Kıbrıs Türkü’nün hürriyet mücadelesine adanmış bir hayat: Dr. Fazıl Küçük

ABDULSAMET DOĞAN
Abone Ol

Dr. Fazıl Küçük, ömrünü hayat kurtarmaya adayan bir doktorun Kıbrıs Türk halkının hürriyeti adına nasıl bir devlet adamına dönüştüğünün en güzel örneği olmuştur. "Halkın sesi" gazetesini kuran Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk halkının hürriyet mücadelesini dünyaya anlatmak amacıyla gazeteyi İngilizce olarak da yayımlamaya başlamıştır. Dr. Fazık Küçük'ün Avrupa ve Türkiye mitinglerinde konuşmalar yapması Kıbrıs davasının benimsenmesine büyük katkı sağlamıştır.

Kıbrıs Türk halkını örgütleyerek millî birlik ve beraberliği sağlayan, yediden yetmişe bütün Kıbrıs Türk halkının gönlünde yaşayan millî mücadele lideri Dr. Fazıl Küçük, 14 Mart 1906’da başkent Lefkoşa’ya bağlı olan Ortaköy’de Mehmet Efendi ile Pembe Hanım’ın yedi çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi. Hayatını Kıbrıs Türklerinin hürriyet mücadelesine adayan Dr. Fazıl Küçük’e ailesi, Mustafa adını vermişti. Lise tahsili için yurtdışına gideceği zaman öğretmeni kendisine “erdemli” anlamına gelen “Fadıl” ismini yakıştırmış, daha sonra telaffuzu daha kolay olduğundan Fazıl ismi ile çağrılmaya başlanmıştı.

Fazıl Küçük, Lozan kliniklerinde ihtisas görerek dâhiliye mütehassısı olmuştur.

Dr. Fazıl Küçük ilköğretime 1912’de Lefkoşa Sarayönü Mektebi’ne başlamış fakat daha sonra ailesi tarafından okulu değiştirilerek Haydarpaşa'da bulunan ve müdürünün adından ötürü "Tarakçı Mektebi" olarak bilinen okulda ilköğrenimini tamamlamıştır. 1919’da orta öğrenimi için Rüştiye'ye (ortaokul) ve akabinde İdadi’ye (lise) devam etmiştir. İdadiyi bitirmesine iki yıl kala öğrenimini yarıda keserek geriye kalan kısmını İstanbul Özel İstiklal Lisesi'nde 15 Ağustos 1926 yılında tamamlamıştır. Tıp tahsili için ilk olarak Darülfünun Tıp Fakültesi’nde bir sene eğitim görmüş ardından 1929 yılında Fransa’da Paris Tıp Fakültesi’nde eğitimine devam etmiştir. Fazıl Küçük daha sonra İsviçre'ye geçerek Lozan Üniversitesi'nde tıp eğitimini tamamlamış ve Lozan kliniklerinde ihtisas görerek dâhiliye mütehassısı olmuştur.

Dr. Fazıl Küçük Müzesi.

1937 yılı Mayıs ayında İsviçre devleti tarafından şahsına İsviçre’de kalması ve vatandaş olması teklif edilmiş ancak o yapılan bütün teklifleri reddederek Kıbrıs’a dönmüş ve Lefkoşa’da serbest hekim olarak çalışmaya başlamıştır.

  • Bugün Lefkoşa Sur İçi Girne Caddesi’nde Dr. Küçük Müzesi olarak kullanılan klinikte Fazıl Küçük, cuma günleri halkı ücretsiz muayene eder ve durumu olmayanlara ücretsiz ilaç verirdi.

Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Türk Halkı’nın sorunlarına kayıtsız kalmamış ve bu sorunlara çözümler aramıştır. İşinden vakit ayırdığı her anında Kıbrıs Türklerinin sorunlarıyla alakalı çalışmalara yoğunlaşmıştır. Öyle ki kuracağı gazetenin adını belirlerken henüz ilkokul çağlarında büyüklerinden duyduğu “Halkın sesini duyan yok.” sözleri etkili olmuştur. Gazetesinin ilk sayısında yayım ilkelerini ve ele alınacak konuları şöyle sıralamıştır:

  1. Türk okullarının yönetimi ve Evkaf idaresinin Türk halkına devredilmesi.
  2. Müftülük makamının oluşturulması.
  3. Mahkemelerin İslâm kanunları yerine medeni kanunlar ile çalıştırılması.

