Sözümüz Kütah Aşkımız Derun

BURCU BAYER
Abone Ol

Doğu’nun Hikaye Kuramı geniş hacimli ve epey kapsamlı bir çalışma. Genel olarak İslam coğrafyasındaki hikaye anlatma geleneğini, bu geleneğin nev-i şahsına münhasır özelliklerini ve hikaye poetikasını dile getirmekte. Özelde ise modern öncesi Türk edebiyatıyla ilgileniyor.

Efsane söyleyip uykuya dalanlar, uzun uykularını sürüyorlar. Peki, biz gözlerimizi neye kapıyoruz ya da gözlerimizi açmanın vakti erişmedi mi halen? Necip Tosun Doğu’nun Hikaye Kuramı’nda epeydir ihmal edip tarumar bıraktığımız bahçeye çekidüzen vermek, etrafını sarıp bahçeyi görünmez kılan yaban otlarını budamak, sararıp solan gülleri dermek, bu ölmüş bahçeye yeni bir can suyu vermek üzere bahçıvanlığa soyunuyor.

Doğu’nun Hikaye Kuramı Necip Tosun Büyüyen Ay Yayınları İnceleme

Doğu’nun Hikaye Kuramı geniş hacimli ve epey kapsamlı bir çalışma. Genel olarak İslam coğrafyasındaki hikaye anlatma geleneğini, bu geleneğin nev-i şahsına münhasır özelliklerini ve hikaye poetikasını dile getirmekte. Özelde ise modern öncesi Türk edebiyatıyla ilgileniyor. Tosun’un bu çalışması, Doğu’nun büyük geleneğini hatmedip hazmederek, oradaki poetikayı teşhis ediyor. Uzun anlatmak gerektir de, biz ima ile geçelim: Doğu klasikleri lafzı az manası çok olana rağbet eder. Esas amaç insanı iyi, doğru ve güzele yönlendirerek kemalata ulaştırmaktır. Bu niyetle hakikatler hikaye diliyle anlatılır ve kıssadan hisse alma amaçlanır.

Tabii bu hakikatler yalın halleriyle ifade edilemez olanın alanına ait olduklarından, sembollere, mecazlara, istihare ve alegorilere başvurulur. Biçimsel olaraksa, eserler çoğunlukla okunmak değil, dinlenmek üzere yazılmıştır. Uzun kış gecelerinde topluca dinlenen bu eserlerinse haliyle, sıkmayacak uzunlukta olması, merak uyandırması, hoş temsiller ve isabetli fikirler içermesi beklenir. İşte burada da aşk, ihanet, entrika vb. söz konusu oluyor. Zevk-i selim icabı olarak da safalı dil, edalı söz gerekiyor elbette.

Doğu’nun hikayeden muradını bu çerçeve içre ele alan Tosun, ardından Doğu’nun büyük klasiklerini teker teker irdeleyerek okuyucuya tanıtır. Bu serencam Dede Korkut’tan başlayıp Türk destanları, Cenknameler ve Hamzanamelerle devam eder. Oradan mesnevi geleneğinden söz açıp çok okunmuş çok sevilmiş mesnevileri çağırır. Masallar, fabllar ve alegorik metinler üzerinden sembolizmi, menakıbnameler üzerinden fantastik öğeleri sorgular. Son olarak da Türk edebiyatının gelenekselden moderne geçiş dönemi eserlerine büyüteç tutar.

Bu haliyle Necip Tosun’un özverili ve büyük bir emek ürünü olan çalışması, Müslüman coğrafyanın hikaye geleneğine giriş için faydalı ve bilgilendirici muhtasar bir kitap. Bunun yanında, bir nev’i edebiyat tarihi olarak da okunabilecek; yalnızca uzmanlaşmış küçük bir kitleyi değil, tüm edebiyat meraklılarını ilgilendiren ve ileri okumalar için teşvik eden de bir eser. Doğu’nun edebiyata olan tavrına dair çok doğru ve yerinde tespitler içeriyor. Fakat buna rağmen ortaya sistemli, açıklanmış ve iddialarının hesabı verilmiş bir kuram koymakta zayıf kaldığını da ifade etmeli. Eserin birbirinden bağımsız müstakil makalelerden oluşması, çalışmanın okunurluğunu artırıyor elbet.

Bu sayede kolay okunan, uzunluğuyla sıkmayan, tek bir temayla ilgilenen makalelerle karşılaşıyor okur. Fakat bu durum sistematik ve bütünlüklü bir kuramsal kitap olma iddiasını zayıflatıyor. Gerçi Tosun’un böyle bir iddiası var mı bilemiyoruz ancak biz meraklı okurlar, kitabın adının da verdiği teşvikle, müelliften böylesi bir beklenti içindeyiz. Güllerini derdiği ve bize kalbimizi hatırlattığı bu bahçeden onu kolay kolay çıkaracak değiliz. Örneğin, mesnevi türü ile Campbell’ın kahramanın yolculuğu izleği arasında temaslar kurduğu makalesi ile Aziz Efendi’nin Muhayyelat’ının neden geleneksel döneme değil de geçiş dönemine ait olduğu iddiası hakkıyla temellendirilse, buradan sağlam bir kuram çıkabilir.

Bir de, son olarak, bu çalışmanın çokça okunup kaynak kitaplar rafına yerleştirileceğinden eminiz. O yüzden, ikinci üçüncü basımlar için eserin sonuna bir toplu kaynakça ile ileri okumalar için öneriler eklense ne güzel olur.