"ABD'nin itibarına ve süper gücünü darbe vurduk"

HABER MASASI
Abone Ol

İran lideri Ali Hamaney, Tahran İmam Humeyni Musallası'nda 8 yıl aradan sonra okuduğu ilk cuma hutbesinde Irak'taki ABD üssüne yapılan saldırıyı değerlendirdi. Saldırıyla ABD’nin prestijine ve süper güç imajına darbe vurulduğunu belirten Hamaney, İran halkının devrimden 41 sonra da rejime sahip çıkmak için Süleymani'nin cenazesine yüksek katılım gösterdiğini dile getirdi. Süleymani; halkın intikam sesi, ABD üslerini vuran füzelerin yakıtıydı." ifadelerini kullandı.

İran lideri Ali Hamaney, Irak'taki ABD üssüne yapılan saldırıyı "ABD'nin itibarına ve süper gücüne yapılan bir saldırı" şeklinde niteledi.

Hamaney, Tahran İmam Humeyni Musallası'nda 8 yıl aradan sonra okuduğu ilk cuma hutbesinde gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hamaney, 8 yıl aranın ardından Humeyni Musallası'nda okuduğu ilk hutbede gündemi değerlendirdi.

İran'ın son 2 haftada acı ve tatlı maceralar yaşadığını ve bunların halk için de ders verici nitelikte olduğunu söyleyen Hamaney, "Ayn el-Esed Hava Üssü'ne gönderilen füzeler, ABD'nin haysiyetini hedef almıştır. Bu, ABD'nin süper gücüne yapılan bir saldırıdır. ABD, Suriye, Irak, Lübnan ve Afganistan'da direniş güçleri tarafından darbe alıyor ancak verilen bu güçlü cevap, ABD'nin itibarına yapılmıştır, ne yaparsa yapsın bundan kurtulamaz." dedi.

İran'ın, ABD'nin Irak'taki Ayn el-Esed Hava Üssü'ne düzenlediği füze saldırısı sonucu oluşan tahribat.

Hamaney, Devrim Muhafızlarının ABD üslerini vurmasının önemli günlerden bir tanesi olduğunu ve füzelerin atılmasının güç göstergesi olduğunu savunarak, "Bu saldırı askeri açıdan da önemliydi ancak daha önemlisi ABD’nin prestijine ve süper güç imajına darbe vurulmasıdır." ifadelerini kullandı.

İran halkının devrimden 41 sonra da rejime sahip çıkmak için cenaze törenine yüksek katılım gösterdiğini dile getiren Hamaney, İsrail ve destekçisi basının, Süleymani'yi terörist olarak göstermeye çalıştığını kaydetti.

Kasım Süleymani'nin cenazesinde yaşanan izdihamda onlarca kişi hayatını kaybetmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Süleymani'yi terörist olarak isimlendirdiğini hatırlatan Hamaney, şunları kaydetti:

"Teröristlerle en büyük mücadeleyi veren komutana karşı terör eylemi gerçekleştirdiler. Daha önce İsrail, Hamas liderini ve İslami Cihad liderini öldürdü ve biz yaptık dedi. ABD ise Irak ve Afganistan'da birçok kişiyi öldürdü ancak inkar ediyordu. Bu sefer ABD Başkanı öldürdüklerini itiraf etti. ABD terörist olduğunu ilan etti ve biz öldürdük dedi. Terörizme karşı en güçlü komutanı terörist olarak ilan etti, bu ABD için utanç nedenidir."

Binlerce İranlı hutbe sırasında Kasım Süleymani'nin portresinin altında slogan attı.

Süleymani'nin sadece bir kişi ve Kudüs Gücünün de bir kurum olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Hamaney, "Süleymani'nin komutası altında mücadele edenler ülkemizin güvenliğinin de önemli temsilcileridir. Evet dışarıda savaşıyorlar ancak ülkelerini koruyorlar. Onlar Suriye ve Irak'ta İran'ı koruyor. Suriye ve Irak'ta icat edilen DEAŞ'ın asıl hedefi İran'dı. ABD'nin asıl hedefi İran'dı. Bu Süleymani komutasında mücadele eden gençler tarafından durduruldu." diye konuştu.

Irak'ta faaliyet gösteren Şii milis gücü Haşdi Şabi.

Rejim karşıtı gösterilerde "Ne Gazze ne Lübnan" diye slogan atanları eleştiren ve bu kişilerin İran için de kendilerini feda edemeyeceğini iddia eden Hamaney, şöyle devam etti:

"İran için canını feda eden Süleymani'ydi. Tahran, Kum, Kirman ve Huzistan'da meydana inen milyonlar ve diğer şehirlerde Süleymani için yas tutanlar bu büyük imtihanda yer aldılar. Halk devrimden ve İslam cumhuriyetinden yana olduğunu göstermiştir. Emperyalizme karşı olduğunu ortaya koymuştur."

İran halkının rejimi desteklediğini ve dünyaya farklı bir tablo göstermek isteyenlerin samimi olmadığını ileri süren Hamaney, "İran halkı, zorbalığa karşı direnişten yanadır. Süleymani'nin posterine hakaret edenler mi yoksa meydanlara çıkanlar mı İran halkıdır? ABD'li yetkililer İran halkının yanında olduğunu söylüyor ancak yalan söylüyor. ABD'li yetkililer hiçbir şey yapamadı ve yapamayacaktır. İran halkı samimi duruşunu gösterdi. Halkın intikam sesi, ABD üslerini vuran füzelerin yakıtıydı." görüşünü savundu.

Ukrayna Hava Yollarına ait uçağın düşürülmesi hadisesiyle Süleymani olayının unutturulmak istendiğini savunan Hamaney, rejim karşıtı gösterilerde yer alan gençlerin de "kandırıldığını" ileri sürdü.

İran'da düşen Ukrayna uçağında ölenler için düzenlenen anma törenleri hükümet karşıtı gösterilerin yeniden alevlenmesine yol açtı.

İran lideri, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz uçak hadisesine ne kadar üzüldüysek düşman da o kadar sevindi. Düşman, İslam nizamının, silahlı kuvvetlerinin ve Devrim Muhafızlarının sorgulanmasını sağlayacak bir argüman elde etti. İran güçlü olmalıdır. İran'ın önündeki en önemli yol güçlenmesidir. Müzakere önemli değildir kiminle olursa olsun ancak güçlü olmalıyız. Ekonomi güçlü olmalı. Petrole bağımlılık bitmelidir."

Uçağın düşürülmesiyle ilgili konunun takip edilmesini ve tekrarlanmaması için tedbir alınmasını isteyen Hamaney, 21 Şubat'ta yapılacak milletvekilliği seçimlerine de katılım çağrısında bulunarak, "Halkın seçimlere katılımı düşmanı ümitsiz kılmaktadır. Halk, iştiyakla seçimlere katılmalıdır. Düşman bu konuda etkisini ortaya koymamalıdır." ifadelerini kullandı.