Arakanlı Müslümanları umutlandıran karar

HABER MASASI AA, MECRA 2 DAKİKADA OKUNUR

Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Gambiya'nın açtığı davada, Myanmar'ın Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın engellenmesi için gerekli tedbirleri almasına, bununla ilgili raporu da 4 ay içinde sunmasına hükmetti. Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) Myanmar'a ilişkin kararı, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de kampta yaşayan Arakanlı Müslümanları umutlandırdı.

Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Gambiya'nın açtığı davada, Myanmar'ın Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın engellenmesi için gerekli tedbirleri almasına, bununla ilgili raporu da 4 ay içinde sunmasına hükmetti.

Merkezi Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan UAD, Gambiya'nın İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) adına, Arakanlı Müslümanlara yapılan soykırım nedeniyle Myanmar'a karşı açtığı ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep ettiği davada, Arakanlı Müslümanların "gerçek ve acil tehdit altında olduğuna" karar verdi.

Uluslararası Adalet Divanı başkanı Ahmed Yusuf, Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'nın kararını açıklarken.

Myanmar'daki Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın engellenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına hükmeden UAD, Myanmar hükümetine, söz konusu tedbirlere uyduğuna ilişkin mahkemeye ve Gambiya'ya 4 ay içinde rapor vermesini talep etti.

UAD, Myanmar'ın, Arakanlı Müslümanların haklarını tanımaya ilişkin somut adım atmadığını vurgulayarak, Arakanlıların zarar görmemesi ve öldürülmemesi için gerekli tedbirlerin alınması istendi.

Myanmar'dan kaçan Arakanlı Müslümanlar.

Myanmar ordusu mensuplarının soykırım girişimde bulunmasının engellenmesi gerektiğine hükmeden UAD, Myanmar hükümetinin aynı zamanda soykırım delillerinin yok edilmesinin de önüne geçmesi gerektiği kararına vardı.

Gambiya soykırımın soruşturulması için UAD'ye başvurmuştu

Gambiya, İİT adına, geçen yıl 11 Kasım'da Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın soruşturulması için UAD'ye başvurmuştu.

Gambiya'nın mahkemeye sunduğu talepler arasında "Myanmar'ın soykırıma yönelik delilleri yok etmesinin önüne geçilmesi ve soykırımın önlenmesine yönelik aldığı tedbirlerin düzenli olarak raporlanması" yer alıyordu.

Davada, Gambiya'yı ülkenin Adalet Bakanı Abubacarr Tambadou temsil ediyor.

Myanmar Devlet Başkanı Aung San Suu Çi başkanlığındaki bir ekip, Gambiya'nın taleplerine itirazda bulunmuştu.

Myanmar Devlet Başkanı Aung San Suu Çi, Uluslararası Adalet Divanı'na Myanmar'ın itirazlarını sunmuştu.

UAD'nin nihai kararını birkaç yıl içinde alabileceği öngörülüyor.

Diğer yandan, Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcılık Ofisi, Myanmar'ın işlediği insanlığa karşı suçlarla ilgili 2018'de başlatılan ön incelemenin tamamlandığını ve 14 Kasım 2019'da ön inceleme dairesinin verdiği kararın akabinde soruşturmaya başlandığını duyurmuştu.

UAD'nin kararı Arakanlı Müslümanların yüzünü güldürdü

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) Myanmar'a ilişkin kararı, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de bir kampta yaşayan Arakanlı Müslümanların yüzünü güldürdü.

Yeni Delhi'nin güneydoğusundaki Kalindi Kunj bölgesindeki kampta yaşayan Arakanlı Müslümanlar, Uluslararası Adalet Divanı'nın kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kampta yaşayan Arakanlı Müslümanların gençlik lideri Ali Johar, yaptığı açıklamada, kararın, önemli bir adım olduğunu belirterek, "Bu, tüm topluluğun beklediği bir şeydi." dedi.

Hindistan ve Pakistan'daki kamplarda yaşam mücadelesi veren Arakanlı Müslümanlar.

Arakanlı Müslümanların, uzun bir karanlık tünelin ardından ışığı gördüğünü belirten Johar, "Uluslararası Adalet Divanı'nın kararı Hindistan'da yaşayan 40 bin Arakanlı Müslümana umut oldu" diye konuştu.

Kampta yaşayan ve soyadı açıklanmayan Şakir ise Gambiya'ya kendileri için sesini yükselttiğinden ötürü teşekkür ederek, "Umarım bu durum düzelir." ifadesini kullandı.

Hindistan'ın kendi ülkesi olmadığını dile getiren Şakir, "Koşullar elverişli hale getirilirse geri dönmekten mutlu oluruz. Fakat mevcut koşullar altında geri dönmektense burada ölmeyi tercih ederiz." görüşünü paylaştı.

Adaletin yerine getirilmesini beklediklerini aktaran Şakir, kendilerine karşı insan hakları ihlalleri yapanların cezalandırılmasını umduklarını kaydetti.