Müslümanların kalesi: Sultan Süleyman Atik Camii

FURKAN ÖZKUL
Abone Ol

Bosna Hersek'i oluşturan iki entiteden biri olan Bosna Sırp Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan Bijeljina kentinde inşa edilen Sultan Süleyman Atik Camii, kentin en eski ve en büyük camisidir. Kilise çevrilen, yıkılan ve hâlâ saldırılara maruz kalan cami, karşılaştığı tüm zorluklara rağmen 5 asırdır bir kale gibi ayakta kalabilmeyi başarmıştır.

Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1520-1530 yılları arasında inşa edilen Sultan Süleyman Atik Camii, Bijeljina’nın en eski camisi. 1716 yılında Osmanlı ile Avusturya arasında Sırbistan’ın Novi Sad şehrinde gerçekleşen savaşı Osmanlıların kaybetmesiyle cami ve etrafındaki hamam büyük hasar görüyor. Savaşın bölgeye getirdiği yıkımdan Atik Camii de nasibini alıyor; 1718’den 1739 yıllarına kadar Katolik kilisesi olarak kullanılıyor.

1718-1739 döneminde Bijeljina’nın Avusturyalılar tarafından işgal edilmesiyde Sultan Süleyman Atik Camii de 21 yıl boyunca Katolik kilisesi olarak kullanılıyor.

  • Belgrad Barışı'ndan sonra Avusturyalıların Bijeljina'yı Osmanlı Devleti’ne iade etmek zorunda kalmasıyla Bijeljina, Osmanlı İmparatorluğu’na iade ediliyor. Sonrasında ahşap bir minare yapılarak caminin işlevi yeniden kazandırılıyor. 1893 yılında yeni bir minare inşa ediliyor ve 1912 yılında bir şerefe daha eklenerek minare 10 metre daha yükseliyor.

Caminin girişindeki kitabe.

II. Dünya Savaşı'nın başlangıcına kadar Atik Camii'nin yanında eski bir mezarlık bulunduğu, daha sonra yetkililerin, caminin yanına defin yapılmasını yasakladığı ifade ediliyor. Ardından mezarlığın bir kısmı şehrin dış mahallelerine taşınıyor, II. Dünya Savaşı sonrasında ise mezarlığın geniş alanına yeni binalar inşa ediliyor.

Caminin girişinde, 1893 yılındaki onarımı anlatan bir kitabe bulunmakta. Kitabede tadilat tarihi şu şekilde geçmektedir: “Bu muhterem Sultan Süleyman Atik Camii, 1311 hicri yılında (m. 1894) yeniden inşa edildi.”

Bir zamanlar Bosna'da
Mecra

Yıkıma direnen cami

Tarihî önemi nedeniyle 1950 yılında devlet koruması altına alınan Atik Camii, o dönemde Bosna Hersek'te minaresi iki şerefli olan tek camiydi.

Bugüne kadar birçok kez harap olan cami, en son 13 Mart 1993'ün Ramazan ayında yıkılmıştı. Caminin tadilatına 2002 yılında başlanmış ve restore edilen caminin açılışı ise 16 Ağustos 2014‘te gerçekleşmişti.

Caminin hemen yakınında Binbaşı Sadık Ağa’nın türbesi vardı. Bosna Savaşı sırasında 13 Mart 1993'te bölgedeki camiler ve türbeler yıkılmış, cami külliyesi alanından yapı malzemeleri tamamen kaldırılmıştı. Sultan Süleyman Atik Camii’nin yıkımı üç gün sürmüştü. Bu cami, Müslüman Boşnak halkının manevi dayanağı idi. Balkanların savaşlarla dolu yüzyıllık tarihine rağmen ayakta kalmayı başarmıştı. Yıkım için gelenlere de direnmiş ve yıkımı üç gün sürmüştü.

Caminin bulunduğu yerdeki bina kalıntıları, Ulusal Anıtları Koruma Devlet Komisyonu tarafından Bosna Hersek'in ulusal anıtı ilân edildi. Caminin tadilatına 2002 yılında başlanmış ve yenilenen caminin açılışı 16 Ağustos 2014 tarihinde gerçekleşmişti.

