KAHR101: Kahraman ve Öykü Okuma Listesi

BÜLENT AYYILDIZ
Abone Ol

Campbell, bütün mit ve destanların insanın toplumsal ve ruhsal dünyayı açıklamak için ortaya koyduğu çabanın bir çeşit kültürel dışavurum olarak tümüyle birbiri ile ilişkili ve bağlantılı olduğunu iddia etmektedir.

Joseph Campbell, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu

Orjinal adıA Hero With a Thousand Faces olan kitapta Campbell, dünya mitolojilerinde yer alan arketipik kahramanın yolculuğuna ilişkin teorisini ortaya koymuştur; bir başka deyişle dünyadaki farklı kültürlere ait kahraman mitlerinde ortak olarak bulunan tek bir kalıptan söz etmiştir. Campbell, bütün mit ve destanların insanın toplumsal ve ruhsal dünyayı açıklamak için ortaya koyduğu çabanın bir çeşit kültürel dışavurum olarak tümüyle birbiri ile ilişkili ve bağlantılı olduğunu iddia etmektedir. Kendisi bu çalışmanın ve kuramın ortaya çıkışına dek geçen süre boyunca sanat alanında Pablo Picasso ve Henri Matisse’ten, psikoloji çalışmalarıkonusunda Sigmund Freud ve Carl Jung’dan, edebiyat alanında ise James Joyce ve Thomas Mann’ın yapıtlarından etkilenmiştir.

Campbell bahsi geçen kurama “monomit” adını vermiş olsa da, aslında bu adı yaratan kendisi değil Finnigans Wake adlı kitabında bu sözcüğü ilk kez kullanan James Joyce’tur. Eser yalnızca kahramanın yolculuğu kavramını popüler düşünceye sokmakla kalmayıp, aynı zamanda karşılaştırmalı mitoloji kavramının kendisini de popüler hale getirmiştir. Ortaya attığı kuram aracılığıyla da, eserin yazıldığı günden bugüne dek folklor, antropoloji, etnoloji gibi sosyal bilimlerin yanı sıra edebiyat ve edebiyat üzerine yapılan çalışmalarda da kendisine kayda değer bir yer bulmuştur. (Gülgün Şerefoğlu)

  • Carl Gustav Jung, Dört Arketip
  • Dört bölümden oluşan kitapta analitik psikolojinin kurucusu Jung’un çalışmalarında anahtar terimler olan arketipler ve kolektif bilinçdışı üzerine Jung’un yaptığı tespitler ve yorumlar yer alıyor. Bölümlerde sırasıyla; anne arketipi, yeniden doğuş, büyük bilge arketipi ve hilebaz arketipi irdeleniyor. Bu kavramların ve arketiplerin mitlerde, masallarda ve kutsal metinlerdeki rollerini inceleyen Jung, insanlığın ortak bilincinin izlerini ortaya çıkarıyor.

Carl Gustav Jung, İnsan ve Sembolleri

Jung’un ölümünden sonra öğrencileri tarafından tamamlanan kitap psikanalatik terimlere çok girmeden Jung’un teorilerini özetler nitelikte.İlki Jung tarafından olmak üzere kitaptaki beş makalenin her biri farklı bir uzman tarafından yazılmış. Rüya üzerine çalışmalarını anlamada da yardımcı olacak makalede, Jung rüyaların bireyler için önemli semboller taşıdığını vurguluyor. Her sembol her birey için aynı manaya gelmez; bilinçdışının rüyada oluşturduğu semboller bireyin ruh sağlığını dengelemede önemli ifşalardır. Bol bol görsellerin eşlik ettiği kitabın ikinci makalesi yine modern insan, kahramanlar ve mitler arasındaki ilişkiyi inceliyor. Üçüncü makale Jung’un gölge, anima, animus ve bireyselleşme süreci terimlerini anlamada yardımcı olurken, dördüncü bölüm de görsel sanatlarda kullanılan sembolizmin bilinçdışı çerçevesinde yorumlaması yapılıyor. Son bölüm, Jung’un fikirlerinin tekrarı niteliğinde, birey analizindeki semboller üzerinde duruyor.

  • Miranda Bruce-Mitford, Semboller ve İşaretler Binlerce Yıllık Görsel Bir Yolculuk
  • Bir kısmı günümüzde de kullanılan yüzyıllarca varlığını sürdürmüş işaretlerin ne anlama geldiğini görsellerle ve kısa açıklamalarla başlangıç seviyesinde anlatan bir kitap. Arketiplerin ve bilinçdışının insanlığa kaynaklık ettiğini varsayarsak kullanılan sembollerin de uzun yıllar süren bir birikim içerdiğini düşünmek mümkün. Farklı kültürlerde gezegen, hayvan, renk gibi sembollerin ne anlama geldiği ve bu anlamların nasıl çeşitlilik gösterdiği hususunda bilgi veriyor. Dini sembolleri kısa kısa açıklarken günümüzde kullanılan bayrağın yarıya indirilmesi, gelinlerin beyaz giymesi gibi sembolik öğelerin köklerine de yer veriyor. İlginç anekdotlar ve sembolik anlamlar için göz atabileceğiniz bir kitap.

