Ezan, çan, hazan: Kuzguncuk

RECEP TAYYİP ÇELİK
Abone Ol

İstanbul’un en eski semtlerinden Kuzguncuk, rengârenk kavramını hem madden hem de manen yaşamama fırsat sundu. Tarihi dokusunu koruyan renkli evleriyle ve tüm kutsal dinlerin iç içe geçmiş haliyle şehrin ortasında bir ütopyayı andıran semti GZT Instagram hesabı aracılığıyla sizler için gezdim.

Hafta sonu ya da okuldan/işten çıktıktan sonra İstanbul’da nostaljik dakikalar yaşamak isteyen herkes için en uygun yer olan Kuzguncuk, mahalle kültürünü, esnaflık geleneğini ve mimari yapısını koruyabilen nadir semtlerimizden biri. Günümüzde özellikle de düğün fotoğrafçılarının uğrak mekânı olan Kuzguncuk özelinde sizler için kahvaltıdan akşam yemeğine kadar zaman geçirebilecek bir gezi rehberi hazırladım.

0.

Eminönü’den vapurla Üsküdar’a geçip yaklaşık on dakikalık yürüme mesafesiyle Kuzguncuk’a ulaştım. Daha mahallenin girişinden itibaren ‘kendine özgü’ imajını hissettim.

0.

Yol üzerindeki Üsküdar Tekel Sahnesi gözümden kaçmadı tabii; eski tekel fabrikası 1950’lerde restore edildikten sonra 2009’da Devlet Tiyatrolarına devredildi. Bu yıl 10. Kuruluş yıldönümü! Sahnede birbirinden güzel tiyatro oyunları ve müzikaller sergileniyor:

0.

Semte tekrar dönüş yapacak olursak, Kuzguncuk’a varır varmaz ilk iş güzel bir kahvaltı mekânı aradım, denizde kum Kuzguncuk’ta kahvaltıcı… ama seçimim La Mekan Cafe oldu. 50 TL karşılığında iki kişilik kahvaltı sipariş ettikten sonra mekânın dekoruna dalıp gittim, neyse ki servis hızlıydı, kahvaltı da en az dekor kadar güzeldi.

Kahvaltıdan sonra mekânın yakınındaki Agios Pantelemon Rum Kilisesi’ni ziyaret etmemle gezim tam olarak başlamış oldu. Kuzguncuk’un en eski kiliselerinden biri olan yapı, uzun çan kulesi ve yemyeşil bahçesiyle dikkat çekiyor.

0.

Biraz ilerledikten sonra karşıma çıkan ‘Ilya’nın Bostanı’ belediye ve semt sakinlerinin işbirliğiyle geniş bir hobi bahçesine dönüştürülmüş. İmece usulüyle işleyen bu bostanı bölge okullarının öğrencileri de sık sık ziyaret ediyormuş. Bostanın tam kenarında aynı ismi taşıyan bir kafe var.

0.

Tarihi dokusuna en ufak hasarın bile verilmediği binaların arasında gözüme ilk çarpan ‘Perihan Abla’ dizisinde kullanılan asmalı yapı oldu. Binanın bulunduğu sokağa Perihan Abla ismi verilmiş. Bu semtte çekilen bir diğer dizi de ‘Ekmek Teknesi’ydi. İşte dizideki ailenin ekmek teknesi olan o fırın:

0.

Dinlerin ve kültürlerin sentezlendiği semt diye boşuna dememiştim; semtte yan yana olan Kuzguncuk Camii ve Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi ‘kardeş’ yapılar. Şöyle ki, yapımına 1952 yılında başlanan camii inşaatı sırasında Ermeni kilisesi maddi yardım yapmış.

Beth Yahov Sinagogu ise Ramazan aylarında verdiği iftar yemekleriyle dünyanın farklı yerlerinden gelen farklı dinlere ve kültürlere mensup insanları bir araya getiriyor.
0.

Son olarak semtin herhangi bir kafesinde kahvelerimi içip bu güzel mahalleyi terk etmiştim. 2 kişilik bir Kuzguncuk gezisi yaklaşık 100 TL’yle sonlandı.