Kiliselerin bir bir vurulduğu Gazze'de Hristiyan nüfusu yok mu?

HABER MASASI
Abone Ol

Gazze'deki saldırılarında, Hristiyanları ve kiliseleri de hedef İsrail ordusunun keskin nişancıları, geçtiğimiz günlerde Gazze'deki Kutsal Aile Kilisesi'nde Nahida ve Samar adlı 2 Hristiyan kadını soğukkanlılıkla öldürdü.

Olayın uluslararası medyada dikkat çekmesi üzerine İsrailli Belediye Başkan Yardımcısı Fleur Hassan-Nahoum, kiliseye sığınan Hristiyan kadın ve kızının öldürülmesinden sonra Gazze'de hiç Hristiyan olmadığı ve Kilise bulunmadığını iddia etti.

İsrail saldırılarının başlangıcından bu yana Gazze'deki Kutsal Aile Katolik Kilisesi’ne sığınan Hristiyan aileler 16 Aralık’ta saldırıya uğradı. Hristiyan bir kadının kızıyla yaşamını yitirdiği saldırıda 7 kişi de kilise yerleşkesi içindeki diğer kişileri korumaya çalışırken yaralandı.

  • Londra merkezli LBC radyosuna konuşan İsrailli Batı Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı Hassan-Nahoum, Gazze'de hiç Hristiyan yaşamadığını ve kilise olmadığını savundu.

İsrail keskin nişancıları tarafından kilisede öldürülen Nahida Halil Anton ve kızı Samar Kamal Anton.

İsrail’in Gazze'deki Kutsal Aile Katolik Kilisesi’ne düzenlendiği ve Hristiyan bir kadının kızıyla yaşamını yitirdiği saldırıdan yalnızca üç gün sonra açıklamalarda bulunan Nahoum, "Ne yazık ki (Gazze'de) hiç Hristiyan yok çünkü Hamas tarafından sürüldüler." ifadelerini kullandı.

Nahoum, radyo programcısı Nick Ferrari'nin Gazze'deki bir kilisenin etrafında İsrailli keskin nişancıların olduğu yönündeki haberlere ilişkin sorusuna, "Haberleri bu sabah gördüm. Kilise mi? Gazze'de kilise yok." cevabını verdi.

Ateş edilmeden önce herhangi bir uyarı yapılmadığının altını çizen Kudüs Rum Ortodoks Patrikhanesi, yerinden edilmiş insanların sığındığı kiliseye karşı gerçekleştirilen saldırının “sivilleri ve ibadethaneleri hedef alan barbarca bir suç olduğunu” söyledi.

Papa: "Bu savaş, bu terördür"

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Gazze'den çok ciddi ve acı haberler almaya devam ettiğini belirterek, silahsız sivillerin bombalanıp vurulduğunu söyledi.

İsrail ordusunun Gazze’de Hristiyanları ve kiliseleri hedef almasından söz ederken "terör" ifadesini kullanması dikkati çeken Papa Franciscus şöyle dedi:

  • "Bir anne ve bir kızı; Nahida Halil Anton ve kızı Samar Kamal Anton, tuvalete gittikleri sırada keskin nişancılar tarafından öldürüldü, çok sayıda kişi de yaralandı. Rahibe Teresa'nın rahibelerinin evi hasar aldı, jeneratör vuruldu. Bazıları, ‘Bu terör, bu savaş.’ diyor. Evet, bu savaş, bu terördür."

Geleneksel pazar duasında Gazze'deki gelişmelere de değinen Papa, terör olarak adlandırdığı saldırıları, ''Gazze'den çok ciddi ve acı verici haberler almaya devam ediyorum. Silahsız siviller bombalanıyor ve vuruluyor.'' şeklinde dile getirmişti.

Bu, Papa'nın, Gazze'deki olaylardan bahsederken bir aydan kısa bir süre içinde ikinci kez "terörizm" kelimesini kullanışı oldu.

Papa, 22 Kasım'da Hamas tarafından tutulan rehinelerin İsrailli akrabaları ve Gazze'deki Filistinli ailelerle ayrı ayrı görüştükten sonra, “Savaşların yaptığı budur. Ama burada savaşların ötesine geçtik. Bu savaş değil. Bu terörizmdir." demişti.

Olayın ardından Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, Gazze'deki bir kilisede 2 Hristiyan kadının İsrailli keskin nişancılar tarafından hedef alınarak öldürülmesinin bir savaş suçu sayılamayacağını ve İsrail'in sivilleri hedef alan saldırılarının Rusya'nın Ukrayna'daki saldırılarıyla aynı kefeye konulamayacağını savunmuştu.

İngiltere Parlamentosu milletvekili, akrabalarının kiliseye sığındığını açıklamıştı

İngiltere Parlamentosu'nun Filistin asıllı ilk milletvekili Leyla Moran, LBC radyo programcısının Nahoum’a sorduğu soruda bahsi geçen kiliseye akrabalarının sığındığını açıklamıştı.

İngiltere Parlamentosunun Filistin asıllı ilk milletvekili Leyla Moran, Avam Kamarası'nda yapılan oturumda konuşmuş, akrabalarının, İsrail güçlerinin 2 kişiyi öldürdüğü, 7 kişiyi yaraladığı Kutsal Aile Katolik Kilisesi'ne sığındığını söylemişti.

