Diz çöken Emevî liderin tablosu

HABER MASASI
Abone Ol

Kurtuba Mescidi’nin içerisinde odaların birinde varaklarla süslenmiş çok büyük bir tablo var. Tabloda yere diz çökmüş, başındaki kavuğu ve yüzündeki bıyığı ile bir Müslüman, elindeki büyük anahtarı bir ordu liderine teslim ediyor. Hakkında araştırma yapınca ilginç bir veri çıkıyor; cami içerisine itina ile merkezi bir alana yerleştirilen bu tabloda, şehrin anahtarlarının Emevîler tarafından Aragon prensi Ferdinand’a teslim edildiği görülüyor.

İspanya’nın Endülüs bölgesinin en güzel yapılarından biri olan ve her yıl yüz binlerce turisti kendine çeken Kurtuba Mescidi, şimdilerde giriş kapısında kesilen biletler üzerinde Kurtuba Katedrali olarak yazıyor. Mimari açıdan birçok farklı özelliğe sahip olan mescit, İspanyolların Müslümanları çeşitli işkencelerle katlederek elde edildiğinin heykelleriyle dolu.

Kurtuba Mescidi'nin havadan görünüşü.

  • Rivayete göre Emevî prensleri, İslâm dünyasında hüküm vermeye başlayan Abbâsîlere karşı bir gövde gösterisi olarak Kurtuba Mescidi’ni inşa ettiriyorlar.

Hilal şeklinde revaklar, kırmızı renkli taş sütunlar ve sonsuzluk hissi uyandıran yükseklik mimari açıdan Kurtuba Mescidi’ni İslâm kültüründe çok özel bir yere oturtuyor. Emevî mimarisinin ve kültürünün şekillendirdiği Cordoba şehri, günümüzde hala bu diriliği ile ayakta duruyor.

Endülüs mimarisinin incisi
Mecra

Kurtuba Mescidi'nin hilal şeklindeki revakları.

Kurtuba Mescidi’nin içerisinde birçok küçük odacık mevcut. İspanyolların katedrale çevirme çabaları sebebiyle mescidin içinde tahribata uğramış ve sonradan ilave edilmiş çok sayıda alan var. Bu odaların birinde varaklarla süslenmiş çok büyük bir tablo var. Tabloda yere diz çökmüş, başındaki kavuğu ve yüzündeki bıyığı ile bir Müslüman, elindeki büyük anahtarı bir ordu liderine teslim ediyor. Hakkında araştırma yapınca ilginç bir veri çıkıyor; cami içerisine itina ile merkezi bir alana yerleştirilen bu tabloda, şehrin anahtarlarının Emevîler tarafından Aragon Prensi Ferdinand’a teslim edildiği görülüyor.

Endülüs’teki işkence müzelerinde ve Granada’da bu tip şehir efsanelerine sıkça rastlıyoruz.

Tabloda, şehrin anahtarlarının Emevîler tarafından Aragon Prensi Ferdinand’a teslim edildiği görülüyor.

Emevî halifeleri Endülüs’ün anahtarlarını kendi elleriyle bu Haçlı ordularına teslim ediyorlar. İspanya’nın Endülüs bölgesinin haçlı ordularına teslim edilmesi aslında resmedildiği gibi olmuyor. Sergilemekten dolayı herhangi bir çekince duyulmayan işkence müzeleri, bunun en büyük göstergesi.

Tabloda resmedilen anahtarların teslim edilmesi meşhur Pasaklı İsabel’i çok sevindiriyor. Kastilya Kraliçesi İsabel, yaşadığı İspanya toprakları Müslümanlar tarafından kendi elleriyle Katolik Hristiyanlara geçmediği müddetçe asla yıkanmayıp temizlenmeyeceğini söylemişti. Eşi Ferdinand ile arası açılan İsabel, Endülüs bölgesinde Müslümanlar ölmedikçe ve şehir tamamen haçlı ordusuna teslim edilmedikçe asla temiz olmayacaktı. Dolayısıyla bu tabloya İsabel’in temizlenmesi gözüyle de bakılabilir.