Hüseyin Avni Paşa'nın torunları devasa arazi için dava açtı

HABER MASASI
Abone Ol

Osmanlı sadrazamlarından Hüseyin Avni Paşa'nın 4'üncü kuşak torunları, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün (FSM) Anadolu Hisarı'ndaki ayaklarının olduğu 113 dönümlük arazinin dedelerine ait olduğu gerekçesiyle dava açtı.

Osmanlı'da Abdülaziz'in padişahlığı döneminde sadrazamlık yapan Hüseyin Avni Paşa'nın mirasçıları, FSM'nin Anadolu yakası tarafında yer alan ve içinde 30- 35 villanın da bulunduğu 113 dönümlük arazinin dedelerine ait olduğu gerekçesiyle veraset ilamı davası açtı.

Hüseyin Avni Paşa'nın oğlundan gelen 16 mirasçının davasına, kayıp kızının mirasçısı 30 kişi daha eklendi.

İstanbul 18'inci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava hakkında bilgi veren Keleşoğlu Danışmanlık firması sahibi Faruk Keleş, Osmanlı'da Sadrazam Hüseyin Avni Paşa'nın Isparta'nın Gelendost ilçesine bağlı Yakaavşar beldesinden olduğunu belirterek, "Şu anın genelkurmay başkanı olarak düşünün. Abdülaziz'i tahttan indirir ve buradaki öldürme- intihar olaylarına katılır ve Abdülaziz Han'ın kayınbiraderi Çerkez Hasan tarafından da vurulur" dedi.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün havadan bir görünümü

Hüseyin Avni Paşa'nın, FSM'nin Anadolu Hisarı kısmındaki ayağının bulunduğu alanda taşınmazları olduğunu aktaran Keleş, şunları söyledi:

  • "Osmanlı tapuları. Avni Paşa'nın normalde 3 çocuğu vardır, 1 oğlu Fuat Bey ile Fatıma Hayriye ve Şerife Hediye adlı 2 kız. Oğlu normalde nüfus kütüklerinde sabit gözükür ama 2 kızı gözükmez. Bir kızı zaten çocuksuz ölmüştür, diğer kızı Şerife Hediye de nüfuslarda gözükmediği için bu malları alamamış. Kız soyu bulunamadığı için veraset ilamını çıkaramamışlar ve hak sahipleri de mirastan faydalanamamış"

Hüseyin Avni Paşa'nın İstanbul'da çok ciddi mal varlığı bulunduğuna dikkati çeken Keleş sözlerini şöyle sürdürdü:

  • "Kayıp kızı, 1817'ye ait tapu belgesi Osmanlı arşivlerinde bulunan tahrir kayıtlarında ortaya çıktı. Arşivde yaklaşık 3 ay önce bulduk. Yaklaşık 14 ay önce İstanbul 18'inci Asliye Hukuk Mahkemesi'ne oğlu Fuat Bey'in mirasçısı 16 kişi adına, yaklaşık 6 ay önce sahibi bilinmediği için kayyum atanan Beykoz, Anadolu Hisarı 604 ada 1 parseldeki 113 bin 761 metrekare arazi için veraset ilamı davası açtık. 3 ay önce kızının da tespitiyle Şerife Hediye soyundan gelen yaklaşık 30 mirasçı da 25 gün önce davaya müdahil oldu. Şimdi bilirkişi tarafından bu kişilerin soy araştırmaları, kimlik tespiti yapılıyor"

Veraset ilamı nedir?

Veraset ilamı ya da mirasçılık belgesi kişilerin noter ya da mahkeme kararı ile mirasçı olduklarını resmi olarak gösteren bir belgedir. Noterden veraset ilamının alınabilmesi için soy bağının bulunması gerekir. Aksi durumda Sulh Hukuk Mahkemeleri’ne başvurularak veraset ilamının mahkeme yolu ile çıkarılması gerekmektedir.

Veraset ilamı nasıl alınır?

  • Veraset ilamını noterden alabilmek için T.C kimlik numarasının yer aldığı kimlik kartı, vekil aracılığı ile başvuru yapılıyorsa vekaletname örneği ve ek olarak noterde bulunan başvuru formunun doldurularak imzalanması yeterlidir. Ancak noterden ilam çıkarabilmek için mirasçılık talebinde bulunan kişinin, miras bırakan ile soy bağının ya da yasal olarak mirasçısı olması gerekir.

