Büyülü ve yeni, eski ve sıradan, vazgeçilmez ve önemsiz: Gözlük

ERTUĞRUL EMİN AKGÜN
Abone Ol

Her an peşimizde, bizimle dünya arasında kırılgan bir nesne. Daha iyi, daha net, daha yüksek çözünürlüğe erişmemiz için inceltilmiş. Büyük bir buluş. Donanımınızı ucuza yükseltmenin tek yolu. Estetik bir amaç, renkli bir hedef. Vazgeçilmez bir alışkanlık. Gözlükler geleceği göstermeli ya da bir çeşit işaret olmalı. Her şeye giderek yaklaşıyoruz. Telefona, televizyona, ekrana, direksiyona. Gözlükler, amaçlarını unutarak bir aksesuara dönüşüyor. Görmemiz gerekenleri değil belki. Görmemiz gerekenler için belki. Bilemiyorum. Gözlükler klasik bir tavır olarak hayatımızda. Post modern bir stil olarak fotoğraflarda.

Gözlükler geleceği göstermeli ya da bir çeşit işaret olmalı.

Bin bir çeşidinin içinde kaybolurken unuttuğumuz bir şey. Çok daha iyi görmek. Çok daha iyi görünce bazı şeylerin değişmesine olan inanç. Ama dur, önce çerçeve. Titanyum ya da nadir başka bir element. Şu marka ya da dur belki şu marka. Güneşi kesen, radyasyonu kesen, çizilmeyen, sentetik bir cam. Organik bir canlı için yeni bir koreografi denemesi. Bir takıntı. Gözünü açtığın ilk anda koştuğun iki nesne. Gözlük ve telefon. Ve mimikler. Yerinde durmayan gözlüğü düzeltmek için yüz hareketleri. Ya da bir parmakla hafifçe itmek. Gergin bir an ya da üzgünken. Gözlük, doğamızın bir parçasına dönüşür. Yıldan yıla. Ve çizilir biz yaşadıkça. Evde mi kaldı, arabada yoksa ofiste mi unuttum. Büyük bir telaş, yedeksiz bir lüks, alternatifsiz bir istek. Oradan düşüp kırılmasın ya da yüksek bir yere mi kaldırsan. Gözlük, bizi biz yapan bir kalkan.

Yıllar sonra göz doktoruna gidiyorum. Merhaba. Merhaba. Bazı sayılar yükseliyor, bazı sayılar düşüyor. Yaşım ilerledikçe olacaklar tahmin ediliyor. Göz doktorları kahinleri. Takmadıkları gözlüklerle geleceğimizi yorumluyorlar. Bize tavsiye veriyorlar. Sürekli. Yapay lenslerle, gücüme güç katmak için tam yaşımdayım. Beş yıl önceki ya da belki beş yıl sonraki gibi. Gözlükten kurtulmak gibi kaba bir tabir. Alışkanlıklar. Yeni bir çerçeve çizmenin zamanı. Hayatın yeni numaralarına, yeni bir set ve yeni bir bakış. Çerçevemden kim olduğumu anlama sanatı ya da belki değil. Kim olmak istediğimi, kendimi kim sandığımı.

Gözlük, bizi biz yapan bir kalkan.

Gözlük falımın yazıldığı kâğıtlarla çıkıyorum ve biliyorum. Büyülü gözlükleri yapan birileri olmalı etrafta. Bu sözlüğe uzaktan bakıyorum. Yakından bakıyorum. Gözlük, post modern bir mitoloji mi emin değilim. Göremiyorum. Büyülü ve yeni. Eski ve sıradan. Vazgeçilmez ve önemsiz. Aynı anda pek çok şey. Belki hepsi ya da hiçbiri. Bunun aynısından diyorum. Ne kadar benzerse geçmişim geleceğime, o kadar memnun olurum. Teşekkür ederim.