Moran, "Kapıda tanklar bekliyor. Dışarda askerler ve keskin nişancılar, kompleksi nişan almış halde. Dışarı çıkmak isteyen herkesi vuruyorlar. Cumartesi günü 2 kadın vuruldu." demişti.

İngiltere Parlamentosu'nun Filistin asıllı ilk milletvekili Leyla Moran da ailesinden birinin Gazze'de öldüğünü söyledi.

Moran, kilisede sivillerin bulunduğunu vurgulayarak şöyle demişti:

Hiçbirinin Hamas ile bir alakası yok. Onlar rahibeler, yetimler ve engelliler. Küçük bir Hristiyan grubu ve herkesçe biliniyorlar. Papa'nın dediği ve benim akrabalarımın da söylediği gibi Hamas'ın oradan saldırılar yaptığı tamamıyla gerçek dışı.

İsrail saldırganlığının sadece söz konusu kiliseyle sınırlı kalmadığını söyleyen Moran, geçen hafta öldürülen İsrailli esirleri hatırlatmıştı.

Kutsal Aile Katolik Kilisesi’ne gerçekleştirilen saldırı, İslâmiyet’in yanı sıra Hristiyanlığa da saygı göstermeyen İsrail’in 7 Ekim’den bu yana gerçekleştirdiği ilk kilise saldırısı değil.

Dünyanın en eski üçüncü kilisesi olma özelliğini taşıyan ve Gazze kentinin güneyindeki Ez-Zeytun Mahallesi'nde bulunan tarihî Aziz Porphyrius Rum Ortodoks Kilisesi de İsrail saldırılarından payını almıştı.

Gazze'deki Hristiyanlar

Gazze'nin Hristiyan mirası, inancın mazlumlara kurtuluş vaat eden, zulüm gören bir mezhep olduğu günlere kadar uzanıyor.

İncil'de, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra, Havari Philip’in, bu haberi yaymak için çöl yolunda Kudüs'ten Gazze'ye gittiği yazılır. Kutsal yazılara göre Philip, İsa'nın suyu şaraba çevirdiği Celile Kana'daki düğün şöleninde hazır bulunmuştur.

Aziz Porphyrius Kilisesi bölgedeki en eski kilisedir. Başlangıçta 5. yüzyılda şehrin paganlarını Hristiyanlığa dönüştüren, putları ve tapınakları yakan piskoposun ölümünden sonra kurulan yapı, 7. yüzyıldaki Pers fethinden sonra camiye dönüştürülmüş, daha sonra 12. yüzyılda Haçlılar tarafından yeniden inşa edilmiştir.

Hristiyanlık inancı tarihî Filistin topraklarında doğmuş olmasına rağmen, bugün İsrail ablukası ve işgali altındaki Gazze’deki Hristiyanların sayıları ancak bini buluyor.

İşgal altındaki topraklarda sayıları 50 bini bulan Filistinli Hristiyanlar “Yaşayan/canlı taşlar” (living stones) olarak da anılmaktadır.

Bu metafor ilk kez Hz. İsa'nın öğrencisi olmaya çağrılan eski bir balıkçı Havari Petrus tarafından, Tanrı'nın ruhani evini inşa etmede inanlıların rolünü tanımlamak için kullanılmıştır. Günümüzde bu terim, onların topraklarında doğan bir inancın koruyucuları olarak özel statülerine gönderme yapmaya devam etmektedir.

Ortadoğu'nun en eski topluluklarından biri olan ve geçmişi birinci yüzyıla kadar uzanan Gazze'deki Hristiyanların son yıllarda sayısı oldukça azalmıştır. Günümüzde bu topraklarda sadece yaklaşık 1.000 kişinin kaldığı tahmin edilmektedir. (Bu sayı, Hamas'ın 2007'de 3.000 olarak kaydedilmiştir.)

  • Gazze'deki Hristiyanların çoğu Yunan Ortodoks inancına mensup olsa da, az sayıdaki Hristiyan da Katolik Kutsal Aile Kilisesi ve Gazze Baptist Kilisesi'nde ibadet etmektedir.

Gazze'deki tarihî Aziz Porphyrius Rum Ortodoks Kilisesi'nin içi.

Hamas'ın 2007'de iktidara gelmesinin ardından İsrail'in Gazze'ye uyguladığı abluka, Hristiyanların yoksulluğun pençesindeki bölgeden kaçışını hızlandırmıştır. Hristiyanların çoğu daha iyi eğitim ve sağlık arayışıyla Batı Şeria'ya, Amerika'ya, Kanada'ya ya da çevredeki diğer Arap ülkelerine gitmişlerdir.

Tarihî Filistin topraklarında doğan Hristiyanlık inancı, Gazze’de hedef ayrımı yapmayan İsrail saldırılarıyla yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. İncil'in Eski ve Yeni Ahit'indeki birçok olayın geçtiği yer olan bu topraklarda yaşayan Hristiyanların, bu nesil içinde Gazze'de varlıklarının sona ereceği düşünülmektedir.