Veraset ilamı dilekçesi

Aşağıdaki durumların varlığı halinde noterden veraset ilamı çıkarılamaz. Bu hallerde noter gerekçeli ret kararını başvuru sahibine bildirir ve Sulh Hukuk Mahkemeleri’ne yönlendirir. Başvuru sahibi bir dilekçe ile Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak veraset ilamını talep edebilir.

  • Soy bağı ya da mirasçılık bağı bulunmaması
  • Miras bırakanın vasiyetinin olması
  • 04/01/2016 tarihinden önce vefat etmesi
  • 23/11/1990 tarihinden önce vefat etmesi ve eşinin hayatta olması
  • Miras bırakanın veya mirasçılardan birinin gaip olması, evlatlık olması, vatandaşlıktan çıkarılması ya da birden fazla vatandaşlığının olması
  • Miras bırakanın veya mirasçılardan birinin aynı gün içinde ölmesi

Veraset ilamı ne işe yarar?

Bir miras üzerindeki mirasçıların kimler olduğu ve mirastan payları veraset ilamı belgesinde yer alır. Verasetten kaynaklanan gelir artışının vergilendirilebilmesi ve veraset ve intikal vergisi beyanında bulunabilmek için veraset ilamının başvuruya eklenmesi gerekir.

Veraset ilamı süresi

Veraset ilamı çıkartmak için herhangi bir süre sınırı yoktur. Ancak veraset ve intikal vergisi kapsamında edinilen mallar için belirli sürelerde veraset ilamının alınarak beyanname verilmesi zorunluluğu vardır.

Hüseyin Avni Paşa kimdir?

Hüseyin Avni Paşa , 1819 yılında Isparta'nın Gelendost İlçesinde doğdu. Öğrenimi için, babası tarafından İstanbul'a yollandı. Çorlulu Ali Paşa Medresesi'nde müderris olan dayısının yanına sığındı. Medresede Kur'an ve Arapça okudu. 1837 Temmuzunda nefer(er) olarak Harbiye'nin hazırlık sınıfına alındı. 8 ay sonra imtihanla onbaşı, 1839 Temmuzunda çavuş, sonra başçavuş oldu. 1842'de Mekteb-i Fünun-i Harbiyye-i Şahane'yi bitirerek 21 yaşında mülazım (teğmen) rütbesini aldı. 1849'da erkan-ı harb kolağası (kurmay kıdemli yüzbaşı) rütbesiyle 28 yaşında Harb Akademisi'nden çıktı.

Hüseyin Avni Paşa

  • 1852 Haziranında binbaşı rütbesi ve "bey" unvanı alarak Harbiye'ye taktik öğretmeni tayin edildi. 12 Haziran 1853'te yarbay rütbesiyle Şumnu'ya, sonra Sofya 'ya gönderildi. Daha sonra Vidin'deki tümenin kurmay başkanlığına getirildi. Çatana zaferi üzerine Padişah Sultan Abdülmecid, Hüseyin Avni Bey'e altın kabzalı kılıç, albay rütbesi verdi. Sonra mirliva (general) olarak Kars'a, oradan Şumnu'ya gönderildi. 1858'de Mekteb-i Harbiye kumandanı, sonra mekatib-i askeriyye (askeri okullar) kumandanı oldu. Ocak 1868'te askeri şura reisi, Temmuz 1863'te müşir (mareşal) rütbesiyle Birinci Ordu Kumandanı oldu. Rumlar ayaklanınca, 7 Mart 1867'de Girit'e yollandı. 29 Kasım 1867'de Girit Eyalet Valisi oldu. 9 Şubat 1869'da Serasker olarak ilk defa imparatorluk hükümetine girdi.

15 Şubat 1874 - 26 Nisan 1875 tarihleri arasında sadrazam oldu. 30 Mayıs 1876 tarihinde yapılan ve Midhat Paşa'yla birlikte padişah Abdülaziz'in tahttan indirilmesiyle sonuçlanan hükümet darbesinin liderlerinden biriydi; ancak 15 Haziran 1876 gecesi Mithat Paşa'nın Beyazıt'taki evinde bir hükümet toplantısına katılırken padişah Abdülaziz'in kayınbiraderi Çerkes Hasan'ın konağa yaptığı baskın sırasında Hariciye Nazırı Mehmed Raşid Paşa ile beraber Çerkes Hasan tarafından öldürüldü.