Beşiktaş sahipsiz kaldı

EMRE TANRIVER
Abone Ol

Beşiktaş'ta "Bundan kötüsü olmaz" denilen ne varsa oluyor. Bu sezon kaçıncı kez "Bu yenilginin hiçbir açıklaması yok" diyordur Beşiktaşlılar bilmiyorum. Tarihin en kötü sezonlarından birini yaşayan siyah beyazlılarda bu durumun gerçekten bir açıklaması yok ama sorumluları var ve hâlâ görevlerinin başında.

Geçen sezon ikinci yarının lideri olan Beşiktaş, sadece bonservislerine 15 milyon € verilen transferlere rağmen hem lige havlu attı hem de Konferans Ligi'nde grupta çıkma şansını iyice zora soktu. Sezon başında böyle bir kadro kurulmasına müsaade eden Şenol Güneş, kendi üzerine düşeni yaparak istifa etti ama asıl sorumlular görevlerine devam ediyor.

Söz konusu Beşiktaş olunca 'cimri' olmakla övünen Ahmet Nur Çebi, transfere 15 milyon € harcayarak, "En iyi takım biziz, %99 şampiyonuz" diyerek aslında hem parada hem de övgüde gayet bonkör olduğunu gösterdi. Aynı zamanda futboldan anlamadığını da.

Hani Beşiktaş'ın her kuruşu değerliydi? Bir takıma 15 milyon € harcayarak nasıl bu kadar geri götürebildiniz? Rakiplerinizin kurduğu kadro ve oynadıkları futbol ortadayken nasıl "En iyi takım biziz, %99 şampiyonuz" diyebildiniz? Futbol kamuoyunu nasıl salak yerine koydunuz? Kongreye kadarki süreçte takımı nasıl 'teknik direktör olmayan' birine emanet ettiniz? Üstelik aynı hatayı daha önce Önder Karaveli'de yapmanıza rağmen... Beşiktaş'ı gözünüzde bu kadar mı bitirdiniz?

Beşiktaş'ın iyi bir kadrosu yok.

Beşiktaş'ın bir teknik direktörü yok.

Beşiktaş'ın bir yönetimi de yok.

Beşiktaş sahipsiz.

İstifa da hizmettir

Beşiktaş'ta olağanüstü seçim kararı 6 Ekim'de alındı ve "Önümüzdeki hafta seçim tarihi açıklanacak." dendi. Ama neredeyse 20 gün sonra açıklandı. Çünkü Ahmet Nur Çebi hâlâ başkan adayı olmayı düşünüyordu. Gelinen noktada artık böyle bir düşüncesi yok ama kendisinin o koltukta oturduğu her gün Beşiktaş daha da dibe sürükleniyor. Ahmet Nur Çebi, Beşiktaş'a son ve en iyi hizmetini istifa ederek yapmalıdır.

  • Acilen Ahmet Nur Çebi’nin istifa etmesi, kendisinin ve mevcut yönetimden kimsenin aday olmaması ve ilk fırsatta olağanüstü kongre yapılması gerekiyor.

Bodo maçından sonra futbolcuların kaldığı otelin önüne giden Beşiktaş taraftarını Burak Yılmaz sakinleştirdi. Yanında bir tane bile yönetici yoktu. Beşiktaş hiç bu kadar kötü ve hiç bu kadar sahipsiz olmamıştı.