Yolun açık olsun Yavuz: Doğu Akdeniz'de neler oluyor?

ÇAĞRI SAÇARALP
Abone Ol

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından satın alınan ikinci açık deniz petrol platformu Yavuz Sondaj Gemisi için Kocaeli'deki limanda tören düzenlendi.

Doğu Akdeniz'de petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerini sürdüren Fatih'e ikinci sontaj gemimiz Yavuz eşlik edecek.

Yavuz gemisinde şu anda 150 personel bulunurken, sondaj sırasında bu rakam 180’e çıkacak. Yavuz gemisi temmuz ayının başında sondajlarına başlayacak.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun araştırmalarına göre, Doğu Akdeniz yaklaşık olarak 1,7 milyar varil petrol ve 122 trilyon fit küp gaz potansiyeline sahip.

Dünyanın en büyük enerji şirketleri Doğu Akdeniz'e gelerek buradaki enerji arama ve iletim projelerinde birbirleriyle pay alma yarışına girdi.

Akdeniz'e komşu ülkeler ile uluslararası aktörlerin son yıllarda Doğu Akdeniz'de yürüttüğü petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri, bölgede gerginliklere yol açıyor. Kıbrıs adası etrafında gerçekleşen petrol ve doğal gaz aramaları ve kaynak keşifleri KKTC'nin garantör ülkesi Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor.

Türkiye Doğu Akdeniz'de halihazırda Fatih sondaj gemisiyle petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine devam ederken Türkiye'nin ikinci açık deniz petrol platformu Yavuz Sondaj Gemisi de düzenlenen törenle Doğu Akdeniz'e doğru yola çıktı.

Yavuz sondaj çalışmalarına Temmuz ayında başlayacak

Yavuz'un çalışma lokasyonunun jeoloji ve jeofizik çalışmalarının sonucunda netleşeceğini söyleyen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı CEO'su Melihhan Bilgin, "Bizim Karpaz'da bir lokasyonumuz var, ancak bundan sonraki çalışmaların neresi olacağıyla ilgili kesin bilgi jeoloji ve jeofizik çalışmaları sonucunda ortaya çıkacaktır. Sondaj çalışmaları Temmuz ayının başında başlayacak" dedi.

"Yavuz sondaj gemisi, Fatih sondaj gemisinin ikizi durumunda"

Doğu Akdeniz'da sondaj petrol ve doğal gaz çalışmalarını yürüten Fatih gemisinin bir ikizi olduğunu ifade eden Melihhan Bilgin, bu özelliğin operasyonel anlamda kolaylık sağladığını söyledi. Yaklaşık bin metre su derinliği ve 3 bin metre sondajla beraber çalışmaların yapılacağını söyleyen Bilgin, şöyle konuştu:

  • "Yavuz sondaj gemisi, Fatih sondaj gemisinin ikizi durumunda. Teknoloik kabiliyet, imkan ve donanım olarak da ikizi, tasarım olarak da ikizi.
  • Bu ikiz gemi konseptinin özellikle operasyon ve işletme açısından birçok kolaylık sağlayacağı düşünüldü ve biz bu kolaylığın da operasyon esnasında farkına varmış durumundayız. Birbirini destekleyen iki gemimiz var şu anda."

Türkiye'nin ikinci sondaj gemisi Yavuz'un özellikleri neler?

Türkiye'nin ikinci sondaj gemisi Yavuz, Türkiye'nin denizlerinde petrol ve doğal gaz aramaları için hazırlanıyor. Yeni alınan geminin en önemli özelliği, 6ıncı jenerasyon üstün teknoloji özelliklerine sahip olması. Gemi 12 bin 200 metre derinliğe kadar inip sondaj - arama yapabiliyor.

Çevreci olmasıyla biliniyor

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bilgilendirmeye göre Türkiye'nin ikinci sondaj gemisi Yavuz, aynı zamanda çevreci özelliklere sahip.

22 Şubat'ta boğazlardan geçiş yapmıştı

Türkiye'nin ikinci sondaj gemisi Yavuz (Deepsea Metro 1)'in boğazlardan geçişini 22 Şubat tarihinde gerçekleştirmişti.

" Türkiye , Yavuz'u satın alarak sefere gönderdi"

Güvenlik politikaları uzmanı Mete Yarar, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmalarına dair şunları kaydetti:

"Bu gemiler elimizde olmamış olsaydı, Türkiye bunları satın almamış olsaydı ne olurdu sorusuyla beraber gitmeliyiz. Çünkü gemi personeli için bile tutuklama kararı çıkartan bölgede sondaj çalışması yapacak olan bütün gemileri tehdit eden, şirketleri ambargo kapsamına alacağını söyleyen bir Avrupa Birliği'nden bir Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nden ve ABD'den bahsediyoruz.

