Faizin artmasını kim ister, kim istemez?

HİKMET YALÇINKAYA
Abone Ol

Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 625 baz artırarak 17.75'ten 24'e çıkarttı. Faiz kararının açıklanmasının ardından dolar kuru aşağı yönlü eğilim göstererek 6.01 seviyelerine indikten sonra tekrar 6.15 bandında işlem görmeye başladı... Peki faiz kararına tepkiler nasıl oldu? Faizin artmasını kim neden ister? İşte detaylar...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün TESK Genel Kurul Toplantısı'nda döviz kuruna ilişkin, "Dalgalanmayı önlemeye yönelik yeni adımlarımız olacak" açıklamasında bulundu.

İsraf ekonomisi değil, üretim ve verim ekonomisine geçiyoruz” diyen Erdoğan, "Faiz konusunda hassasiyetim değişmedi. Merkez Bankası bağımsızdır. O kendi kararını kendisi alır.” İfadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Bugüne kadar Merkez Bankası'nın açıkladığı enflasyon oranlarını tutmadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İddia ile söylüyorum, faiz ve enflasyon bir sebep-netice ilişkisi olarak masaya yatırdığınız zaman faiz sebeptir, enflasyon neticedir.” dedi.

Merkez Bankası'ndan faiz hamlesi geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının ardından Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 625 baz artırdığını açıkladı.

  • Piyasalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 625 baz puan artışla yüzde 17,75'ten yüzde 24'e çıkartmasını beklemiyordu.

Merkez Bankası’nın faiz artırımı ne anlama geliyor?

Merkez Bankası'nın 625 baz puanlık faiz artışı dolar kurunu 6.43 seviyesinden 6.01 seviyesine kadar düşürdü. Yeniden yükselişe geçen kur, 6.15 civarında seyrediyor.

Faiz nedir?

  • Kaba tabirle faiz, paranın kirası anlamına gelmektedir. Bankalara bir kimsenin belli bir süre işletilmek üzere ödünç verdiği paranın kullanımına karşılık olarak alınan karına faiz denir.

Faizin artmasını kim ister, kim istemez?

İnsanların, kurumlara verdikleri birikimlerini en yüksek fiyat-faizden vermek istemeleri doğal olmakla birlikte, parayı kiralayacak kurumlar, en düşük kira-faiz ile, borçlanmak istemektedir. Borçlanacak olan kişinin para ihtiyacı, borçlanma zorunluluğundan dolayı ise kira-faiz oranı yükselecektir. Borçlanacak olan ne ölçüde borçlanmak zorunda (mecburiyetinde) ise, kira-faiz de o kadar yükselir. Borçlanacak olan yüksek kiraya-faize razı gelmek zorunda bırakılır!

Faizin artmasını kim istemez?

Borçlular, borçlanacaklar, tüketici kredisi kullananlar, kart borcu olanlar, KOBİ’ciler, büyük sanayiciler faizin yükselmesini istemezler.

  • Bankalardan kredi kullanmayı düşünenler faizinin yükselmesini istemezler.

Ticarette kredili alışveriş düzeni olduğundan; faiz artınca, bu sistemde ödemeler durma noktasına gelebilmektedir bu da ticaretle uğraşanların faiz istemeyeceği anlamına gelir.

Borsada parası olan yerliler ve yabancılar faizin yükselmesini istemezler. Faiz yükseldikçe borsada fiyatlar geriler veyahut artış göstermez.

Devletin sattığı bono ve tahvilleri satın alanlar faizin yükselmesini istemezler. Çünkü faiz yükselince bono ve tahvilin fiyatı geriler.

Bankalar faizin yükselmesini istemez. Faiz yükselince kaynak maliyetleri artar. Krediler riskli hale gelir.

Merkez Bankası faiz artışını istemez en büyük sebebi ise enflasyonun kontrolü zorlaşır.

Faiz arttıkça borsaya, bonoya, tahvile para bağlayan yabancılar ve bankalar zarar ediyor.

Yüksek faizi kim istiyor

Türkiye’de büyük miktarda nakit birikimi olan ve bu birikimlerini banka hesaplarında muhafaza edenler faiz artışını istiyor.

ABD'yi 'tehdit' eden kasırgalar isimlerini nereden alıyor?
Gündem