Mısır mahkemelerinde değişen bir şey yok

HABER MASASI MECRA 1 DAKİKADA OKUNUR

Mısır'da geçtiğimiz salı gecesi 9 gencin idamı, ülkedeki yargı sisteminin nasıl işlediğini bir kez daha gözler önüne serdi. "Müslüman Kardeşler Teşkilâtı" üyesi oldukları iddiasıyla tutuklanan 9 kişi, haklarında hiçbir somut kanıt bulunmamasına rağmen idam edilmişti. İdam mahkumlarından Mahmud el Ahmedi'nin kendilerine elektrik verilerek işkence edildiğini açıkladığı video kaydı ise, adeta bütün sürecin özeti mahiyetindeydi. Ahmedi'nin, yargılamalar sırasında "Bize Mısır'a 20 sene yetecek elektrik verildi. Bana işkence eden polislerden biri şu anda salonda. İsterseniz, kendisini açıklayabilirim. Ben de size bu kadar elektrik versem, Enver Sedat'ı öldürdüğünüzü bile itiraf ettirebilirim" dediği ortaya çıktı.

Salı gecesi idam edilen 9 Mısırlı genç.

2015 yılında Başsavcı Hişam Bereket'e Kahire'de düzenlenen suikastın ardından tutuklanan 9 kişi, Mısır basını tarafından "terörist" olarak ilan edilmişti. Mısır'daki pratik işleyişe göre, tutuklanan kişiler hakkında basın-yayın organları yoğun bir kampanya başlatıyor; ardından mahkemeler de hızlı bir şekilde idam veya müebbet hapis cezası veriyor.

2015'de suikasta kurban giden Başsavcı Hişam Bereket, darbeden bu yana öldürülen en üst düzey isim.

Tutuklananların, haklarını arayabilecekleri herhangi bir adlî merci de bulunmuyor. Uluslararası çevreler ve Batılı ülkeler de Mısır devletinin yanında yer alıyor. Ortaya konan yargılama ve infaz pratiği hakkında ciddi bir eleştiri ve engelleme gelmemesi, Abdulfettah Sisi yönetiminin daha cesur kararlar almasına yol açıyor.

General Abdulfettah Sisi, Muhammed Mursi'yi devirdikten sonra cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu.

Mısır'da bu yılın başından beri 15 kişi idam edildi. Tutuklanan ve idam edilenlerden hiçbirinin suçu hakkında ciddi bir kanıt sunulmaması ve yargılama sürecine siyasetin müdahalesi, ülkedeki mahkemelerin işleyişi hakkında soru işaretlerini çoğaltıyor.

REKLAM

3 Temmuz 2013'te Mısır'ın demokratik bir şekilde seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin askeri darbeyle devrilmesinden sonra, insan hakkı ihlallerinde ciddi bir artış gözlemleniyor.