Yapboz ve Parçalar

ERTUĞRUL EMİN AKGÜN
Abone Ol

Dedalus’tan çıkan Parçalar, dokuz yazarın Ferit Edgü’nün tamamlamadığı öykülerden yola çıkarak yazdıkları eserlerden oluşuyor. Usta edebiyatçının metinlerinin yeniden gündeme gelmesi ve sanat malzemesi olarak tekrar kullanılması açısından oldukça isabetli bir çalışma.

Birden fazla yazarın eserleriyle ortaya çıkan kitaplar, doğası gereği öykü biçimi için oldukça elverişli. Öykücülerin farklılıklarının rahatlıkla ortaya çıkmasını sağlayarak çapraz okumalara olanak tanıyan seçkiler, dil ve tekniklerdeki genel eğilimlere kadar pek çok konuda edebiyat kamuoyuna ipuçları sunar. Son yıllarda öykü türü özelinde bu tip örnekler oldukça artmış durumda. Bunların kimisi ortak bir noktadan (metin, mit vs.) yola çıkılarak yazılırken kimisi ise bir antoloji tadında.

Parçalar, Kolektif, Dedalus Kitap

Seçki denemeleri bir açıdan yapboza benzer. Parçalar birleştirilerek ortaya yeni ve anlamlı bütün çıkması sağlanır. Ortak bir noktadan yola çıkarak oluşan eserleri yapbozun parçaları tanımıyla nitelemek mümkün. Bu eserlerde eğilim, amaç ya da teknik birliği söz konusudur. Bir diğer seçki türünü ise parçaların yapbozu olarak düşünebiliriz. Teknik direktör takımı olmaktan çok yıldız oyuncu futbolu oynarlar.

Dedalus’tan çıkan Parçalar, dokuz yazarın Ferit Edgü’nün tamamlamadığı öykülerden yola çıkarak yazdıkları eserlerden oluşuyor. Usta edebiyatçının metinlerinin yeniden gündeme gelmesi ve sanat malzemesi olarak tekrar kullanılması açısından oldukça isabetli bir çalışma. Edgü’nün başlattığı yolculuk yeni seslerle devam ediyor. Okan Çil, Kerem Işık, Bahadır Cüneyt Yalçın, Hakan Bıçakçı, Pelin Buzluk, Emirhan Burak Aydın, Sedat Demir, Melida Tüzünoğlu ve Mevsim Yenice’nin katılımıyla oluşan kitap bilinçli bir tercihle parçaların yapbozu olarak tasarlanmış. Eseri hazırlayan Baran Güzel de bu tutumu önsözde belirtiyor “Öykü çeşitliliği arttırmak için, birbirine en az benzeyen yazarları bir araya toplamaya çalıştım.”

Parçaların yapbozu olduğu için de kitap üzerine yapılacak her yorum bir tarafıyla eksik kalacak ve bütünü yansıtma adına çekinceler taşıyacaktır. Meraklısı için kıymetli bir seçki olduğunu belirtirken daha iyi ya da daha kötü oldukları için değil, kitaptaki metinlerin farklı özelliklerini açıklama potansiyelinden ötürü seçilmiş üç öyküye kısaca değinmekte fayda var.

Bahadır Cüneyt Yalçın’ın metni olan Yazar ve Yazman adından da anlaşılacağı gibi yazar ve eserlerini üreten bir yazman arasında geçiyor. Edgü’nün yarım kalmış hikayesine devam olarak üretilen öykü, kurmaca oyunlarıyla öne çıkıyor. Sürpriz bir sonla noktalan hikaye, postmodern tekniklere yaslanarak yazarın ve metnin niyetini tartışıyor. Teyzemin Sonu öyküsünde Pelin Buzluk, yıllardır görüşmediği teyzeni ziyaret eden bir karakteri anlatıyor. Hasta yatağındaki teyzesiyle konuşurken geçmiş ve geleceği sorgulayan kahraman, hayatına yön veriyor. Sade anlatımın ve klasik öykü yapısının öne çıktığı metin, ihtimaller üzerinden yaşamı sorguluyor. Sedat Demir, Yargı öyküsünde kendi tabiriyle yarım kalmış bir karakterin anlatı formunda kendi sorumluluklarıyla hesaplaşmasını ele alıyor. Kurgusal numaralara rağmen ağırlık noktası hikaye becerisi olan öykü, kendi hayatına sıkışmış kahramanın bitmeyen döngüsünü ironiye sığınarak masumlaştırıyor.

İyi örneklerin yanında bazı parçaların öykünün gerekliliklerini karşılayamadığını da belirtmek gerek. Bu durum toplamın eksi hanesine yazılabilir. Parçalar, iyi fikirden yola çıkılarak sıkı çalışılmış bir kitap.

Parçalar’ın okur tarafından tamamlanması dileğiyle.