Erik Bennett: İki monarşi arasında bir köprü

YUSUF SAMİ KAMADAN
Abone Ol

Bir İngiliz diplomat olan Alan Duncan onun hakkında: “Erik Bennett'in zarif ve ihtiyatlı diplomasisi, iki ülke arasında diplomatik ve güvenlik alanlarında var olan özel ilişkilerin geliştirilmesinde her zaman kilit bir faktör olmuştur” demiş, sahip olduğu önemi ortaya koymuştu.

2022 yılının başlarında Umman’da hayata gözlerini yuman Erik Bennett, arkasında bir asra yaklaşan bir hayattan başka derin de sırlar bırakmıştı.

Basra Körfezi'nin ucunda, sınır içinde sınır
Mecra

  • İlginç hayatı, temasları, kimi zaman devletler arasındaki köprü vazifesiyle Bennett, sanki Ortadoğu coğrafyasının Osmanlı’dan koptuğu 1900’lü yıllarda vazifeli İngiliz ajanlarını anımsatıyordu.

İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin tecrübeli bir savaş pilotu olan Bennett, 1974 yılında Umman Sultanlığı’nın hava kuvvetleri komutanlığına getirilmiş, uzun yıllar bu vazifeyi deruhte etmiş, sonrasında da meşhur Umman Sultanı Kâbus bin Saîd’e danışmanlık yapmış, İngiltere-Umman münasebetlerinin üst düzey kilit isimlerinden biri haline gelmişti. Kimdi peki bu oldukça müessir olan Erik Bennett? Bu soruyu cevaplamak biraz daha geriden almayı gerekli kılıyordu.

Erik Bennett, çiftçi olan ailesinin beş çocuğundan biri olarak 1926 yılında İrlanda’nın kuzeyinde dünyaya gelmişti. Eğitim hayatı çok da düzenli olmadığı anlaşılan Bennett, İrlanda’nın başkenti olan Dublin’de muhasebe okumuş ve özel pilot olabilme lisansını elde etmişti.

İrlanda vatandaşı olarak İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne katılabilme hakkına sahip olan Bennett bu fırsatı değerlendirmiş ve 1948 yılında pilot olarak Mısır ve Irak'ta vazifede bulunmuştu.

Başka noktalarda da vazifeler yapan Bennett öyle anlaşılıyor ki başarıyla tamamladığı görevlerle farkını ortaya koymuştu. Onun 1958 yılında Ürdün Kraliyet Hava Kuvvetleri kapsamında Kral Hüseyin’in pilotu olması boşuna olmamıştı. 1950’li yıllarda İngiltere’nin Ürdün üzerinde ciddi bir tesire sahip olması Bennett’in oradaki varlığını da mantıklı kılıyordu.

The Times’ın aktardığı kadarıyla Bennett’in Kral Hüseyin’e pilotluk yaptığı bu uçuşlardan biri Bekâ’ Vadisi üzerinde seyretmiş ve bu sebeple İsrail jetlerinin tacizine uğramıştı. Fakat Bennett’in ustalıkla yaptığı manevralar Kral Hüseyin’in de kendisine takdirini kazandırtmıştı.

  • Bennett’in hiç şüphesiz Kral Hüseyin’le onca yıla yayılan çok hatırası olmuştu. Bunlardan birinde Kral Hüseyin’i Etiyopya'dan, İmparator Haile Selassie'nin kendisine hediye olarak verdiği bir aslan yavrusuyla birlikte uçuruyordu. Bir yakıt ikmali sırasında yavru aslan kaçmış ve Bennett'in en değerli anılarından birini, Hüseyin'in yavru aslanı pistte kovalaması oluşturmuştu.

Uzun zaman Kral Hüseyin’in yanında olan Bennett, buradan Umman’a gönderilmişti. İngiliz nüfûzu altındaki Umman’ın bu dönemde kimi problemler yaşaması buraya ağırlık verilmesini gerektirmişti. 1970 yılında İngiltere desteğiyle babasına karşı yaptığı darbeyle tahta oturan Kâbûs bin Saîd, yıllarca devam etmekte olan bir iç savaşı da devralmıştı.

Kâbûs bin Saîd’in sarayında danışman olarak kariyerine devam eden Bennett, alelade bir danışman olmamış, İngiltere ile Umman arasında adeta bir köprü vazifesi görmüştü.

Bennett’in 1974 yılında başına getirildiği Umman Kraliyet Hava Kuvvetleri, isyanın sonlandırılmasında oldukça müessir olmuştu. 16 yıl devam eden bu vazifesi, sadece hava kuvvetlerinin lideri olmakla sınırlı kalmamış, askeriyede önemli modernleştirme faaliyetlerine de imza atmıştı. Bundan dolayı olmalı ki 1990 yılında tamamladığı bu vazifesinden sonra Kâbûs bin Saîd’in talebiyle, kendisinin danışmanı olarak hayatının sonuna kadar uzun yıllar Umman’da bulunmuştu.

İngiliz destekli bir darbe ile tahta oturmuş olan sultanın İngiliz desteğine olan ihtiyacı aşikardı. Umman’ın bulunduğu mevki itibariyle sahip olduğu stratejik önem de İngiltere için burayı vazgeçilmez kılıyordu. İşte Bennett de bu noktada hayâtî bir rol oynuyordu.


Muamma kumkumasında bir İngiliz: Abdullah Philby
Mecra

Kraliçe II. Elizabeth'in 2010 yılında Ummân’a gerçekleştirdiği ziyaretten bir kare.

İngiltere merkezli The Telegraph’ın ifade ettiği kadarıyla Kâbûs bin Saîd onu genelkurmay başkanı yapmak istemiş, fakat Bennett bunu kabul etmemişti. Umman ordusunun modern ve güçlü bir yapıya kavuşmasında önemli bir yere sahip olan Bennett, asıl önemini de 1990 yılından sonra bulunduğu mevkiyle elde etmişti. Kâbûs bin Saîd’in sarayında danışman olarak kariyerine devam eden Bennett, alelade bir danışman olmamış, İngiltere ile Umman arasında adeta bir köprü vazifesi görmüştü.

  • Bennett, sultanın o kadar yakınlarında olmuştu ki 1995 yılında geçirilen ve Sultan’ın yakın isimlerinden ez-Zevâvî’nin hayatını kaybettiği bir trafik kazasında o da Sultan’la birlikte yaralanmıştı.

Kraliçe II. Elizabeth'in 2010 yılında Umman’a yaptığı ziyaret de muhtemelen Bennett’in tensîkıyle olmuştu. Bu ziyarette Kraliçe’nin Bennett’i bir nişan ile ödüllendirmesi hiç şüphesiz onun İngiltere menfaati için yaptığı hizmetle açıklanabilirdi.

Bir İngiliz diplomat olan Alan Duncan onun hakkında: “Erik Bennett'in zarif ve ihtiyatlı diplomasisi, iki ülke arasında diplomatik ve güvenlik alanlarında var olan özel ilişkilerin geliştirilmesinde her zaman kilit bir faktör olmuştur” demiş, sahip olduğu önemi ortaya koymuştu.

Kâbûs bin Saîd’in 1995 yılında geçirdiği trafik kazası, Amerika merkezli haber ajansı Associated Press’te bu şekilde işlenmişti.

Bennett’in Ortadoğu coğrafyasına olan alakası daha Ürdün’de iken kendisine iyi bir Arapça öğretmişti. Üstelik onun alaka sahası askerî ve siyasî konularla da sınırlı olmamış, Kraliyet Coğrafya Kurumu kapsamında kimi araştırmalar da yapmış, bu sahada ödüle de layık görülmüştü.