Belçika'da 400 "kâğıtsız" göçmen, 40 gündür açlık grevinde

HABER MASASI
Abone Ol

Yıllar önce Belçika'ya gelen ancak yasal statüye alınmayan, bu yüzden "kâğıtsız" olarak adlandırılan 150 bin göçmenden 400'ü hükümete seslerini duyurmak için 40 gündür açlık grevinde. Açlık grevindekilerin bazılarının sağlık durumu kritik eşiğe ulaşırken eylemcilerden 4'ü ne kadar ciddi olduklarını göstermek için dudaklarını birbirine dikti. Belçika hükümeti ise bu konuda oldukça katı bir tutum takınıyor ve "kâğıtsız" 150 bin kişiye yasal statü verilmesinin imkânsız olduğunu belirtiyor.

Belçika'da resmi belgeleri olmadan yaşayan ve yasal olarak sisteme dahil olmak isteyen yaklaşık 400 kişi 40 gündür açlık grevi yapıyor.

İçlerinde yaptıkları eylemden "geri dönüş" olmadığını göstermek için "dudaklarını birbirine diken" eylemcilerin de bulunduğu 400 kişinin çoğunun sağlık durumu kritik seviyeye geldi.

  • Belçika'da "kâğıtsız" olarak adlandırılan yaklaşık 150 bin kişi, yıllardır yasal oturum veya çalışma belgeleri olmadan ülkede yaşıyor. Birçoğunun oturum talepleri reddedilen "kâğıtsızların” yaklaşık 400’ü, seslerini Belçika hükümetine duyurmak için 6 aydır başkent Brüksel’in merkezindeki bir kilise ile üniversite kampüsünün bir bölümünde yaşıyor.

Son 40 gündür ise açlık grevi yapan "kâğıtsızlar", Belçika devletinin kendileri için yasal düzenleme yapmasını ve "kaçak" konumdan yasal konuma geçirmesini talep ediyor.

Açlık grevi yapan göçmenler Belçika hükümetinin kendilerini

  • Cezayir, Tunus, Afganistan, Pakistan ve birçok Afrika ülkesinden yıllar önce Belçika’ya gelen kâğıtsızların durumu yıllardır ülkenin tartışma konularından biri. Daha önce 2000 ve 2009 yıllarında da açlık grevi yapan kâğıtsızlar, o dönemde taleplerine karşılık bulmuş ve yasal olarak sisteme dahil edilmişlerdi.

Yine aynı talepte bulunan, sosyalist ve çevreci siyasi partilerden de destek bulan bu kişilerin işi bu kez zor görünüyor. Çünkü Belçika hükümeti oldukça katı bir tutum izliyor ve kesinlikle taleplerinin karşılanmayacağını belirtiyor.

Belçika hükümeti oldukça katı görünüyor

Belçika’nın Göç ve İlticadan Sorumlu Devlet Bakanı Sammy Mahdi, son günlerde açlık grevindekilerle pazarlık yapmayacağını sık sık dile getiriyor.

Mahdi, son olarak "kâğıtsızların" birçoğuna mahkeme süreçlerinin ardından ülkeyi terk etmeleri için celp gittiğini, açlık grevi yapanlar için istisna yapılması halinde geriye kalan on binlerce kişi için de aynı yolun açılacağını söyledi.

Belçika’nın Göç ve İlticadan Sorumlu Devlet Bakanı Sammy Mahdi, açlık grevi yapanlara yasal statü verilmesi gibi herhangi bir iltimas geçilmesinin söz konusu olmadığını belirtti.

Mahdi, "Birçok kişiye ülkeyi terk etmeleri söylendi. Bunu yapmadılar ve burada kalarak kaçak şekilde çalışmaya devam ettiler. Ülkeyi terk etmesi için celp gönderilenleri yasal hale sokmak mümkün değil. Belgesiz 150 bin kişiyi yasal zemine sokamayız. Bireysel istisnalar olabilir ama bunu topluca yapmak imkansız." dedi.

