müttefiklerinin oyununa geldiği", tasarının uzun vadede Hong Kong'u "suçlular için güvenli bir liman" olmaktan çıkaracağı ve her adil insanın tasarıya destek vermesi gerektiğine ilişkin ifadeler yer alıyor.

Tasarı neden gündeme gelmişti?

Tasarı, geçtiğimiz yıl 19 yaşındaki Hong Konglu bir adamın 20 yaşındaki hamile kız arkadaşını Tayvan'da tatilde olduğu sırada öldürdüğü iddiaları sonrası gündeme geldi.

Bazı göstericiler meclis binasına girmeye çalıştı.

Tayvan'dan kaçan şüpheli geçen yıl Hong Kong'a döndü. Hong Konglu yetkililer, Tayvanlı yetkililerin iade talebine karşın iki ülke arasında bir iade anlaşması olmadığı gerekçesiyle bunu yapamayacaklarını söylediler.

Protestolarda neler yaşandı?

Yüzbinlerin katıldığı yürüyüşler genel olarak barışçıl geçti. Hong Kong'ta protesto gösterilerine avukatlardan öğrencilere, iş insanlarından dini gruplara pek çok kesimden insan katılım gösterdi.

Göstericiler şehrin doğu-batı hattında ilerleyen önemli ana yollarından Lung Wo Road'un çevresinde toplandı.

Göstericiler protesto esnasında "Şeytani tasarıyı iptal et" ve "Çin'e iadeye karşı çık" yazılı pankartlar taşıdı.

Göstericiler Çin karşıtı pankartlar taşıdı.

Göstericilerden bazıları ile polis arasında arbede çıkarken, bir grup maskeli gösterici Meclis binasına girmeye çalıştı. Güvenlik görevlileri meclis binasına girmeye çalışan göstericilere biber gazı ve coplarla müdahale etti.

Protestoların simgesi şemsiyeler oldu.

Tasarıya dış dünyanın tepkisi ne yönde olmuştu?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Kanada da tasarıdan duydukları endişeyi dile getirirken, tasarının Hong Kong’da yaşayan İngiltere ve Kanada vatandaşlarına olası etkisine yönelik çekincelerini ifade ettiler.

Hong Kong’un son İngiliz Valisi Chris Patten

Hong Kong’un son İngiliz Valisi Chris Patten de yasa tasarısıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, bunun uluslararası bir ticaret merkezi olan Hong Kong’un hukuk devleti kimliğine, istikrarına ve güvenliğine vurulmuş "korkunç bir darbe" olduğunu dile getirdi.

Tayvan sorunu çerçevesinde ABD-Çin arasında gerilim artar mı?
Gündem

Tepkilerin odağındaki Hong Kong lideri Carrie Lam kimdir?

Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde 2017 yılının mart ayında yapılan başyönetici seçiminden zaferle ayrılan Carrie Lam, Pekin merkezi hükümeti ve Hong Kong halkına bağlılık yemini ederek görevi selefi Leung Chun-ying'den devralmıştı.

Eski bir İngiliz kolonisi olan Hong Kong'un ilk kadın başyöneticisi olan Lam, "Hong Kong'u halkının hayatından hoşnut olarak yaşayacağı bir yer yapmayı amaçladığını" ifade ediyor.

Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde Mart 2017'de yapılan başyönetici seçiminden zaferle çıkan Carrie Lam, Temmuz 2017'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in (sağda) huzurunda Pekin merkezi hükümeti ve Hong Kong halkına bağlılık yemini ederek görevi selefi Leung Chun-ying'den devralmıştı.

Hong Kong'da yaklaşık 40 yıllık kamu hizmeti bulunan Lam, 26 Mart 2017'de bin 194 üyeli seçim komisyonunun yaptığı başyönetici seçiminde 777 oy alarak bölgenin yeni lideri olmaya hak kazanmıştı.

Liderliğine kesin gözüyle bakılıyordu

Etkili ve pragmatist yönetici karakteriyle bilinen Carrie Lam'ın, Pekin yönetimi tarafından desteklendiği için bölgeyi gelecek 5 yılda yönetecek lider olarak seçilmesine kesin gözüyle bakılıyordu.

