Afganistan'ın Türk azınlığı: Mervîler

HABER MASASI
Abone Ol

Herat genelinde 7 bin Mervî ailesinin olduğu tahmin edilirken, konuştukları dil büyük oranda Azerbaycan Türkçesine benziyor. Mervîler, kimliklerindeki etnik aidiyet kısmına "Türk" ibaresini yazdırıyor.

Afganistan'da çoğunlukla Herat vilayetinde yaşayan Türk azınlık Mervîler, dillerini ve kültürlerini yaşatacak eğitim kurumlarının tesis edilmesini istiyor.

Kendilerine özgü dilleri, şarkıları, manileri ve sözlü anlatıma dayanan tarihleri ile yüzyıllardır Farsça konuşan Afgan halkın içerisinde olmalarına rağmen kimliklerini korumayı başaran Mervîler, nüfuslarının az olmasına rağmen bireysel çabaları ile özlerinden kopmuyor.

  • Mervîler, yaşadıkları yerlerde ve kendi aralarında Azerbaycan Türkçesine yakın olan Mervî dilinde konuşuyor ve çocuklarına bu dili öğretiyor.

Kimi zaman bir araya geldiklerinde, büyükler küçüklere kendi kültürlerine özgü mani ve şarkılar söylüyor, hikâyeler anlatıyor.

Mervîler, ata yurdu Azerbaycan'ı bir kez olsun görebilme umudunu her zaman canlı tuttuklarını belirterek, çocuklarına köklerinin bu ülke olduğunu anlatıyor.

Kültürlerini kaybetmediler

Afganistan'da Özbek ve Türkmenler en geniş Türkî etnik gruplarını oluşturuyor. Ancak, Selçukîler, Afşarlar, Timurîler ve Mervîler gibi nüfusları çok daha az Türk kökenli etnik gruplar da bulunuyor.

Özbek ve Türkmenler çok büyük oranda dil ve kültürlerini korurken, söz konusu azınlık gruplar ise büyük oranda Fars kültürünün hâkimiyetine girmiş durumda. Günlük hayatta genellikle Darîce (Farsça'nın Afganistan'da konuşulan lehçesi) konuşan Selçukîler, Afşarlar ve Timurîler gibi Türk azınlığın aksine Merviler, nüfuslarının azlığına rağmen dil ve kültürlerini büyük oranda korumayı başardı.

Kökleri Azerbaycan'a dayanıyor

Mervîlerin kökeni, Azerbaycan'a dayanıyor. Geleneksel anlatıya göre Mervîler, 16-18'inci yüzyıllarda İran'ı yöneten Safevîler döneminde Azerbaycan bölgesinden bugün Türkmenistan'da bulunan Merv şehrine sürüldü.

Ancak, Merv'de yaşadıkları sorunlar nedeniyle yeniden göç etmek zorunda kalarak Özbekistan, Afganistan ve İran'a dağıldılar. Merv'den gelmeleri nedeniyle de artık çevreleri tarafından Mervî olarak tanımlanır oldular.

  • Bugünün Afganistan Mervîleri ise ağırlıklı olarak Herat vilayetinde yaşıyor. Vilayetin Zinde Can ilçesinin Şekiban köyü ise tamamen Mervîlerden oluşuyor.

Şekiban köyünde, yaklaşık 80 yıldır eğitim veren Ebu Mensur Ali Okulu'ndaki tüm öğretmen ve öğrenciler de Mervî. Kendi aralarında Mervî dilinde konuşuyorlar ancak eğitimi Farsça görüyorlar.

Mervîler, kimliklerindeki etnik idiyet kısmına "Türk" yazdırıyor

Mervi dili büyük oranda Azerbaycan Türkçesine benziyor ama içerisinde Darice ve Türkmencenin de ciddi bir etkisinin olduğu görülüyor.

Köy ve civarında 5 bin, Herat genelinde ise 7 bin Mervî ailesinin olduğu tahmin ediliyor. 2019'da azınlıkların da kimlik belgelerine idiyetlerini yazma hakkı kazanmasıyla, Merviler, kimliklerindeki etnik idiyet kısmına "Türk" yazmaya başladı. Böylece birçok Mervî, kimliklerine "Türk" yazdırabilmek için yeni kimlik aldı.

