Nefer grubu GZT'ye konuştu: Rap bizim için amaç değil araç

KÜBRA ŞAFAK
Abone Ol

Rap dünyasında yeni bir heyecan uyandıran 'Nefer' ekibi, Ribat EP albümündeki 'Feza' şarkısıyla yükselişe geçti. YouTube'da 1 hafta gibi kısa bir sürede 1.500 abone ve 40.000 üzerinde dinlenme aldılar.

GZT'ye konuşan Nefer ekibi, rap müziği amaç değil araç olarak gördüklerini söylerken eserlerinde geçmişi ve bugünü birleştirerek kaybolan değerleri gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor.

Son yıllarda Rap müziğe olan ilgi katlanarak devam ederken yakın zamanda piyasaya giren Rap müzik ekibi Nefer sorularımızı içtenlikle cevapladı.

Pop, rock grublarında dörtlü grupları görmeye alışığız... Rap'te genellikle ikili düetleri daha çok görüyoruz... Bu grup nasıl ortaya çıktı, nasıl bir araya geldiniz?

Rap müzik dalında Türkiye ve dünyada birçok oluşum mevcut aslında biz ilk değiliz. Nefer bir nevi çatı görevi görmekte bizim için. Sürekli düet yapılan bir grup mantığından ziyade her birimiz bireysel olarakta çalışmalarını sürdürüyor. Başlangıç olarak böyle bir oluşum kurduğumuzu belirtmek için bir EP albümle çıkış yapmayı tercih ettik. Muhtemelen bir süre daha düetlere devam edip akabinde bireysel çalışmalara ağırlık vereceğiz.

Yani özetle benzer düşünce ve yaşayışa sahip müzisyen arkadaşlarımızla bir araya geldiğimiz ekibin adıdır Nefer. Şu an ekibimiz Çelebi (Mehmet Şahin), Asaf (Asaf Tekçam), Tozo (Mehmet Eminoğlu) ve Teber (Ömer Faruk Bozdemir) isimleriyle 4 kişiden oluşuyor. Muhtemelen bundan sonraki zaman diliminde bünyemizde barındıracağımız müzisyen sayısı artacaktır ki çalışmalarımız bu yönde.

Bir araya gelme hikayemize gelince:

Ekipteki tüm arkadaşlarımız daha öncesinden raple uğraşmış kişiler. Bu tecrübe hızlı yol alabilmemizin en önemli faktörü. 2020 yılının ilk aylarında YediHilal Derneği’nin öncülüğünde atölye çalışmaları yapılmıştı. Başlıklardan biri de Rap atölyesiydi. Burada genç kardeşlerimizle Rap müzik üzerine çalışmalar yaptık. Sürecin verimli geçtiğini gördüğümüzde daha profesyonel işler çıkarmak için genel merkez binasına stüdyo kurma kararı aldık. Şu an tüm çalışmalarımızı burada yürütüyoruz.

4 kişi olmak dezavantaj mı avantaj mı oluyor?

Eğer birlikte çalışan kişilerin uyumu iyi değilse bu bir dezavantaja dönüşür. Ama biz birlikte bir çatı altında müzik yapmayı avantaj olarak görüyoruz. Çünkü aynı duygu ve düşünceye sahip arkadaşlarınızla bir arada olduğunuzda üretmek kolaylaşıyor. Herkes birbirinden ilham alıyor ve motivasyon sürekli yüksekte tutulmuş oluyor.

Rap müziğin son yıllarda daha çok ilgi görmesi mi size albüm yaptırttı? Sizin bu sektördeki duruşunuz nedir? Kendinizi nasıl anlatırsınız, albümünüzde vermek istediğiniz mesaj var mı?

Önemli bir nokta burası. Son yıllarda rap’e olan ilgi alakanın artması tabii ki bizim bu çalışmayı başlatmamızın önde gelen sebeplerinden oldu. Fakat Nefer olarak bizim gayemiz popüler olmak ya da popüler kültüre tüketilecek içerikler üretmek değil asla.

Bizler rapi amaç olarak değil araç olarak konumlandırıyoruz. Sektörün gidişatından memnun değiliz. Üretilen bir çok kötü içeriğin aksine iyiye, güzele dair cümlelerin kurulduğu, yaşadığımız topraklardaki ve hatta dünyadaki hakiki sıkıntıların dile getirildiği içeriklerle dinleyicinin karşısına çıkabilmek asıl hedefimiz.

