Sofraların baş tacı ekmeğin, buğday başağından fırına hikayesi

ŞEYMA ÖZİN
Abone Ol

İnsanoğlunun bilinen en eski, en temel ve önemli gıda maddelerinden buğday, zahmetli bir yolculuğun ardından tarladan sofraya ekmek olarak geliyor. Çiftçilerin yoğun mesai harcayarak tarlalarını hazırlamasının ardından titizlikle ekilen buğday, zararlı canlılardan korunmak için ilaçlanmaya kadar birçok zorluklardan geçerek yetiştiriliyor.

Un fabrikasına getirilerek yıkama işlemlerinin ardından kalitesine göre ayrılan buğdaylar, daha sonra 16 işlemden geçirilerek un haline getiriliyor. Çuvallara konulup işçilerin sırtında taşınarak kamyona yüklenen un, ekmek yapılmak üzere fırınlara götürülüyor.

Fırınlarda ustalar tarafından yaklaşık 2 saat yoğurularak şekillenen hamur, fırınlarda pişirilerek ekmek olarak sofralardaki yerini alıyor.

"Besin kaynağımız ekmek çiftçinin alın teridir"

Kırklareli Ticaret Borsası Başkanı Turhan Altıntel, insanların en temel besin kaynağı olarak bilinen ekmeğin birçok işlemden geçerek sofralara geldiğini söyledi.

Çiftçinin gözü gibi ekip yetiştirdiği buğdayın sofralara ekmek olarak yaklaşık 8 ayda geldiğini ifade eden Altıntel, buğdayın ekmeğe serüveninin yaklaşık 20 işlemden geçtiğini kaydetti.

Buğdayın ekmeğe yoğun bir çaba ve iş gücü ile geldiğini anlatan Altıntel, "Buğday denilince akla ilk emek gelir. Bir ekmeğin sofralarımıza gelebilmesi için yaklaşık 8 ay bekliyoruz. Buğdayın ekmeğe yolculuğu da yaklaşık 20 işlemden geçiyor. İnsanoğlunun en temel besin kaynağı olan ekmek gerçekten birçok insanın emeği ile sofralarımıza geliyor." diye konuştu.




Un fabrikası müdürü Dinçer Çakmak da özenle yetiştirilen ve tarladan fabrikaya gelen buğdayın, çeşitli işlemlerden geçirilerek un haline getirildiğini anlattı.

Gece gündüz demeden çalışarak en kaliteli unu üretmek için gayret gösterdiklerini dile getiren Çakmak, ekmeğin değerinin çok iyi bilinmesi gerektiğini kaydetti.


Bir ekmeğin çeşitli zorluklar sonrasında sofralara geldiğini aktaran Çakmak, şöyle devam etti:

"Buğday tarladan fabrikaya gelir. Ambarlarda kalitesine göre ayrımı yapıldıktan sonra, silolara konulur. Yıkama işleminin ardından, yeniden depolara gelerek dinlendirilir. Kırma işleminin ardından öğütme işlemleri başlar. 16 işlemden geçerek un elde edilir."

Ekmek ustası Hakan Reyhan ise unun fırında hamur haline getirilmesinin ardından 220 derece pişirilerek ekmek yapıldığını söyledi.

Büyük bir özenle unu hamur haline getirdiklerini anlatan Reyhan, ekmek üretirken hamura sevgilerini de kattıklarını kaydetti. Reyhan, ekmeğin lezzetini, el emeğinden aldığını sözlerine ekledi.