Doğu Guta'dan çıkmak zorunda kalanların sayısı 56 bini geçti

SÜHEYL BURAK DEMİRHAN
Abone Ol

Suriye'de Beşşar Esed rejiminin ablukasındaki Doğu Guta bölgesinde muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesinden zorunlu tahliyeler devam ediyor.

Suriye'de Beşşar Esed rejiminin ablukasındaki Doğu Guta bölgesinde muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesinden zorunlu tahliyeler devam ediyor.

Doğu Guta'dan çıkan 18'inci, Duma'dan çıkan 6'ncı konvoyda, muhalif askerler ve ailelerinin yanı sıra kimyasal saldırıdan etkilenenler de yer alıyor.

85 otobüslük konvoyda 1021'i kadın, 1500'ü çocuk toplam 3 bin 860 kişi Bab ilçesine güvenli bir şekilde vardı.

3 ambulans da acil durumlar için konvoya eşlik etti.

Duma'dan gelenler, Bab'dan Azez ilçesine geçerek geçici barınma merkezlerine yerleştirilecek.

Doğu Guta'da muhaliflerin elinde bulunan son kale olan Duma'da tahliyeler sürecek.

22 Mart'ta başlayan zorunlu tahliyeler kapsamında Haresta, Arbin, Zemelka ve Ayn Terma bölgelerinden sivilleri ve askeri muhalifleri taşıyan 12 konvoy İdlib ve Halep'in batı kırsalına ulaşmıştı.

2 Nisan'da ise Duma ilçesinden ilk tahliyeler başlamış ve bölgeden 2-5 Nisan'da sivilleri ve yaralıları taşıyan 4 tahliye konvoyu ilçeden ayrılmıştı.

Duma ilçesinden ayrılan en son kafile 5 Nisan Perşembe günü Fırat Kalkanı Harekatı bölgesindeki Bab ilçesine ulaşmış ve daha sonrasında ilçeden tahliyeler durmuştu.

Rejim güçlerinin 7 Nisan'da Duma ilçesine düzenlediği kimyasal silah saldırısında 78 sivilin ölmesinin ardından Duma ilçesindeki askeri muhalif grup Ceyşül İslam ile Rus yetkililer arasında tahliye görüşmeleri başlamıştı.

Son konvoyla şimdiye kadar Doğu Guta'dan çıkmak zorunda kalanların sayısı 56 bini geçti.

Doğu Guta bölgesinde muhaliflerin kontrolündeki son nokta Duma ilçesinde halihazırda yaklaşık 100 bin kişi abluka altında yaşıyor.

Tahliyeye giden süreç

Esed ve destekçileri, Rusya'nın hava desteğini alarak muhaliflerin kontrolündeki Doğu Guta'yı ele geçirmek için 19 Şubat'ta harekete geçmişti.

Bu tarihten itibaren rejim ve Rus savaş uçakları, yaklaşık 400 bin sivilin yaşadığı bölgeye havadan ve karadan saldırıları yoğunlaştırmıştı.

Saldırılar sonucu çok sayıda sivil yaşamını yitirirken, evleri yıkılan ve sürekli saldırılara maruz kalan binlerce sivil, sığınak ve bodrum katlarına saklanmıştı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 24 Şubat'ta aldığı ancak başlama süresi belirtilmeyen ateşkes kararına rağmen rejim ve destekçilerinin yoğun saldırısı altında kalan Doğu Guta'da sivil ölümleri devam etmiş, uluslararası toplumun girişimleri sonuç vermemişti.

Ayrıca Rusya, BMGK kararının ardından 27 Şubat'ta ateşkesin her gün yerel saatle 09.00-14.00 (TSİ 10.00-15.00) arasında geçerli olacak şekilde başladığını ilan edip rejimin buna uyacağını ileri sürmüştü.

Ancak rejim güçleri, BMGK ve Rusya'nın ateşkes karalarına rağmen saldırılarına ara vermemiş, 3 Mart'tan itibaren bölgeye kara operasyonu başlatmış ve sivil yerleşimleri bombalamayı sürdürmüştü.

Rejim ve destekçileri, 11-12 Mart'ta Doğu Guta'nın doğusundan batısına doğru ilerleyerek Haresta ilçesini de kuşatmış ve Doğu Guta bölgesini üç parçaya bölmüştü.