İngiltere'de İşçi Partisi'nin hazırladığı 'göçmen' videosu paylaşım rekoru kırıyor

HABER MASASI
Abone Ol

İngiltere'de ana muhalefetteki İşçi Partisi, ülkedeki her sorun için göçmenleri suçlayan politikacılarla dalga geçen bir video yayımladı. Sosyal medyada büyük ilgi gören videoyu binlerce kişi paylaştı.

İngiltere hükümeti, parlamentonun Avrupa Birliği'nden ayrılığın (Brexit) gerçekleştirilmesinde anlaşamaması üzerine erken seçime gidilmesini istemişti.

Jeremy Corbyn liderliğindeki ana muhalefetteki İşçi Partisinin de desteğiyle 12 Aralık'ta erken seçim yapılması kararı alındı.

Seçim kampanyasına başlayan Corbyn, konuşmalarında "vergi kaçakçıları, üçkağıtçı patronlar, çevreye büyük zarar veren şirketler ve milyarder medya sahiplerini" hedef alırken önceki gün İşçi Partisi'nin sosyal medya hesaplarında paylaşılan bir video büyük yankı uyandırdı.

Söz konusu videoda ülkedeki her sorun için göçmenleri suçlayan politikacılarla dalga geçiliyor.

İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn

"Tüm suçlu göçmen olan Ali"

Videoda sosyal konut yardımının yetersizliği de dile getirilirken, politikacı, "Hepinizin kızgın olduğunu biliyorum. Ancak bunun tek bir basit açıklaması var. Tüm bunlar, onun suçu diyerek." kalabalık içindeki Ali isimli birini gösteriyor.

Bunun üzerine ameliyat olmak için 6 aydır bekleyen kadınla, Ali'nin ne gibi bir ilgisinin olduğu sorulunca, "Çünkü o bir göçmen. Ali'den kurtulursak hastanelerde bekleme süresi kısalacaktır. Çünkü daha fazla doktor olacak." diyor.Ali ise "Aslında ben bir doktorum." diye karşılık veriyor.

"Büyük şirketlere vergi indirimi sağlanırken, kamu hizmetlerine para harcanmıyor"

Politikacı, kamu hizmetlerindeki kesinti, konut, hastane gibi tüm sorunlar için "Bunun sebebi yeterli paramız olmaması." diyerek eline paraların taştığı bir çantayı alıyor ve tüm kaynakların Ali'ye harcandığını söylüyor.

Ancak politikacı, bu arada çantayı şatafatlı bir koltukta oturan büyük bir şirketin üst düzey yöneticisine veriyor. Politikacı, bunun sebebinin sorulması üzerine, "istihdam yarattığı için büyük firmaya vergi indirimi sağlandığını ve bu konuda endişe edilmemesi gerektiğini" ifade ediyor.

Seçmenlerin tepkileri artarken politikacı, "Ben de konut, sağlık sistemi, eğitime daha fazla para harcamak isterim. Ama ellerim bağlı. Varlıklı şirketlere büyük vergi indirimleri sağlamak zorundayım. Çünkü, Ali yüzünden." diyor.

Corbyn'nin seçim kampanyası elitleri kızdırıyor

Corbyn, seçim kampanyasına başlarken "elitlere" karşı koyarak "yozlaşmış sistemi" yıkma vaadinde bulunmuş ve "vergi kaçakçılarının, üçkağıtçı patronların, çevreye büyük zarar verenlerin peşine düşeceklerini" söylemişti.

Corbyn, iktidara gelmesi durumunda en zengin yüzde 5'lik kesimden daha fazla vergi alınacağını da belirtmişti.

Corbyn'in “İngiltere’de 150 milyarder varken 14 milyon insan yoksulluk çekiyor. Adil bir toplumda milyarderler olmamalı, yoksulluk olmalı” şeklinde yaptığı sosyal medya paylaşımı ülkedeki zengin kesimi telaşlandırdı.