Christopher Vogler, Yazarın Yolculuğu Senaryo ve Öykü Yazımının Sırları

Vogler, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’nu sinema ve senaryo yazımı için inceliyor. Tahkiye ve mitler arasında bağlantı bir Hollywood formülü olarak karşımıza çıkıyor. İki bölümüden oluşan kitabın ilk kısmında kahraman, rehber, eşik gardiyanı, haberci, biçim-değiştirici, gölge, müttefik, üçkâğıtçı arketipleri filmlerden örneklerle açıklanıyor. İkinci kısımda Campbell’ın monomit aşamaları incelenmiş. Fakat Vogler bunu yaparken on yedi aşamayı on ikiye indirgiyor. Aslan Kral’ın da senaristleri arasında yer alan Vogler, Hollywood ve Disneyland içinverdiği senaryo derslerinin birikimiyle bu kitabı yazmış ve eserini senaryo yazmak isteyenlere bir rehber olarak sunuyor; fakat hikâyenin ve mitin gücünü keşfetmek isteyenler için de tavsiye edilebilecek bir kitap.

  • Ovid, Dönüşümler
  • Epik bir şiir olarak yazılmış on beş kitaba bölünmüş eser klasik mitler açısından zengin bir kaynak. Kaos’tan Julius Caesar’ın ölümüne kadar olan zaman diliminde dönüşüm temalı mitler kronolojik olarak sıralanmış. Kitap neredeyse bütün antik figürlere (Perseus, Theseus, Hercules, Jason, Achilles, Aeneas, Daedalus, Paris, Perseus, Hector, Pygmalion, Midas, Helen) değinirken, kahramanın dönüşümünü bilinçdışı bağlamda yorumlamak için önemli bir alan sunuyor. Farklı hikâyeleri ve çeşitli dönüşümleri içinde barındıran eser, konu olarak da da (tanrıları, ruhları, kıskançlık, aşk, tecavüz, savaş, yolculuk) geniş bir yelpazeye sahip. Dönüşümler ve şekil değiştirmeler günümüz insanına kadar uzanan “dönüşüm”ün de alegorik bir açılımı olarak düşünülebilir. Ancak kitabı okurken birkaç referans kitabına daha ihtiyaç duyabilirsiniz, çünkü Ovid okurun konuya hâkim olduğunu varsayarak yazmış şiirlerini.

H.P. Lovecraft, Cthulhu’nun Çağrısı

H.P. Lovecraft’ın eserleri, özellikle Cthulhu miti etrafında dönen hikâyeleri, Jung’un öne sürdüğü bireyselleşme sürecini ve bilinçdışının kurmacaya uygulanışının iyi örneklerinden denebilir. Borges’e de ilham kaynağı olmuş Lovecraft’ın gotik ve korku türlerinde yazdığı hikâyelere, kahramanın kendisini keşfetmesi, olgunluğa erişmesi için yaşadığı maceralar gözüyle bakabiliriz. Okyanusun derinliklerinde konuşlanmış Cthulhu, aslında kahramanın kendi içindeki karanlık noktalara yolculuğu olabilir mi? Dilin ifade gücünün yanında dilin kifayetsiz kalmasını da teknik olarak kullanan Lovecraft sunduğu dünyalarda, kahramanlar keşfedilmemiş uygarlıkların ve yaratıkların izlerini gözlemlerken, Jung’un desteklediği sezilerle (intuition) hareket ediyor olabilirler. Modern insanın safsata olarak adlandırıp bilim ve aydınlanmayla set çektiği bilinçdışı ya da seziler kahramanın tekinsiz yolculuklarıyla gün yüzüne çıkıyor gibi geldi bana.

  • Harper Lee, Bülbülü Öldürmek
  • Kült bir eser olmuş bu romanı, bir de kahramanın yolculuğunu ya da monomit aşamalarını görmek için okuyabilirsiniz. Kahramanın yolculuğu sadece epik romanlardan, fantastik filmlerden ibaret değil. Hayatın içinde olan, gündelik sıkıntılardan bahseden ırkçlık, sınıf ayrımcılığı gibi konuları elen “gerçekçi” ya da toplumcu edebiyat eserlerinde de monomite bir şablon olarak rastlamak mümkün. Bülbülü Öldürmek bu örneklerden biri. Romanda, ırkçılığın tavan yaptığı bir tarihte ve mekânda, beyaz bir kadına tecavüz suçuyla yargılanan bir “zenci”nin avukatlığını üstlenmek zorunda kalan Atticus’un hikâyesi kızının gözünden anlatılıyor.