Kıbrıs Türk tarihini sayfaları arasında belgeleyen ve halkın aynası olan Halkın Sesi gazetesi.

Dr. Fazıl Küçük siyasî hayatı boyunca bu ilkeler için sömürge hükümetiyle mücadele etmiş ve gazetesindeki köşe yazılarında bu konuları gündemde tutmaya çaba göstermiştir. Dr. Fazıl Küçük, henüz üniversite öğrencisi iken Türk Maarifinin İngiliz müdürler tarafından yönetilmesinde ısrar eden Kavanin Meclisi'nin Türk üyelerine karşı çetin bir mücadeleye girmiş; Türk okulları ile Evkaf İdaresi'nin Türk halkına devredilmesi için sömürge hükümetini ikna etmeye çalışmıştır.

Kıbrıs Türk Halkı’nın siyasî statüsünün belirlenmesindeki ilk adım olan Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu (KATAK) 18 Nisan 1943’te kuruldu. Lakin “KATAK” adı Dr. Fazıl Küçük tarafından “kendi kendimize azınlık demenin” büyük bir hata olacağı gerekçesiyle uygun bulunmamıştı. Dr. Fazıl Küçük 23 Nisan 1944’de Türk halkının mücadelesini daha aktif bir şekilde savunmak amacıyla Kıbrıs Türk Halk Partisi'ni (KMTHP) kurdu. Parti kısa sürede birçok şehir ve kasabada yayılarak şubeler açtı. Parti programındaki ana hedeflerden biri de adanın Yunanistan'a ilhakını (ENOSİS) önlemekti. Kıbrıs Millî Türk Halk Partisi, 23 Ekim 1949 tarihinde KATAK ile birleşerek Kıbrıs Millî Türk Birliği Partisi adı altında yeniden yapılandı. Dr. Fazıl Küçük bu yeni oluşumun da başına getirildi. Ayrıca Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk İşçi Birlikleri ile Rumlardan oluşan ayrı meslek birliklerinin kurulmasını teşvik etti.

“KATAK” adı, Dr. Fazıl Küçük tarafından “Kendi kendimize azınlık demenin” büyük bir hata olacağı gerekçesiyle uygun bulunmamıştı.

Dr. Küçük, iktisadi kalkınmada önemli bir rol oynayacak olan Evkaf İdaresi'nin Türk halkına devredilmesini sağlamak amacıyla 29 Kasım 1948 tarihinde bütün kasaba ve köylerden gelen halkın katıldığı büyük bir miting düzenledi. Mitingde polislerle yaşanan çatışma neticesinde İngiliz Sömürge Hükümeti, Türk halkının kendi meselelerine artık müdahale ettirmeyeceğine ikna oldu. Dr. Küçük’ün gayretleri bu noktadan sonra sonuç vermeye başladı. Şeriye Mahkemeleri kaldırılarak yerine Türk Aile Mahkemeleri kuruldu. Müftülük makamı tekrar canlandırıldı. İngiliz Sömürge Hükümeti, Türk Tali Okullarını ve Evkaf'ı Türk halkına devretti.

Kıbrıs'ın bekçisi: Hala Sultan
Mecra

1954 yılı ile birlikte Kıbrıs, uluslararası boyutta ilgi çeken bir konu haline gelmişti. Dr. Fazıl Küçük, İngiliz ve Rumların "ENOSİS" hayaline karşı mücadelesini perçinlemiş ve 15 Ağustos 1955 tarihinde, partinin ismi kongre sonucu ile KTP (Kıbrıs Türktür Partisi) şeklinde değiştirilmişti. Bunlarla beraber Dr. Küçük, 1 Nisan 1955 tarihinde EOKA eylemlerinin katliam odaklı terör saldırılarına evrilmesinin ardından, Kıbrıs Türk halkının EOKA'ya karşı direnmesi için Türk Mukavemet Teşkilatı (KITEMB) adlı örgütü kurdu. Bu örgütün Rumlar tarafından fark edilmesi sonucunda örgüt sessizce dağılmış ancak 1955 yılı Eylül ayında yeni bir örgütlenme ile Volkan Teşkilatı’nı kurmuştur.