Mervîler, ağırlıklı olarak hayvancılık, çiftçilik, dokumacılık, devlet memurluğu, ipekçilik ve safran ticareti işleriyle geçimlerini sağlarken, Taliban öncesi hükümetlerin dönemlerinde askerlik mesleğini de icra etti.

Öte yandan Mervîler, Türk-Fars-İslâm geleneğinde sıkça geçen isimleri kullanıyor.

Mervîce sözlük

Araştırmacı-yazar Gulam Haydar Dost, yaklaşık 40 yıl asker olarak hizmet verdikten sonra Albay rütbesinden emekli olan Mervîlerden. Emekliliğinden sonra Mervîler hakkında araştırmalarına ağırlık veren Dost, genç Mervîlere dil ve kültürlerini aktarabilmek için Mervice-Türkçe-Farsça bir sözlük hazırladı.

Dost, Mervîlerin tarihi ve kültürleri hakkında şu ifadeleri kullandı:

"Bazı tarihî kaynaklara göre, Mervîler 1600'lerde Safevîler döneminde günümüz Azerbaycan'ın güneybatısında bulunan bir bölgeden Merv'e yerleştirilmiş. Burada Şiî oldukları için rahat edememişler ve yaklaşık 250 yıl önce de Merv'den Herat'a göç etmişler. Yıllar içerisinde Mervî Türklerinin hepsi sünnileşti. Mervîler, aradan 200 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen dillerini ve geleneklerini unutmadı. Bu süre zarfında Afgan yönetimince Mervîlere pek ilgi ve alaka da gösterilmedi. Dilimizde şu an okunacak herhangi bir kitap bulunmamakta ve şu an sadece aileler arasında konuşularak yaşatılmış bir dildir."

Afganistan'da yaşanan kuraklık ve uzun yıllar süren istikrarsızlık nedeniyle Mervîlerin ciddi oranda İran, Türkiye ve Avrupa ülkelerine göç verdiğini aktaran Dost, "Her ne kadar dilimizi korumak için uğraşsak da çevrenin etkisiyle dilimize bazı Farsça kelimeler yerleşmiş. Yüzyıllar öncesinden gelen örf ve adetler hala yaşatılıyor. Her bir Mervî Türkünün arzusu geldiği ata topraklarını tekrar görmektir." ifadelerini kullandı.

Anadilde eğitim almak istiyorlar

Dost, dil ve kültürlerini geliştirme hedefinde olduklarını belirterek, Afganistan'ı yöneten Taliban'dan istedikleri talepleri hakkında da şu şekilde konuştu:

"Bizim isteğimiz dilimizin güçlendirilmesi. Kendi dilimizde eğitim almak istiyoruz. Bir de işsizlikten çok çekiyoruz ve bu nedenle gençlerimizin çoğu ülkeyi terk etti. Bazı siyasi yöneticiler tarafından ayrımcılığa uğradık. Bu nedenle eğitim hakkından mahrum bırakılmışız. Eğitim ve tarım alanlarında destek bekliyoruz."

  • Şekiban köyünün kadınları, eşleri ve çocukları çalışırken kendileri de el işi dokuma ve örgüler yaparak, hayvanlara bakarak ve tarlada çalışarak aile geçimlerine katkı sağlıyor.

Yüzyıllar geçmesine rağmen halen örf ve adetlerimizi yaşatıyoruz

50 yaşındaki Rabiya Hazretkuli, kültürel değerlerini korumaya sıkı sıkı bağlı kadınlardan bir tanesi. Öyle ki aslen Tacik olan kocasına da Mervî Türkçesi öğretmiş.

Evlendikten kısa süre sonra artık kendi aralarında Mervî Türkçesiyle konuştuklarını ifade eden Hazretkuli, şunları ifade etti:

"Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen halen örf ve adetlerimizi yaşatıyoruz. Türkçemizle konuşuyoruz. Tabii ki çevrenin etkisiyle dilimize bir Farsça karışmış durumda. Çocuklarımın hepsi eğitimli çok şükür. Evde daha çok Türk kanallarını izliyorum. Azerbaycan kanallarını da çok iyi anlayabiliyoruz. Azerbaycan'a, ata topraklarımıza gitmek ve oraları görmek istiyoruz."