Doğayı yeniden düşünmek: Ngorongoro krateri

SEVDE SEVAN USAK
Abone Ol

İki bin metrenin üzerindeki seyir terasından bakarken, şöylediyorsunuz kendi kendinize: Şu hareket eden noktalar da ne,yoksa onlar... Evet evet, onlar... Hayvanlar.... Binlerce, on binlerce... Ngorongoro’da seyir terasından kratere baktığımda şaşkınlık mı,heyecan mı, mutluluk mu yaşadığım neydi bilmiyorum! Muhtemelenhepsi... Alabildiğine büyük bir boşluk, yemyeşil kesintisizbir alan, zemininden yükselen dağlar gibi duvarlar... Ve burasıdünyanın en büyük kraterlerinden biri... Unesco Dünya Mirasılistesinde yer alan, koruma alanı, Ngorongoro Krateri.

Gelelim seyir terası öncesine

Tanzanya için Afrika kıtasının milli parklar cenneti denebilir. Ülkenin sadece bir bölgesinde değil, doğusunda da batısında da, kuzeyinde de, güneyinde de milli parklar bulunuyor. Milli Parkların dışında da özel mülkiyet olan koruma alanları ve tabii bir de Ngorongoro... Tanzanya Milli Parkları listesine baktığınızda Ngorongo’yu listede bulamayacaksınız çünkü o bir koruma alanı ve Tanzanya Koruma Müdürlüğü tarafından idare edilmekte. Kendisi gibi özel bir konuma sahip Ngorongoro...

Ngorongoro Koruma Alanı'nı, Tanzanya devletinin bir kolu olan Ngorongoro Koruma Alanı Müdürlüğü idare etmektedir.

Tanzanya’nın kuzey bölgesinde yer alan, dünyaca ünlü Milli parkların bulunduğu alanda... Yani Tanzanya’da safari yapmayı planladıysanız Tarangire Milli Parkı, Manyara Gölü Milli Parkı ve Serengeti Milli Parkı’nın olduğu bölgeye gideceksiniz demektir ve Ngorongoro’yu da orada bulacaksınız... Listenize mutlaka ekleyin, bir benzerini bulmanız mümkün değil çünkü...

Ve sonunda Ngorongoro’ya gidiyoruz

Tanzanya’da o kadar milli park gördüğüm ve defalarca niyetlendiğim hâlde Ngorongoro’ya gidememiştim. Uzunca bir süre fotoğraflarına bakıp, videolar izleyip durdum. Sonunda o gün geldi ve çocuklarla birlikte düştük yola... Arusha’ya yerleştik planımızı yaptık. Tarangire ve Arusha Milli Parkını gezdikten, Manyara Gölü’ne şöyle bir göz attıktan sonra, artık Ngorongoro’daydık...


Burada 2 ayrı giriş kapısı bulunuyor. Önce ana giriş kapısında işlemleri yaptırıp, giriş ücretlerinizi ödüyorsunuz. Ve burada giriş ücretleri dışında bir de kratere giriş için ayrıca ücret ödemeniz gerekiyor. Giriş sonrasında yükselmeye başlıyorsunuz ve pek tanımadığınız ağaçlar arasından geçerek seyir terasına geliyorsunuz, işte orası donup kaldığınız yer... Yaklaşık 2400 metreden, 600 metre aşağıda bulunan muazzam manzaraya bakıyorsunuz. Zannediyorum sayfada fotoğrafları gördüğünüzde ne demek istediğimi anlamışsınızdır. İşte orada tam orada 25 bin hayvan birlikte yaşıyor. 2.5 milyon yıl önce volkanik patlamalarla oluşmuş, deniz seviyesinden 1800 metre yükseklikte, 260 kilometre karelik alanıyla Afrika’nın 50 büyük hayvanına kucak açmış krater. Doğu Afrika’da bulunan tüm büyük memelilerin bulunduğu, 400 kadar kuş çeşidine ev sahipliği yapan üstelik Afrika’nın beş büyüklerini (aslan, leopar, bufalo, gergedan, fil) birlikte bulabileceğiniz ender yerlerden biri.