Bosna’da diriliş, direniş ve dergâhlar
Mecra

İnsanî değerler ayaklar altına alındı

Sultan Süleyman Atik Camii'nin isim tabelası.

Bosna Hersek Foça doğumlu ve uzun süre Bijeljina’nın Baş İmamlığı’nı sürdüren merhum Hafız Abdullah Budimliya, "Benim Anılarım" adlı kitabında Sultan Süleyman Atik Camii hakkında şunları yazmıştır:

“Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph, Atik Camii'nin Bijeljina şehrinin ana camisi olduğunu göz önünde bulundurarak bu camiye, caminin tamamını kaplayan iki halı hediye etmiş, ayrıca Foça'daki Alaca Camii'ne de halı hediye etmiştir. Bu halı yaklaşık 300 kg ağırlığında ve tek parça halindeydi. Atik Camii'nde hâlâ değerli halılar ve seccadeler mevcuttur. Benden önceki İmam Haydar Teşnyakoviç'in anlattığına göre Saraybosna'daki halı fabrikası, çok değerli olan bir seccade karşılığında tüm camiye halı yapmayı teklif etmişti. Camide iki büyük sandık vardı, bunlardan birinde eski kitaplar ve el yazmaları saklanıyordu, bunların arasında 400 yıl öncesine ait çok değerli bir Kur'ân-ı Kerîm el yazması da vardı. Her şey kilit altındaydı. İkinci sandıkta ise yağmur duası sırasında Drina Nehri’ne taşınan küçük taşlar saklanıyordu. Ayrıca, İstanbul'da yaşayan Foçalı merhum Hacı Alibeg Zulfikarpaşiç'in bağışladığı, içinde mukabelede okunan Kur'ân-ı Kerîm cüzlerinin bulunduğu minberin üzerinde duran bir kutu da vardı.”

Bir kaybedişin hikâyesi: Drina Köprüsü
Mecra

  • Maalesef Sultan Süleyman Atik Camii'nin değerli eşyalarının hiçbiri korunamamış durumda. Camiyi yıkanlar, yıkımdan geriye kalanları insanî onurdan ari biçimde bilinmeyen bir yere taşımışlar.

Sultan Süleyman Atik Camii, Bijeljina şehrinin en eski camisi.

[Bijeljina’nın en eski camisi, Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmış ve padişahın emriyle imamlar atanmıştır. İnşaatının tamamlanmasından otuz yıl sonra Bijeljina, 1580 yılında kasaba ilân edilmişti. Bijeljina’dan bahsedilen Osmanlı kaynaklarında, 1634 yılında Kadıluk'un gelişmiş bir yerleşim yeri ve merkezi olduğu bahsedilmektedir. Evliya Çelebi ise Seyahatnamesi’nde Bijeljina'dan Bilina olarak bahsetmektedir.]

Camiye aralıklarla saldırı gerçekleştiriliyor

Caminin harimi.

Günümüzde Bijeljina’da yaşayan Müslümanlar için cami hâlâ büyük bir öneme sahip. Savaş döneminde topraklarını terk eden Boşnaklar, şimdilerde geri dönüyor. Onların geri dönüşünü engellemek isteyen aşırı milliyetçi Sırplar, tehditlerine ve fiziksel saldırılarına devam ediyor. Bu saldırılardan zaman zaman Sultan Süleyman Atik Camii de payını alıyor.

Cami; 2016’da silahlı bir saldırının hedefi olmuş, 2020’de ise taşlarla caminin camları kırılmış ve şadırvanına zarar verilmişti. Orada yaşayan Boşnak Müslümanlar kültür mirasımızın önemli değerlerinden olan Sultan Süleyman Atik Camii’nin nöbetini tutmaya ve ellerinden geldiğince korumaya devam ediyor.

Haberin hazırlanışında desteklerini esirgemeyen Muamer Çamiç’e teşekkürlerimizi sunarız.