Antik çağdan günümüze zafer takı formları

FATİH SARIMEŞE
Abone Ol

Antik çağda Roma imparatorlarınınordusuyla birlikteseferlere gidişte ve seferdönüşlerinde geçtiklerizafer takları dünya mimarlıktarihinde önemli bir yerkaplar. Roma İmparatorluğu’nunhüküm sürmüş olduğufarklı coğrafyalarda farklıgörünümlerle karşımızaçıkan bu zafer taklarının önlerinde dinadamları tarafından imparator ve askerleriiçin ihtişamlı törenler yapılmıştır.

Altın Kapı, Yedikule Zindanları.

Törenler esnasında kutsanan imparator ve askerler sefer dönüşlerinde zafer takından geçerek savaş anında düşman askerlerini katlederek işlemiş oldukları günahlardan arındıklarına inanmaktaydı. Antik Çağ’ın son zafer takı olarak da ifade edebileceğimiz Altın Kapı (yapı ile alakalı Aralık sayımızda bir yazı ele almış idik) üçlü kemer düzenlemesi ile dikkat çekicidir. Bizans’ın ihtişamlı yıllarında inşa edilen bu tak Bizans güç kaybettikçe örülmeye başlanmış ve günümüz şeklini fetihten sonra Osmanlıların eliyle almıştır. Mimari kompozisyon açısından ortada yanlara göre daha geniş ve daha yüksek bir kemer ve bu kemerin iki yanında daha küçük ölçekli birer kemer bulunmaktadır. Buradaki mimari kompozisyon şeması Osmanlı ve Cumhuriyet devirlerinde de birtakım farklılıklarla karşımıza çıkmaktadır.

Dünyanın en büyük mezarlık alanlarından biri olan Eyüpsultan Mezarlığı’nın birçok girişi bulunmaktadır. Konumuza dahil olan giriş ortadaki daha geniş ve daha yüksek olan üçlü kemer düzeniyle zafer takını andırmaktadır. Bu örneği zafer Takı mimari formunun Osmanlı mimarisine etkisi olarak yorumlayabiliriz.

Eyüpsultan Mezarlığı Girişi.

Bir diğer örneğimiz Sultan Abdülaziz devrinde Daire-i Umur u Askeriye Kapısı. (Devrin Genelkurmay Başkanlığı) Günümüzde daha çok İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü Kapısı olarak da bilinen ve yükseköğretimin sembol görünümlerinden birini ifade eden kapı üç kemerli düzeni ile zafer takı formunu devam ettirmektedir. Oryantalist mimari üslup düzeni ile ele alınan kapının ortasında geniş bir at nalı kemer ile her iki yanda daha küçük birer kemer görülmektedir.

Daire-i Umur u Askeriye - İ.Ü Merkez Kampüs Kapısı.

Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Erken Cumhuriyet döneminde seyyar zafer takları oluşturulmuş.

İstiklal Caddesi’nin girişine, Sultanahmet Meydanı’na ve Karaköy Köprüsü’ne yerleştirilen seyyar zafer taklarını eski fotoğraflardan takip edebiliyoruz.

Bu örneklerden birini konumuza dahil etmeyi uygun gördük.

İran Şahı’nın İstanbul’a ziyareti öncesi Karaköy Köprüsü’ne ahşaptan üçlü kemer düzenini devam ettiren bir seyyar zafer takı yerleştirilmiştir.

Ortadaki kemer yanlara yerleştirilen kemerlere göre daha geniş ve biraz daha yüksek bir formu sergilemekle birlikte sivri görünümüyle Osmanlı’nın klasik dönemini de hatırlatmaktadır.

İran Şah'ı İçin Karaköy Köprüsü'ne Kurulan Seyyar Zafer Takı.

Üçlü giriş düzenin son kullanımlardan birisi de İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Avcılar Yerleşkesi’nin giriş kapsıdır.

Son yıllarda yapılan kapının orta girişi oldukça geniş ve yüksek tutulmuş ve üzerine analog saat yerleştirilmiştir.

Zincirlikuyu Mezarlığı Girişi.

Yan girişler ise orta girişin ihtişamından ezilmiş gibi farklı renkteki malzeme ile ele alınmış ve dikkatli gözlerle seçilebilecek bir düzende yapılmıştır.

İstanbul’da yer alan yapılarla bu örnek sayıları çoğaltılabilir. İstanbul’u gezerken bu tür mimari detaylara dikkat etmek gezinizi renklendirecektir.

Günümüze yakın bir dönemde İBB tarafından eklenen Zincirlikuyu Mezarlığı’na girişi sağlayan kapının mimari formu da zafer takının son temsilcilerinden biridir. Taş malzemeden yapılan ve yüzeyinde çiniyi andıran fayans malzemelerin kullanıldığı girişin orta kemeri yan kemerlere göre daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Orta kemerin üstüne "Her canlı ölümü tadacaktır" ayeti yazılmıştır.

İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Avcılar Yerleşkesi Girişi.