Eğer bu gemiler bir plan dahilinde daha önce alınmamış olsaydı inanın şu an bir sondaj hikayemiz bile olmayabilirdi. Türkiye öngörüyle önce Fatih'i satın aldı daha sonra da kardeş gemisi olan Yavuz'u satın alarak şu an sefere gönderdi."

"Gittiğiniz yerde sondaj faaliyeti yapıyorsanız, 'burası bana aittir' diyorsunuzdur"

"Hatırlarsanız Fırat Kalkanı Harekatı sırasında Türkiye Suriye'de nasıl o herkesin beklemediği atağı ve hamleyi sahaya girerek yaptı ve kazanımlar elde ettiyse bugün de Doğu Akdeniz'de varlığını sözle değil icraatıyla gösteriyor. O yüzden bu Doğu Akdeniz'deki bu sondaj faaliyetlerinin aslında bir bayrak dikmek olduğunu söylüyorum. Gittiğiniz yerde sondaj faaliyeti yapıyorsanız, 'burası bana aittir' diyorsunuzdur."

Doğu Akdeniz'in enerji potansiyeli ne kadar?

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun araştırmalarına göre, Doğu Akdeniz yaklaşık olarak 1,7 milyar varil petrol ve 122 trilyon fit küp gaz potansiyeline sahip.

Enerji Politikaları Uzmanı Dr. İlhan Sağsen'e göre bu potansiyel, bölge ülkelerinin yanı sıra dünyanın önde gelen enerji şirketlerinin ve enerji ihtiyacı yüksek devletlerin de dikkatini çekmeye başladı. Sağsen Yeni bir kriz ve mücadele alanı: Doğu Akdeniz makalesinde özetle şunları kaydediyor:

"Başta bölge ülkeleri olmak üzere, uluslararası enerji şirketleri ve yeni bir enerji jeopolitik merkezi olma yolunda ilerleyen bölgede söz sahibi olmak isteyen tüm aktörler çeşitli politikalar ve ittifaklar oluşturuyor.Bölgenin ana aktörlerinden biri olarak Türkiye de politikalarını bu üç boyut üzerinden geliştiriyor.

Dr. İlhan Sağsen

Konu Kıbrıs üzerinden değerlendirildiğinde, böyle bir kaynağın varlığının adanın genel refahını arttıracağı göz önüne alındığında, problemin çözümüne katkıda bulunabilecek nitelik taşıyabileceğini söylemek mümkündür. Fakat Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) yaklaşımları değerlendirildiğinde, maalesef Kıbrıs sorununa başka bir boyut, yeni bir çözümsüzlük eklediği görülmektedir."

Cumhuriyet tarihinin en büyük planlı tatbikatı: Denizkurdu-2019
Jurnal.ist

"Türkiye enerjide dışa bağımlılığı azaltmak istiyor"

"Türkiye doğal gaz ihtiyacının yüzde 99’unu, petrol ihtiyacının da yüzde 89’unu dışarıdan karşılamaktadır. Bu durum hem güvenlik bağlamında hem de ekonomik açıdan Türkiye için olumsuz bir tablo oluşturmaktadır. Türkiye bu durumu tersine çevirmek için enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, yerel kaynakların kullanımının azami seviyeye yükseltilmesi, iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerinden yola çıkarak yenilenebilir enerji kaynaklarının payını yükseltmek, enerji sepetine nükleer enerjiyi eklemek, enerji arz güvenliğini sağlamak için enerjinin alındığı kaynak ülkelerin çeşitlendirmesi ve kullanılan kaynakların çeşitlendirilmesi gibi bazı öncelikleri ve ilkeleri enerji politikasının içine dahil etmiştir. "

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nden skandal tutuklama kararı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, münhasır ekonomik bölgesi içerisinde yasadışı sondaj yaptığı iddiasıyla Fatih sondaj gemisinde çalışanları ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, (TPAO) ile işbirliği yapan şirketlerin yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Fatih Sondaj gemisinde görevli personeli ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı,(TPAO) ile işbirliği yapan şirket yetkilileri ile birlikte 25 personeli ve gemi mürettebatı hakkında ki tutuklama kararında Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kendi deniz bölgesinde izinsiz olduğunu gerekçe göstererek uluslararası alanda girişim başlattığı öne sürüldü.

Fatih sondaj gemisinde İngiltere ile Türkiye’den personel bulunduğu ve Türkiye’nin bu aşamada, ikisi Amerikan biri Hırvat olmak üzere, sondaj konularında uzman üç şirketle işbirliği yaptığı ve bu çalışanlar ile şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduğu belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avucunuzu yalarsınız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Akdeniz'de doğal gaz kaynaklarıyla ilgili yaşanan krizle ilgili "Talimat vermişler, tutuklatacaklarmış o gemilerdeki personeli, avucunuzu yalarsınız." dedi. Erdoğan, şunları kaydetti:

  • "Birileri kaşını gözünü oynatırsa biz de bütün fırkateynlerimizle beraber, gerektiğinde uçaklarımızla, hemen o gemilerimizin yanında yerimizi alıyoruz ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz."