Kapitalist ekonomi modeli ve "üst seviyede özerklik" yapısını koruması koşuluyla bölgeyi 1997'de İngiltere'den devralan Çin, Hong Kong liderinin halk tarafından seçilmesi yerine geniş temsilli bir komite tarafından kendi belirleyeceği adayların oylanacağı bir sistemi uyguluyor.

Gözlemciler her ne kadar "tek ülke iki sistem" ilkesiyle idare edilse de Çin hükümetinin, Carrie Lam üzerindeki etkisini sürekli artırdığı vurgulanıyor.

Egemenliği İngiltere'den Çin'e devredilen Hong Kong'un siyasi yapısı

İngiltere ile Çin arasında 1984 yılında Londra’da imzalanan ‘Ortak Deklarasyon’la, Ada’nın Çin'e devri 1 Temmuz 1997 tarihinde gerçekleşirken, Hon Kong ‘Özel Yönetim Bölgesi’ ilân edildi.

Çin tarafının görüşmelerde gündeme getirdiği ‘tek devlet iki sistem’ kavramı da böylece uluslararası siyaset literatüründe yerini aldı.

İlk etapta, ‘sömürge’ kelimesinin içerdiği olumsuzluk dikkate alındığında Hong Kongluların bu devir işleminden hoşnut olması beklenebilirdi. Ancak aradan geçen yirmi yıllık süre zarfında Hong Kong toplumunda tam aksi istikamette bir psikolojik ve toplumsal tepkinin gündeme geldiğinden, giderek artan bir gelecek endişesi ve hatta korku halinden bahsetmenin mümkün olduğu konuşuluyor.

Çin'in hâkimiyeti altına giren Hong Kongluların sivil özgürlükleri sayesinde Çinlilerden farklı hayatlar sürebiliyor.

Yaklaşık 7 milyon insanın yaşadığı Hong Kong’da, Çin Halk Cumhuriyeti’nin aksine basın ve gösteri özgürlüğü uygulanıyor.

Dünyanın en pahalı kenti Hong Kong

  • Yönetim danışmanlığı firması Mercer, her yıl gerçekleştirdiği ‘Yaşam Maliyeti Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı.
  • Yurtdışındaki çalışanlara ödenecek ücretler konusunda hükümetler ve çokuluslu şirketlere rehberlik eden ‘Mercer Yaşam Maliyeti Araştırması’, 5 kıtada 209 şehirde gerçekleştirildi.
  • Her şehirde konut, ulaşım, yiyecek, giyim, ev eşyası ve eğlence dahil olmak üzere 200’den fazla kalemin karşılaştırmalı maliyetlerinin ölçüldüğü araştırma sonuçlarına göre, 2019 yılının en pahalı şehri Hong Kong oldu.

2014 yılında şehirde yaşanan demokrasi yanlısı 'Occupy' (İşgal) hareketi

2014 yılında Çin'in, özel yönetim bölgesi Hong Kong'ta demokratik reformlara izin vermemesi üzerine başlayan olaylar sonrası 'Occupy Central' hareketi, Hong Kong'un merkezinde hükümet binalarının önünde oturma eylemi yapmıştı.

Öğrenciler ve demokrasi yanlısı eylemcilerin bu yürüttüğü kampanyalar daha sonra kitlesel gösterilere dönüşmüştü.

Oturma eylemi yapan göstericiler

Protestolara Çin yönetiminin özel idari bölgesi Hong Kong için açıkladığı seçim reformu yol açmıştı. Zira Hong Kong'un yönetim başkanının 2017'de halk tarafından seçilmesini öngören yasa, adayların Pekin'e yakın bir komite tarafından belirlenmesini öngörüyordu.

Pekin'in siyasi baskılarını protesto edenler, kentin finans merkezine giden yolları trafiğe kapatmıştı.

Gösteriler temelinde, demokrasi yanlılarının oluşturduğu Occupy Central'ın (Merkezi İşgal Et) başlattığı bir sivil itaatsizlik hareketi yer alıyordu. Merkezi İşgal Et'in uzun adı Occupy Central with Love and Peace (Aşk ve Barışla Merkezi İşgal Et).

Protestolar sırasında sarı şemsiyeler Hong Kong'da demokrasi hareketinin simgesi olmuştu.

Kampanyayı yürütenler siyasi reform ve uluslararası standartları karşılayan ölçüde demokratik seçimler talep etmişti.