Toprak, su ve ateşle geçen bir ömür mesaisi

ÖMER FURKAN ÇINAR
Abone Ol

Baba mesleğini sürdüren 77 yaşındaki Hüseyin Çokan, kullanımı giderek azalan toprak çanak, çömlek ve testilerin üretiminde alın terini toprakla buluşturmaya devam ediyor. Kırklareli'nde yaşayan çömlek ustası Çokan, Evinin bahçesinde babasından kalma, çatısı delik atölyesinde mesleğini ilk günkü aşkla icra ediyor. Mesleğini geleceğe taşımak amacıyla yarım asrı aşkındır toprak, su ve ateşle mesaisini sürdürüyor

KIRKLARELİ (AA) - ÖZGÜN TİRAN - Kırklareli'nde 77 yaşındaki çömlek ustası Hüseyin Çokan, mesleğini geleceğe taşımak amacıyla yarım asrı aşkındır toprak, su ve ateşle mesaisini sürdürüyor.


Trakya'da yaklaşık 50 yıl önce sayıları 35 olan çömlek ustaları, teknolojinin gelişmesi ve plastik ürünlerin ön plana çıkması nedeniyle mesleklerini bırakmak zorunda kaldı.

Kırklareli'nde mesleğin son temsilcisi olan, Aşağıpınar arkeolojik kazı alanına maketi yapılarak hikayesi genç kuşaklara anlatılan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan teşekkür plaketi alan ve 2012-2013 yıllarında Kırklareli'nde "yılın ahisi" seçilen Hüseyin Çokan, mesleğini ilk günkü aşkla yerine getiriyor.

Hüseyin usta, her yıl ortalama 5 kez Asilbeyli köyüne giderek babasından öğrendiği gibi 2-3 metre kazdıktan sonra istediği kıvamdaki toprağa ulaşarak çuvallara dolduruyor.

Traktörle toprağı atölyesinin bulunduğu bahçeye taşıyan Çokan, daha sonra babadan kalma 20 metrekarelik atölyesinde mesaiye başlıyor.

Evin bahçesinde oluşturduğu 2 metrekarelik havuzda suyla karıştırdığı çamuru bir gün beklettikten sonra rulo haline getiren Çokan, bunu, güneş ışınlarının girdiği çatısı delik atölyesine taşıyor.

Hüseyin usta, babasından kalma radyonun düğmesine basarak nostaljik müzik eşliğinde çamuru maharetli ellerinde çömlek ve testiye dönüştürüyor.

Çokan, ürünlerini son olarak fırında pişirip satışa hazır hale getiriyor.

- 65 yıllık usta

Hüseyin Çokan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üç kuşaktır çömlekçilik yaptıklarını söyledi.

İlk çömleğini 1953 yılında babasından öğrendiği kadarıyla yaptığını belirten Çokan, mesleğini 65 yıldır kesintisiz şekilde sürdürdüğünü ifade etti.

Eskiden çok geçerli olan mesleğinin bugün kaybolmaya yüz tuttuğunu anlatan Çokan, şöyle devam etti:

"İlk başladığımız yıllarda bu meslek çok geçerliydi. Devamlı turşu küpü yapardık. Turşu küplerini o zaman çok isterlerdi, orak testileri isterlerdi. Orak biçmeye giderlerdi testilerle. Evlerde çeşmeler yoktu, insanlar testiyle su alırlardı. Zamanla plastik madde çıktı. 1970 senesinden sonra hep geri gitti. Yapmış olduğumuz küpler alınmaz oldu, yerine naylonlar çıktı. 20-25 sene önce de fasulye yapmak amacıyla çömlekler yaygınlaşmaya başladı ama şimdi onlar da yerini alüminyum tencerelere bıraktı."

Hüseyin Çokan, yörede 35 çömlek ustasından sadece kendisinin mesleği halen devam ettirdiğini ifade ederek, sağlığının el verdiği sürece de mesleğini yapacağını anlattı.

Mesleğini yaşlılığı nedeniyle sürdürmekte zorluk çektiğini dile getiren Çokan, mesleğinin yok olmasına gönlünün razı olmadığını söyledi

- "Çömlek yaparken her şeyi unutuyorum"

Çömlekçiliği çok sevdiğini ve bu nedenle bırakamadığını bildiren Çokan, "Çömlek yaparken her şeyi unutuyorum." dedi.

Eskisi gibi çok ürün ortaya koyamadığını ancak yavaş yavaş yapmaya çalıştığını anlatan Çokan, şunları söyledi:

"Bu iş pek kolay değil. Çömlek güzel çıktı mı hoşuma gidiyor. Hayatım çömlekçilikle geçti. 65 sene aynı işi yapmak kolay değil. Burada bir tek ben kaldım yapan. Çömlekçilik bitecek, yapan kalmayacak. Eskiden çok yaptığımız senelerde bir günde yaptığım işi şimdi 5 günde yapabiliyorum. Gençliğe benzemez. Eskiden çok toptan mal veriyorduk. Sonra toptancılar da bıraktı bu işi. Çok yapamadığım için yaptığım malları kendim satıyorum. Benim mesleği yapmamın tek sebebi çömlek aramaya gelenlere 'yok' demeyeyim. Çömlekçiliğin öldüğünü şöyle söyleyeyim: Kırklareli'nde 35 kişi çömlek yapıyordu bizim evlerimizde bir tane pişik çömlek bulamazdı, hepsi satılıyordu. Şimdi ben bir kişi kalmışım ve yılda 4 ay çalışıyorum şu mallara bak. Demek ki bu meslek ölmüş."