Seyir terasında o güzelliği doya doya seyredip, birkaç kare fotoğraf aldıktan sonra diyorsunuz ki, hadi orada olalım artık, orada kraterde, hayvanların yanında... Ve bu kez alçalmaya başlıyorsunuz yaklaşık 3 km’lik bozuk bir yoldan alçala alçala 2. kapıya geliyorsunuz. Kraterin giriş kapısı bu kez. Kağıtlarınız kontrol ediliyor ve kratere buyur ediliyorsunuz.

Masailer ne yapıyor burada?

Kratere yaklaştıkça yollarda etrafta inek sürüleri gözünüze çarpıyor. Ve Masaileri görünce durumu anlıyorsunuz. Tam da burada kraterde vahşi hayvanlarla birlikte yaşıyor Masailer. Sadece yaşamıyorlar aslanların, leoparların, sırtlanların arasında bir de hayvancılık yapıyorlar. Afrika’da hayvanların arasında insan yerleşimine izin verilen nadir yerlerden biri burası.

Ngorongoro Krateri, Doğu Afrika'da bulunan birçok hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır.

Ve sonunda biz de seyir terasında görülen noktalardan biriyiz. Kraterin tabanında hayvanların arasında yavaş yavaş yol alıyoruz. Hayvanların bir kısmı o kadar yakınımızdaki cep telefonları ile bile fotoğraflarını, videolarını çekmek mümkün... Zebralar, antilop türleri, filler, aslanlar, zürafalar, maymunlar, babunlar, çitalar, leoparlar, yaban domuzları, impalalar, sırtlanlar, tilkiler ve hatta nesli tehlike altında olan gergedanlar... İlerledikçe, kraterin içinde yer alan Magadi gölüne yaklaştıkça kuşlar çoğalıyor. Pembe bacaklı flamingolar ve su aygırları da sodalı gölün misafirleri.

Olduvai Gorge'deki fosillere dayanarak bölgede bazı maymun türlerinin yaklaşık 3 milyon senedir yaşadığı söylenebilir.

Bu arada ben de daha önce görmediğim bazı antilop türlerini görmenin, görmediğim ama bildiğim bazı kuşlarla ilk kez karşılaşmanın ve çok sevdiğim bazı kuşları tekrar görmenin mutluluğu içindeyim. Bizim çocuklarsa aslan peşinde... Aslan nerede, aslan nerede diye aranıp duruyorlar. Ngorongoro’da mutluluğumu gölgeleyen tek şey kraterde bulunan ve nesli tehdit altında olan kara gergedanları çok çok uzaktan görmek oldu. Bir gergeden ailesi gördük ancak çok çok uzaktaydı, yavrusu ile birlikte ama çok uzakta. Kraterin içindeyken gölün hemen ardında gözüken krater duvarları sanki sıradağlar uzanıyor izlenimi verdiğinden, krater zemini de yemyeşil olduğu için sadece hayvanlar değil, gördüğünüz manzara da hayranlığınızı arttırıyor.

Krater zemininde tuvaletin bulunduğu alan dışında hiçbir yerde araçtan inemiyorsunuz. Aslında hayvanlar da sürekli kraterin içindeler herhangi bir göç durumu söz konusu değil. Zaten buna ihtiyaçları da yok. Magadi gölünü besleyen ırmaklar sayesinde bölgede her zaman su var, o tabii o kadar çok hayvan olunca yiyecek de...


Bu kadar çok hayvanın birlikte yaşadığı krateri, parkın kapanma saati geldiğinde terk ederken heyecanımız yerini hüzne bıraktı. Çocuklar daha kraterden ayrılmadan tekrar ne zaman gelebiliriz diye sormaya başladılar. Görebildiğimiz için kendimizi çok şanslı hissettiğimiz bu yere bakalım tekrar gelebilecek miyiz? Ama Tanzanya’ya gelirseniz siz mutlaka gidin, mutlaka...