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy da Güney Kıbrıs Yönetimi'nin (GKRY) Fatih sondaj gemisi çalışanları ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile iş birliği yapan şirketlerin yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkardığı yönündeki haberlere ilişkin şunları kaydetti:

  • "Kıbrıs Türklerini yok sayarak ve haklarını gasbederek hareket eden GKRY'nin bu haddini aşan karar şayet doğru ise bizim açımızdan hiçbir hükmü ve geçerliliği olmayacaktır.
  • Bu cürette bulunduğu takdirde gereken cevabı vereceğimizden de kimsenin şüphesi bulunmamalıdır."

Fatih sondaj gemisi faaliyetlerine devam ediyor

Türkiye, ruhsat sahaları üzerindeki meşru haklarından taviz vermeden bölgedeki kapsamlı ve uzun soluklu arama ve sondaj faaliyetlerine Fatih sondaj gemisiyle aralıksız devam ediyor.

Doğu Akdeniz'de hangi şirketler faaliyet gösteriyor?

Doğu Akdeniz'de faaliyet gösteren başlıca şirketler arasında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), ABD'li Exxon Mobil ve Nobel, Fransız Total, İtalyan Eni, Güney Koreli Kogas, Katar Petroleum, İngiliz BG ile İsrailli Delek ve Avner yer alıyor.

Öte yandan, bölgeye sınırı olmamasına rağmen ABD, Rusya ve İngiltere gibi ülkeler de Akdeniz'deki enerji denkleminde ağırlığını korumak istiyor.

Doğu Akdeniz, ülkeler arasında münhasır ekonomik bölge sorunu tartışması devam ederken, GKRY tarafından tek taraflı olarak ilan edilen 13 parselden oluşuyor. GKRY söz konusu parselleri uluslararası şirketlere ihale ederek lisanslandırıyor.

Kuzeydekiler sırasıyla 1. 2. ve 3. parsel, ortadakiler 4. 5. 6. 7. 8. 9. ve 13. parsel ve güneydekiler de 10. 11. ve 12. parsel olarak adlandırılıyor.

Bölgede dev enerji şirketleri bulunuyor

Bölgede sözde 2. 3. ve 9. parsellerde İtalyan Eni ve Güney Koreli Kogas şirketlerinin müşterek lisansı bulunuyor. Ortaklığın payları ise yüzde 80 Eni, yüzde 20 Kogas olarak dağılım gösteriyor.

Fransız Total ve İtalyan Eni 6. ve 11. parsellerde eşit pay sahibiyken, 8. blokta Eni tek başına ruhsat sahibi konumunda yer alıyor.

12. saha ise yüzde 35 ABD'li Nobel, yüzde 35 İngiliz BG ve yüzde 30 da İsrailli Delek ve Avner şirketlerinin hisselerinden oluşuyor.

  • Türkiye ve KKTC'nin hak iddia ettiği bölgede yalnızca sözde 10. ve 11. parsellerde çakışma meydana gelmiyor, diğer parsellerin hepsinde münhasır ekonomik bölge tartışmaları devam ediyor.

10. parselde ABD'li Exxon Mobil ve Katar Petroleum ortaklığı, 11. parselde ise Total ve Eni ortaklığı sözde ruhsatları elinde bulunduruyor. Geriye kalan sözde 1'inci, 4'üncü, 5'inci, 7'inci ve 13'üncü parseller için görüşmeler devam ediyor.

Türkiye, KKTC'nin haklarını savunuyor

Uluslararası boyutta devam eden Kıbrıs sorunu da bölgedeki aktörler arasında enerji paylaşımını zorlaştırıyor. Türkiye, gerek yetki alanları üzerindeki hakimiyeti gerekse KKTC tarafından verilen lisanslarla ada etrafındaki söz sahibi konumunu sürdürüyor.

Türkiye Kıbrıs'ta, Türklerin Rumlarla eşit haklara sahip olduğunu ve adanın zenginliklerinden ortak faydalanılması gerektiğini her platformda savunuyor.

Bölgenin en önemli aktörlerinden biri olan Türkiye, Doğu Akdeniz'de TPAO aracılığıyla etkinliğini her geçen gün daha fazla artırıyor.

GKRY Doğu Akdeniz'de nasıl bir strateji izliyor?

Doğu Akdeniz'deki kaynaklardan azami pay alma arayışına giren enerji şirketleri ve bu şirketlerin direkt veya dolaylı yoldan sahibi olan ABD, Fransa ve İtalya gibi ülkeler GKRY'yi adanın tamamında egemen gibi görüyor ve ihalelerle aldıkları lisansların hukuki olduğunu iddia ediyor.

GKRY de enerji arama ve çıkarma faaliyetlerinde ABD, İtalya ve Fransa gibi bölge dışındaki aktörlerle, enerji iletimi için ise İsrail, Mısır ve Yunanistan gibi bölgedeki aktörlerle iş birliği çalışmaları yapıyor.