Açlık grevindekilere eylemlerini sonlandırma çağrısı da yapan Mahdi, durumun ciddi olduğunu belirterek "Ümit ederim kimse ölmez. Her gece birinin ölebileceği düşüncesiyle yatağa gidiyorum ve uyku tutmuyor. Elimden geleni yapmaya çalışıyorum." ifadelerini kullandı.

"Patronlar köle gibi çalıştırıyor"

Açlık grevindekiler ise eylemlerinden vazgeçmiyor. Grevdekilerin sözcülerinden Ahmed, kâğıtsızlar için uygun bir çözüm bulunmasını, göçle ilgili kanunların Belçika’daki siyasi ve ekonomik gerçeklikle yeniden düzenlenmesini istediklerini söyledi.

  • Konuyla ilgili konuşan ve soy ismini vermek istemeyen Ahmed, Sammy Mahdi’ye cevap olarak "Kâğıtsızlar olarak uzun yıllardır Belçika’da çalışıyoruz ancak bazen iş kazaları olabiliyor. Bizi koruyan bir kanun yok. Sosyal güvencemiz yok." dedi.

Eylemcilerden Ranem ise uzun süredir hükümetle diyalog kurmak istediklerini ancak kimsenin kendileriyle temasa geçmediğini belirtti:

Hepimiz işsiziz. Oturduğumuz evlerin kirasını, faturaları ödeyemiyoruz. Burada birçok aile var. Bazıları kaçak çalışıyor. Günde 13-14 saat çalışıyorlar ama sadece 30 avro kazanabiliyorlar.

Kâğıtsızların çoğunun yasal statü için başvurduğunu ancak reddedildiğini dile getiren Ranem, "Avukatlar itiraz etti ama sonuç alamadık. Biz adalet arıyoruz. Avrupa, insan haklarının, eşitlik ve adaletin merkezi diye buraya geldik. Ama patronlar bizi köle gibi çalıştırıyor. 2021 yılında hala köle gibiyiz." dedi.

Göçmenler Belçika'da gayriinsani şartlarda çalıştırıldıklarını ve hiçbir yasal güvencelerinin olmadığını ifade ediyor.

Durum alarm veriyor

Seslerini duyurmaları için aylar önce buraya yerleşmelerine izin verilen "kâğıtsızların" hemen hepsi, 40 günlük açlık grevinin ardından şu anda bitkin durumda.

Yerlere açılan yataklarda yatarak günü geçiren kişilerin çoğunun sağlık durumu artık alarm verici düzeyde. Açlık grevindekilerin sağlığını takip eden doktorlar da durumun ciddiyetine dikkati çekiyor.

Açlık grevi yapanların 230 kadarı Brüksel’deki Saint-Jean-Baptiste au Beguinage Kilisesi’nde, kalanları ise ULB Üniversitesi'nin kampüsünde bulunuyor.

  • Doktorlardan Cecile Vaneau, mevcut durumla bilgi verirken, "Doktorlar olarak her gün buradayız. Durum çok kritik seviyelere ilerlemiş durumda. Giderek tehlikeli bir hal alıyor. Her gün hastaneye kaldırılanlar oluyor." diye konuştu.

Grevdekilerin çoğu yüzde 15 kilo kaybına uğramış vaziyette. Özellikle mide kramplarının arttığı, böbrek sorunlarının ortaya çıktığı, bilinç kayıplarının başladığı belirtiliyor. Psikolojik sıkıntıların da başladığı, bu aşamadan sonra nörolojik sıkıntıların baş göstereceği ifade ediliyor.

Dudaklarını diktiler

Açlık grevi yapanlardan 4 kişi ise eylemlerinde ne kadar ciddi olduklarını göstermek için dudaklarını dikti.

Bu 4 kişi, doktor gözetimi altında açlık grevlerine devam ediyor. Dudakları dikili kişilere sıvı takviyesi ağızlarındaki ufak aralıktan pipet yardımıyla yapılıyor.