Yayınladığımız 3 parçalık “Ribat EP” albümünde de aynı noktadan yola çıktık. Albüm isminden tutun, kapağına ve klipteki çekim yerlerine kadar aynı duyguyu korumaya çalıştık. “Ribat” sözlükte, düşmana karşı sınır hattında nöbet tutmak anlamına geliyor. Daha öncesinde bu müzik türüyle ilgilenmiş kişiler olarak nöbet noktasına geri döndüğümüzü bu şekilde ifade etmek istedik. Tek parçadan uzun ama normal bir albüm çalışmasından da kısa olduğu için EP olarak yayınladık. Ribat EP, 'Feza', 'Ölü Demeyiniz' ve 'Yükselir Seslerimiz' isimleriyle 3 farklı tarza sahip parçadan oluşan bir çalışma. Albümün kapağında da bu farklılığa işaret etmek istedik. Tarihi bir “Ribat” noktasını, 3 parça halinde şarkıların tarzlarına göre renklendirerek sunmuş olduk kapakta.

Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Özellikle “Feza” parçası çok beğenildi. Bunda klip ile yayınlanmasının payı büyük muhakkak. Çünkü müzik çalışmalarını görselle birlikte sunduğunuzda izleyicide daha fazla karşılık buluyor. Ayrıca kullandığımız müzik alt yapılarını kendi kültürümüze uygun melodilerden seçmeyi uygun gördük. Nakaratta Abdusselam Akbaş kardeşimiz Necip Fazıl’ın şiirinden bir beyitle bize eşlik etti. Bizim başarı olarak gördüğümüz en önemli nokta ise yapılan tüm çalışmaların (logo, vokal kayıtları, albüm kapağı, klip çekim ve montajı vs.) kendi ekibimiz tarafından yapılmış olması. Emek ne kadar fazla ise yapılan işin değeri de o kadar yüksek oluyor.

  • "Feza"nın sözleri şöyle:
  • "Selam getirdim size / Kaybettiğimiz dünyadan, orada insan pür mana / Acaba kaçımız hür hala, yaşıyoruz sahte bir hülyada / Yine de bir gün bitecek uykular, çıkacak ruhlar kuytudan / Sıyrılıp bütün bu kurgudan, tamamlanacak eksik vurgular / O gün gelene dek, bugün kaybolmuş gibi görünür verilen emek / Bu bitmeyen bir cenk, elemeye devam eder hayat denilen elek / Ben dik durdum kaybedişlerim ardımda hatırımda / Sıra yeni umutlar yeşertmekte ve yaşatabilmek sadrımda
  • Ecdada nefer, yaratana kul ol / Yaraları sar garibana yar ol / Var ol kalben, bura aslen / Kara mahzen esir ol bunu göremezsen / Gel gör yen, ama yem olma / Kılıcını iyi bile, bile bile nefsine / Olan harbine kör kalma, paslanma / Yara al, yarasıza yaslanma / Çivisiz dünya eseri beşerin / Beşerin görevi, çakmak çiviyi / Çakamaz çiviyi ki yoktur çekici /Çekip almalı geri kalmadan eli / Empati denizini kurutup / Çölde bir damlaya muhtaç bedevilerin / Hasedine sarılıp, kibrini kuşanıp / Tahribata sebep olmak emeli
  • O erler gönül fezasındalar / Toprakta sürünme ezasındalar
  • Sizce de vakti gelmedi mi dirilişin artık! / Hülyaları fazla şımarttık / Kükremiş sel gibiydik / Nasıl da damlalara karıştık / Nedir bu esfeli safilin halimiz böyle (he söyle) / Bizler ki insan ile beşer arasındaki en yegane farktık / Ah o erlerin izinde / Oturabilsem dizin dibinde / Belki de günün birinde / Yazılır adım defterlerinde /Bugünün muhabbetini başkalarına kaptırdık (pes etmek yok) / Yarını yar edebilmek için geçmişe sevdalandık
  • Sözlerim enkaz altında / Anılar hep benim aklımda / Terler dökülürken alnımdan / Şimşekler çakar yaşananlara / Gördüm ettim tecrübe dünyayı / İnsanları boş beleş sevdaları / Yaşayanlar için evren yarıldı / Bilseydi yapar mıydı yanlışları? / Ah dünya neylerse kadirsin / Hepimizin içindeki fanisin / Bedenden ayrılmaz ruhlarla / Kefenin cebine aitsin / Bunu bil bunu bil hareket et / Kurtuluş yolu sana da açık elbet / Kaçanlar ancak sürünecek / Nefer Anka gibi yükselecek.