İngiltere’nin zengin kesiminin İşçi Partisi’nin iktidara gelmesi durumunda kendilerine yönelik yeni yüksek vergiler getireceğinden endişe ettiği belirtiliyor.

Corbyn geçtiğimiz günlerdeki bir paylaşımında da Amazon’un İngiltere’de kazandığına göre oldukça düşük vergi ödediğini gösteren bir haberin linkini paylaşarak dikkatleri üzerine çekmişti.

İngiliz basınına konuşan üst düzey zenginlerin avukatları Brexit’in değil İşçi Partisi’nin kazanmasının tehdit olduğunu ifade ediyor. Hatta bazı üst gelir seviyesine sahip olanların Jeremy Corbyn’nin iktidara gelmesi durumunda “bir kaç dakika içinde” ülkeden ayrılmaya hazırlandığı öne sürülüyor.

"İşçi Partisi iktidara gelirse müvekkillerimin varlıkları başka ülkelere transfer edilecek"

Boodle Hatfield hukuk firmasından Geoffrey Todd da İşçi Partisi lideri Corbyn seçilmesi halinde müvekkilerinin varlıklarını bir kaç dakika içinde başka ülkelere transfer edeceğini duyurdu. Todd, müşterilerinin İşçi Partisi iktidarında yüksek varlık vergisi ödemekten endişe ettiklerini bildirdi.

Corbyn Londra'da meydanlara indi

Jeremy Corbyn, seçim kampanyası kapsamında geçtiğimiz günlerde Londra'da parti üyelerine seslendi. Ülkenin her bir parçasına değişimi getirme sözü veren Corbyn, konuşmasında "vergi kaçakçıları, üçkağıtçı patronlar, çevreye büyük zarar veren şirketler ve milyarder medya sahiplerini" hedef aldı.

Jeremy Corbyn, "Elitleri ne korkutuyor biliyor musunuz? Asıl korktukları şey vergilerini ödemeleri. Dolayısıyla bu seçimde her zamankinden daha çok ve daha kirli savaşacaklar. Üzerimize her şeyi atacaklar çünkü onlara karşı gelmekten korkmadığımızı biliyorlar." dedi.

"Vergi kaçakçılarının, üçkağıtçı patronların, çevreye büyük zarar verenlerin peşine düşeceklerini" söyleyen Corbyn, "Hangi taraftasınız?" diye sordu.

"Adil bir ülke inşa edebiliriz"

"Hileli sistemi desteklemek için propaganda pompalayan Rupert Murdoch'un medya imparatorluğunu" da eleştiren Corbyn, seçimi kazanması halinde İşçi Partisi hükümetinin bu gibi kişilerin değil halkın yanında olacağını ifade etti. Corbyn, "Hep beraber, yozlaşmış sistemi yıkabilir ve herkesi önemseyen daha adil bir ülke inşa edebiliriz." diye konuştu.

İngiltere siyasetinde Jeremy Corbyn'nin yeri

İngiltere’de 2015 yılının Mayıs ayında gerçekleşen seçimlerin ardından Ana muhalefetteki İşçi Partisi lideri Ed Miliband istifa etmişti. İşçi Partisi yeni bir lider arayışındaydı.

Jeremy Corbyn, partisine lider olmayı en başlarda düşünmedi ancak, ileriki süreçte adaylığını koyan isimlerin hiçbirisinin sol görüşü temsil etmediğini öne sürerek liderlik yarışında ben de varım dedi.

2015 yılında İşçi Partisinin başına geçen Corbyn en büyük desteği gençlerden alıyor.

Parti liderliğine aday olabilmesi için en az 35 İşçi Partili milletvekilinin imzası gerekiyordu. O dönemde Corbyn'in bu imza sayısına ulaşmasının zor olduğu yorumları hakimdi; ancak Corbyn imzaların verilmesi için son tarih olan 15 Temmuz 2015 günü, imzaların teslimine 2 dakika kala 35 sınırına ulaşarak resmen İşçi Partisi liderliğine aday oldu.

