Doğu'nun zafer anıtı: Çâr Mînâr

ABDULKADİR AKSÖZ
Abone Ol

Tarihî ve kültürel çeşitliliği ile dikkat çeken Telangana eyaletinin başkenti Haydarâbâd, Hint Müslümanlarının yoğun olarak yaşadığı şehirlerin başında geliyor. Bölgede uzun yıllar hüküm süren Müslümanların zengin tarihini yansıtan eserleri ile dikkat çeken Haydarâbâd şehrinin simgesi ise Çâr Mînâr Camii'dir. 16. yüzyılda hüküm süren Dekkan sultanlığı olarak bilinen Kutubşâhîler döneminin en üst düzey mimari başarılarından biri olarak kabul edilen Çâr Mînâr, Hint-İslâm mimari tarzının özgün eserlerinden biri olarak dikkat çekiyor. “Doğu'nun Zafer Anıtı” olarak bilinen bu büyük yapı, akşam ışıklarında daha da çarpıcı görünüyor.

Telangana eyaletinin başkenti Haydarâbâd, Hint Müslümanlarının yoğun olarak yaşadığı şehirlerin başında geliyor. Tarihî ve kültürel çeşitliliği ile dikkat çeken Haydarâbâd, Güney Hindistan’ın önemli yerleşim merkezlerinden biridir. Telangana eyaleti aynı zamanda Güney Hindistan’da hüküm sürmüş Müslüman Kutubşâhîler’in yönetim merkezidir. Dekkan sultanlığı olarak bilinen Kutubşâhîler, Behmenî Devleti’nin 1527 yılında yıkılmasının ardından Hindistan’a göç etmiş ve güney bölgesine yerleşmişlerdir.

Çâr Mînâr'ın yapılış nedeni hakkında farklı rivayetler vardır.

Kökenleri Karakoyunlular’a dayanan Kutubşâhîler, Şiiliği benimsemiş ve İran kültüründen etkilenmişlerdir. Hindu ve İslâm kültürünü bir araya getiren hanedanlık yönetimi mimariden dile, yemek kültüründen ticarete kadar pek çok alanda yeni bir sentez meydana getirmiştir. Özellikle Haydarâbâd bölgede uzun yıllar hüküm süren Müslümanların zengin tarihini yansıtan eserleri ile dikkat çekiyor. Bunlardan bir tanesi Haydarâbâd şehrinin simgesi haline gelen Çâr Mînâr’dır.

Eski şehrin (old city) merkezinde konuşlanan Çâr Mînâr, Urduca bir kelime olup “dört minare” anlamına geliyor. 1591 yılında inşa edilen bu anıtsal eser, Kutubşâhîler’in beşinci sultanı Muhammed Kulı Kutubşah tarafından yaptırılmıştır. Rivayetlere göre 1500’lü yılların sonunda Haydarâbâd çevresinde çıkan büyük veba salgını her yeri kasıp kavurur ve pek çok insan hayatını kaybeder.

Eski Delhi'nin hafızası: Fatehpuri Camii
Mecra

Sultan Muhammed Kulı vebanın sona ermesi halinde büyük bir cami yapmaya niyet eder. Kutubşâhîler’in yönetim merkezi Galkonda’da çıkan büyük veba salgının son bulması için dualar edilir. En sonunda salgın tamamen etkisini yitirir ve Muhammed Kulı, söz verdiği camiyi yapmak için harekete geçer. 1589'da Çâr Mînâr'ın temeli atılırken, Muhammed Kulı’nın şöyle dua ettiği rivayet edilir:

Allah, bu şehre barış ve refah bahşetsin. Bu cami, sudaki balıklar gibi, tüm dinlerin mensupları için huzur içinde yaşamalarına vesile olsun.

17. yüzyılda yaşamış Fransız gezgin Jean de Thévenot'a göre ise Çâr Mînâr, ikinci İslâmî bin yılın başlangıcını kutlamak için yapılmıştır.

İsminin anlamı ''Dört Minare'' olan Çâr Mînâr, Hint-İslâm mimarisinin en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Hint-İslâm mimarisinin en önemli örneklerinden biri olarak gösterilen Çâr Mînâr, Haydarâbâd'a yerleşmiş İranlı mimar Mir Momin Astrawadi tarafından tasarlanmıştır. 14.000 ton ağırlığındadır ve ağırlığın dayanabilmesi için temelin en az 30 feet derinde olduğu tahmin edilmektedir.

Görkemli yapısıyla dikkat çeken Çâr Mînâr, Haydarâbâd şehrinin merkezinde yer almaktadır.