Dr. Fazıl Küçük, 1955 yılında Türkiye, Yunanistan ve İngiltere Dışişleri Bakanları arasında yapılan üçlü konferansı izlemek üzere, diğer iki Türk delege ile birlikte Londra'ya gitmiş ve bu konferansı fırsata çevirerek Londra şehrinde 4 Eylül 1955'te düzenlenen ve beş bin kişinin katıldığı Trafalgar Meydanı'ndaki büyük mitingde konuşma yapmıştır.

Artık Kıbrıs sorunu, Avrupa’nın en büyük başkentlerinden birinde haykırılır hale gelmiş ve adeta Avrupa’nın aklına kazınmıştır.

Dr. Fazıl Küçük, eşi Süheyla Küçük ile birlikte.

Londra’da yaptığı konuşmalar sayesinde ada içine sıkıştırılmak istenen hürriyet sorununu dünyaya açan Dr. Küçük, davasının en zor yıllarından olan 1958 yılında Türkiye’ye gelmiş ve Kıbrıs ile ilgili Türkiye’de düzenlenen mitinglerde Kıbrıs Türklerinin haklarını müdafaa eden konuşmalar gerçekleştirmiştir. Bu mitinglerdeki konuşmalar sonucu Kıbrıs davasının Türkiye’de benimsenmesinde büyük bir pay sahibi olduğu asla inkâr edilemez.

Aynı yılın Kasım ayında Birleşmiş Milletler toplantısına katılmak üzere New York’a gitmiştir. Burada Kıbrıs görüşmelerini takip etmiş ve gerektiğinde Türkiye heyeti ile birlikte fikirlerini sunmuştur.

  • Kıbrıs Türk halkının hürriyet davasını dünyaya anlatmak amacıyla Halkın Sesi gazetesini İngilizce olarak da yayımlamaya başlamıştır.

Dr. Fazıl Küçük, Zürih'te Türk ve Yunan başkanları arasında varılan anlaşma üzerine, 17 Şubat 1959'da Londra'da yapılan konferansta Kıbrıs Türk halkını temsil etmiş ve iki gün sonra varılan anlaşmayı halkı adına imzalamıştır. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunda yapılan anlaşmalara göre cumhurbaşkanı Rum kökenli olacak cumhurbaşkanı yardımcısı ise Türk kökenli olacaktı. Dr. Küçük, 3 Aralık 1959’da yapılan seçimi kazanarak cumhurbaşkanı yardımcılığına seçilmiştir. 1962 yılında kırsal bölgeyi gözlemek amacıyla altı aylık bir seyahate çıkmış ve kırsal bölgelerin sorunları ile ilgili bir rapor hazırlamıştır.

  • Bütün Türk köylerini ziyaret edip bu ziyaretlerin ardından ayrıntılı bir rapor hazırlayarak hükümet makamlarına iletmiştir.

Rumların 21 Aralık’ta başlattığı katliam saldırılarının ardından ada içindeki gerginlik farklı bir noktaya gelmişti. 27 Aralık 1967 yılında geçici olarak ilan edilen Kıbrıs Türk yönetiminin başkanlığına seçilmiş ve bu görev esnasında Türk mücahitlerini örgütlemiştir. İlerleyen yılların vermiş olduğu haklı yıpranmışlık artık hastalık olarak belirmeye başlamıştı. Dr. Fazıl Küçük 18 Şubat 1973 tarihine gelindiğinde artık görevini devam ettiremeyeceğini düşünmüş ve yürütmekte olduğu cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini Rauf Denktaş’a devretmiştir. Ancak kurmuş olduğu gazete ile siyasî fikirlerini ve öngörülerini beyan etmeye devam etmiştir.

Rauf Denktaş, Dışişleri ve Savunma Bakanı Osman Örek, Meclis Başkanı Dr. Necdet Ünel ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük ile birlikte.

1980’li yıllara gelindiğinde Dr. Fazıl Küçük’ün rahatsızlığı giderek artmıştır. Dört yıl süren hastalık döneminde dahi Halkın Sesi gazetesindeki köşesinde makaleler yazarak çok sevdiği halkına ve savaşarak kazandığı hür vatanına olan görevini her daim sürdürmüştür. 15 Ocak 1984 yılında hastalığının tedavisi için gitmiş olduğu Londra’da 78 yaşında hayata veda etmiştir.

Dr. Fazıl Küçük, ömrünü hayat kurtarmaya adayan bir doktorun hürriyet adına nasıl bir devlet adamına dönüştüğünün en güzel örneği olmuştur.