Corbyn’in liderliğe aday olması için imza veren 36 milletvekilinden bir bölümü imzasını, başka adayları destekledikleri halde demokratik bir rekabet ortamının oluşması için vermişti. İşçi Partisi’nin liderliğine seçilen Jeremy Corbyn, özellikle gençlerin desteğini arkasına alarak İngiltere siyasetinin yükselen gücü haline geldi.

En az masrafta bulunan milletvekili

Corbyn bugüne kadar savunduğu politikalar ve katıldığı kampanyalar kadar mütevazı görüntüsüyle de dikkati çekti. Giysilerini büyük markaların mağazalarından değil yerel esnaftan aldığını belirtiliyor.

2009 yılında patlak veren meclisteki milletvekili harcamalarıyla ilgili skandalda Corbyn'in 650 milletvekili arasında en az masrafta bulunan milletvekili olduğu ortaya çıkmıştı.

Filistin konusunda birçok etkinlik içinde bulundu

Corbyn, ABD Başkanı Trump'ın göreve gelir gelmez Müslüman ülkelere vize yasağı uygulamasına sert çıkan politikacılardandı. Öyle ki Corbyn, Trump'a İngiltere'ye giriş yasağı konulmasını istedi.

Corbyn, geçmişte İngiliz Krallığının tamamen ortadan kaldırılması görüşüne sahipti, bu görüşünü birçok platformda bile getiriyordu. Bu nedenle partisinde dahi yıllarca istenmeyen adam ilan edildi.

Corbyn, İngiltere'de Filistin'e destek veren siyasilerden biri olarak tanınıyor.

Filistin Dayanışma Kampanyası'nın üyesi olan Corbyn, Filistin konusunda birçok etkinlik içinde bulundu, parlamentoda Filistin konusunda en etkin vekillerden biri oldu.

Jeremy Corbyn, Britanya parlamentosu üyesi, İşçi Partisi lideri ve ana muhalefet lideri vasfıyla girdiği Buckingham Sarayı'nda, Kraliçe'ye boğun eğmedi, selamlama yerine göz kırpmakta yetinerek eleştiri oklarının hedefi haline gelmişti.

Öte yandan Corbyn’nin TV kanalı Channel 4'daki bir röportajında Hamas ve Hizbullah'tan 'dostları' olarak bahsetmesi, İran'a yaptırımların kalkmasını savunması, İsrail'in nükleer silahlarının feshi için bir politik sürecinin başlatılmasını savunması İngiltere’de büyük tartışmalara yol açmıştı.

Corbyn Kraliyet karşıtlığıyla biliniyor

Kraliyet karşıtı cumhuriyetçi ve pasifist görüşleriyle tanınan Corbyn İkinci Dünya Savaşı'ndaki dönüm noktalarından Britanya Hava Muharebesi'nin 75. yıl dönümü için yapılan törende herkes "Tanrı kraliçeyi korusun" (God save the Queen) adlı ulusal marşı söylerken eşlik etmedi.

Corbyn'in ise ulusal marş okunurken "sessizce ve saygıyla" dinlediğini söyleyerek kendisini savundu.

Corbyn'nin Türkiye'ye bakışı

Jeremy Corbyn, 2010 yılında Türkiye'ye giden ve gözlemci olarak KCK davasını izleyen heyet içinde yer aldı. Jeremy Corbyn, 22 Ekim 2010'da Morning Star gazetesindeki köşesinde dava ile ilgili gözlemlerini paylaşmıştı. "PKK ve Öcalan olmadan barış sürecinde çözüme ulaşmak mümkün değil" görüşünü savundu. Corbyn, 2013 yazındaki Gezi Parkı olayları sırasında Financial Times'ta yayınlanan "Türkiye Başbakanına Açık Mektup" adlı skandal metnin imzacıları arasındaydı.

Brexit Türkiye'yi nasıl etkileyecek?
Dünya Politika