Türk sinemasının Avrupai yüzü: Filiz Akın

HABER MASASI
Abone Ol

Sarışın kadından esas kadını çıkartan, sinemamızın kolejli kızıdır o...

Sinemaya adım attığında henüz 19 yaşındaydı. Türk sinemasında daima; asil, modern, kentli ve zarif yüzü temsil etti.

Sarışın kadından esas kadın olmaz algısını yıktı ve birçok ismin sinemaya girmesine öncülük etmiş oldu.

0. Sinema kariyeri öncesi

2 Ocak 1943’de Ankara'da dünyaya gelen Akın'ın asıl ismi Sunadır. Babası hakim, annesi terzi olan bu güzel kız baba tarafından Arnavut göçmeniydi. 19 yaşına kadar Ankara'da yaşayan Suna, Ankara Kolejinde ortaokul ve liseyi bitirir ve bir dönem Arkeoloji bölümünde lisans eğitimi görür.


0. Sinemaya geçişi ve Filiz oluşu

Bir arkadaşının annesi ona o dönemin meşhur film artisti yarışmalarına katılmasını önerir. Fotoğrafını yarışmaya gönderen Akın jüri tarafından 1. seçilir fakat bu dereceyi alması için "Akasyalar Açarken" filminde oynaması gerekmektedir. Bu şart Akın'a teklifi reddettirir fakat jürinin ondan vazgeçmeye niyeti yoktur. Ne yapsalar olmaz bir türlü ikna olmaz Filiz, sonunda dönemin en etkili rejisörü Memduh Ün gelir ve Filiz'i sinemaya geçmeye ikna eder. İsmi de bu süreçte Suna'dan Filize döner. O artık Suna değil Filizdir.

0. İyi derece de İngilizce ve Fransızca bilen Akın, 10 yıllık süreçte toplamda 105 filmde başrol oynar. O sinemaya girene kadar sarışınlar hep kötü kadın sıfatındaydı bu algı Akın'ın gelişiyle yıkılmış oldu.
0. Türk sinemasının kolejli kızı, Avrupai yüzü

Sarı saçları ve masum yüzüyle daima zengin kızı olan Akın, "Kolejli kızın aşkı" filmiyle de bu sıfatı üzerine geçirmiş oldu. Avrupai yüz sıfatını üzerine alan Akın, 1972 yılında rol aldığı "Ankara Ekspresi" filmiyle de ilk "En iyi kadın oyuncu" ödülünü almış oldu.

0. Yumurcak serisi ile anne rollerine geçiş

Oğlu İlker İnanoğlu ile 70'li yıllarda kamera karşısına geçmeye başlayan Akın, Yumurcak serileri ile birlikte artık anne rollerine de geçiş yapmış oldu.

0.
0. En yakın arkadaş - En büyük rakip: Türkan Şoray

Birlikte bir filmde de rol alan ikili, birbirlerinin daima en büyük rakibi olarak gösterildiler. Fakat gerçek şu ki; onlar hep birbirlerinin en yakın arkadaşı oldular. Ve bunu günümüzde de her defasında dile getirirler.

0.
0. Sinemaya veda...

1975 yılında sinemaya veda etti. Sonraki süreçte sunuculuk yaptı, İzmir fuarında şarkı söyledi. 1982 yılından itibaren tam 15 yıl Fransa'da yaşadı. Fransa'da geçirdiği dönemlerin 4 yılını Paris sefaretinde geçirdi.

0. Yazarlık kariyeri

Hayat ve yaşam üzerine kitaplar yazmaya başlayan Akın, 1992 yılından itibaren toplamda 4 kitap yayınladı ve her biri çok beğenildi.

0. Hakkında kitaplar da yazıldı. Bunlardan en çok ses getireni ise: Pınar Çekirge'nin yazdığı "Başrolde Filiz Akın" oldu.
0. Meme kanserine yakalandığı bir dönemde yurt dışında tedavi gören sanatçı, bu süreci atlattıktan sonra Türkiye'ye geldi ve bununla ilgi çalışmalarda bulundu.
0. Türk sinemasının 4 büyük kadın oyuncusundan biri olarak kabul edilen Akın, bu zamana kadar toplamda 125 projede rol aldı.
0. Çalışmalar ve Sosyal Sorumluluk Projeleri

2005 yılında Türkiye Meme Vakfı yararına başlattığı proje ile kansere karşı destek amaçlı "sarı bilezik" kampanyasını düzenledi ve 1 milyonluk bir satış rakamına ulaştı. Aynı yıl içerisinde toplumda kansere olan farkındalığın artması için Hacettepe Üniversitesi Umut Evi Projesi yararına düzenlenen "mavi bilezik" kampanyasına destek verdi. Onursal başkanlığını yaptığı Starkey İşitme Vakfına (Amerika), Türkiye kolu EMÖV Vakfı aracılığıyla 2007 yılından bu yana destek olmaktadır.