Eser, kuzey, güney, doğu ve batıya bakan dört büyük kemer üzerine inşa edilmiş muhteşem bir kare granit yapıdır. Bu kemerler iki kat odayı ve kemerler galerisini desteklemektedir. Kare yapının her köşesinde 24 metre yüksekliğe sahip bir minare vardır ve toplam yükseklik yaklaşık 60 metre kadardır. Her minareye iç duvarında bir spiral merdivenle ulaşılır ve her biri dış duvarın etrafında sivri kemerli örtülü bir geçit bulunan dört kattan oluşur. Yapıda sıva süslemeli granit ve kireç harcı kullanılmıştır. Granit ve kireç harcı kullanılarak tasarlanan çiçek desenleri ve su perdeleri, anıtın zarafetini ve şıklığını pekiştirmiştir.

Balkonlar ve kubbeler, yapıyı oluşturan granit, kireçtaşı ve mermerlerin kesilmesiyle oluşturulmuştur. Esere adını veren bu dört (çâr) minarenin (mînâr), her biri Kutubşâhîler’in mimari eserlerde sıklıkla kullandığı özel bir motif olan lotus yaprağı üzerinde durmaktadır. Minareler üç şerefeli ve yivli bir yapıdadır ve dört halifeyi simgeler.

Çâr Mînâr, Haydarâbâd şehrinin simgesi konumundadır.

Dört katlı eserin en yüksek noktasına ulaşmak için 149 merdiveni tırmanmak gerekiyor. Açık olan çatının en ucunda, bir mescit bulunmaktadır. Dört minarenin her birinin üzerinde yer alan saatler ise 1889'da eklenmiştir.

  • Efsanelere göre, Muhammed Kulı’nın eski başkenti Golconda ile Çâr Mînâr'ı birleştirmek için bir yeraltı tüneli inşa ettiği ve tünelin herhangi bir kuşatma durumunda kaçış yolu olarak kullanıldığı aktarılmaktadır. Tünelin yeri ise bir şehir efsanesi olarak hâlâ gizemini koruyor.

Çâr Mînâr'ın, Muhammed Kulı’nın Bhagmati'yi ilk gördüğü yere inşa edildiği rivayet edilmektedir.

Haydarâbâd şehri Çâr Mînâr'ın çevresinde kurulmuş, şehir planı Çâr Mînâr merkeze alınarak tasarlanmıştır. Anlatılanlara göre şehrin ismi Muhammed Kulı’nın Hindu prensesi Bhagirathi'ye verdiği Hyder Mahal’dan gelmektedir.

Tac Mahal'in kardeşi: Agra Kalesi
Mecra

Çâr Mînâr, görkemli yapısıyla dikkat çekmektedir.

Başka bir doğrulanmamış hikâyeye göre ise Muhammed Kulı’nın Bhagmati'yi ilk gördüğü yerin Çâr Mînâr'ın inşa edildiği alan olduğu üzerinedir. Çâr Mînâr, Hyderabad şehrinin merkezi olarak kabul ediliyor. Muhammed Kulı, şehrin odak noktası olarak Çâr Mînâr'ı bir ızgara demir-model üzerinde planlamıştır.

Tasarımın doğu-batı ve kuzey-güney yönünde uzanan iki yolu vardır, bu da kentin merkezini oluşturmaktadır. Çâr Mînâr, aynı zamanda Haydarâbâd'da inşa edilen ilk çok katlı bina olma özelliğini taşır.

Kutubşâhîler döneminin en üst düzey mimari başarılarından biri olarak kabul edilen Çâr Mînâr, Hint-İslâm mimari tarzının özgün eserlerinden biri olarak dikkat çekiyor. “Doğu'nun Zafer Anıtı” olarak bilinen bu büyük yapı, akşam ışıklarında daha da çarpıcı görünüyor.

Yapı şu anda Haydarâbâd'daki tüm hareketli faaliyetlerin merkezi olduğu için büyük öneme sahiptir. Çevresi pek çok çarşı ve dükkanla çevrilidir ve şehrin en kalabalık noktasıdır. Parıltılı bileziklerle ünlü bir alışveriş merkezi olan Laad Pazarı’nın ortasında yer alan Çâr Mînâr, turistlerin başlıca uğrak noktasıdır. Günümüzde Haydarâbâd’ın sembolü haline gelen Çâr Mînâr, etkileyici mimarisi ve merkezi konumuyla “şehrin kalbi” olarak nitelendiriliyor.