"Kurtuba Camii Kilisenin olamaz"

HABER MASASI
Abone Ol

Endülüs dini mimarisinin en tanınmış ve en büyük yapılarından olan, inşasına 786’da Birinci Abdurrahman zamanında başlanan Kurtuba Ulu Camii’nin durumunu incelemek üzere Córdoba şehir belediyesi tarafından bir komisyon kuruldu.

Hipostil tarzı bir mimariye sahip olan Kurtuba Ulu Camii'nin ortasında sütunlar katedralın inşası için yıkılmıştı.

Zaman içerisinde çeşitli ekler ve değişikliklerle büyütülen ve içerisinde 100’den fazla mermer sütun bulunan cami, kentin 1236 yılında Kastilya Krallığı’nın eline geçmesinin ardından Córdoba Katedraline dönüştürülmüştü. Sonraki yıllarda bazı sütunları yıkılarak içine bir katedral inşa edilen yapının minaresinin de büyük bir bölümü yıkılarak çan kulesi yapılmıştı. 1984’te UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine giren yapı, 2006 yılında İspanyol devletine aitken Katolik Kilisesine geçmişti.

İslam sanatlarının inceliliklerini taşıyan Kurtuba Ulu Camii, Endülüs mimiarisinin en önemli örneklerinden.

Kurtuba Ulu Camisi’ne ev sahipliği yapan İspanya’nın Córdoba kenti belediyesinin görevlendirdiği komisyon, katedral olarak kullanılan yapı ile ilgili raporunu tamamladı. İspanyol uzmanlar, Endülüs İslam döneminin ayakta kalan en önemli eserlerinden Kurtuba Ulu Camisi’nin hiçbir zaman Katolik Kilisesine ait olmadığını belirterek, kilisenin sahiplik iddiasının Anayasa Mahkemesine götürülmesini önerdi.

Cordoba Belediyesi'nin kurduğu komisyonda yer alan Federico Mayor Zaragoza, 1987-1999 yılları arasında UNESCO'da başkanlık görevini yürüttü.

Raporu hazırlayan heyette eski UNESCO Başkanı Federico Mayor Zaragoza, tarihçi Alejandro Garcia Sanjuan ve Juan Bautista Carpio ile haziran ayında başbakan yardımcısı olduğu için raporu imzalayamayan Carmen Calvo yer aldı.

Yapının katedrale dönüştürülmesinin ardından, caminin minaresi de büyük ölçüde yıkılarak çan kulesine çevrildi.

Belediye Meclisine sunulan raporda; tarihi analizlerin, kilisenin 2006 yılında “Kutsal Katedral Kilisesi” olarak adlandırdığı yapıya hiçbir zaman sahibi olmadığı ve olmayacağını gösterdiği belirtildi. Kilisenin sahiplik iddiasıyla ortaya çıkan 12 yıllık durumun adaletsiz olduğu ve vatandaşların menfaatine ters düştüğü vurgulanarak bazı çözüm önerileri sunuldu.

Bunlar arasında Anayasa Mahkemesine kilisenin sahiplik iddiasının geçersiz kılınması amacıyla gidilmesi ilk sırada yer alırken bunun için yeterli parlamenter desteğinin sağlanması gerektiğine dikkat çekildi. Eğer bu yolla başarı elde edilemezse belediyenin normal mahkemelere gitmesi önerisinde bulunulan raporda, bunun da süreci uzatabileceği uyarısında da bulunuldu.